26 Ağu 2012

ilk tokatımı yedim patilisinden:)))

havalar çok sıcak yımırta nerede yatacağını bilemiyor.kah balkonda,kah antrede şimdi banyoya dadandı:) ama haklı  banyonun beton buz gibi. anlamadığım şey bütün gün normal yiyor,içiyor,uyuyor lakin gece saat 3.30civarlarını gösterdi mi bir atraksiyon başlıyor tazı gibi pırr balkona, pır vitrinin tepesine arada bir bana gelip pati atıp pırr şayet uyuyorsam yatakodasına öyle bir hışımla üstümüzden atlayıp cama çıkıyor ki!..eşim uyandı aşağı düştü bu demiş:)) kafayı uzatıp cama baktı burun buruna geldiler:)) birde biz uyurken ayağımızı ısırıyor.çoğu zaman ayak ucumuzda uyuyor.bu aralar pek sevgi delisi kendini sevdirmiyordu uzun zamandır.izmir'den geldiğimden beri hiç yanaşmamıştı yanıma..şimdi ben uzanmışsam hemen üstüme çıkıp gıdısını kaldırıp sev beni diyor sevdikten sonra kafasını gögsüme koyup beraber uyuyoruz.sonra ya sıcaktan ya da sıkılıyor atlayıp gidiyor.

öyle komik şeyler yapıyor ki ölüyoruz gülmekten.şimdi çekmece deşme ,çekmecedekileri dışarı atma ,çamaşır sepetinin içine girme birde okadar tırsak ki!..balkondayız karşı aptmandan aşağı tahta attılar bir kaçısı var içeri :)) sonra balkona geldi çok garip bir ses hırıltılı içten gelen bir ımmmmmm onlaramı kızıyor sonra kuyruğu dahil bütün tüyleri havaya kalkıyor kamburu çıkıyor ve yan yan gidiyor ama bir türlü çekemedim o halini:)

vileda yaparken  peşinden koşuyor ,sıkarken pati atıyor viledaya..pcdeyken yanıma geldi ayağa kalkıp kucağıma çıkmak istiyor bende bakmıyorum tabi enemm  birde ne görim vileda kovasının içine düşmüş türüm türüm kokuyor:)) korkmuş titriyor ne güldüm:))))
dün misafirlerim vardı.yemekti,çaydı birde gelenlerden birinin astımı var.yımırtayı odaya kapattık.çocuklar var ufak olan tutturdu mu tediyi istiyomm tediyi istiyom yırtıyo kendini:) kapalı durmaya hiç alışkın değil salon kapısının önünde yatıyor kapı açılınca pırr içeri:) alıp dışarı çıkardım mutfaktayım geldi bildiğin tokat attı
şaştım :)) içerden aldım diyemi onunla ilgilenmedim diyemi çözemedim:)
bu çikolatalarda çiçek annem getirdi.azerbeycan'dan gelmiş.öyle güzeller ki yemeğe kıyamadım ya:))
sevgi ve dostça kalın...

23 Ağu 2012

resime aldanmayın:))

bu bayram yeliz gelecekti bursa'dan.hepimiz çok özlemiştik yeliz'i
gülem ve çiçek annem ankara'ya gitmişlerdi.
 hem akrabaları ziyarete hemde gülem'in yıllardır süre gelen sağlığı ile ilgili.
bu konuyu şimdilik yazamam gülem'e sorup onayını almadan olmaz.
onlar ankara'ya gitti bizde heyecanla beklemeye..gelen haber bizi o kadar mutlu etti ki!..sevinçten ağladık.
ankara'dan döndüler,  ayaklarının tozuyla bayram temizliği ahh çok titizdir çok:))
 birde üstüne baklava açacağım deyince yardıma gittim.

bende çok istiyorum heves ediyorum ama ne mümkün
açabildiğim en büyük hamur tabak büyüklüğünde :))
 neyse herkes anasının karnında öğrenmedi ya bende yavaş yavaş yırta yırta yaparım elbet..
en önemlisi lezzet kısmıydı..lezzetimi oda görüntüsü kadar mükemmel..
çiçek annemim ellerine sağlık..
darısı inşallah birgün bana:))

22 Ağu 2012

daha kaç mehmet gerek!..artık yeterrrrrrr

artık hiç bir şeyin tadı yok!..bayram havası mı? bayram coşkusu mu? tıkpı!..bir hastanın haşlama ,yağsız tuzsuz perhiz yemeği gibi.... bana bayramlar hep bu havada..birde bu bayram ortalığı kan gölüne çevirenlere bayramı zehir edenlere   LANET OLSUN...
yetmedi mi? daha kaç mehmetçiğin ölmesi gerek? daha kaç ana,babanın ciğerinin yanması ,daha kaç evladın yetim kalması gerek??
ortalık kan gölüne dönmüş..ordu mu?? o zaten ergenekon davasıyla bitmiş? medya mı?? o zaten yanlı ,satılmış olayı kısa geçirtirip abuk subuk yayınlar yayımladılar..yargı mı? yandaş hakimler,savcılar tarafından oda bitmiş..


parti yönetiminden bağımsız bildiri yazıp okudular diye vekillerimizi disipline vermeye kalkan
 soros bey pardon (kemal bey) pkk'lı , bölücü, kürtçü, ırkçı, faşist teröristler için ''halk savaşcıları kardeşlerimiz''diyebilen 
ATATÜRK ve chp düşmanı hüseyin aygün'ün  
istifasını neden istemiyorsunuz? neden ihraç istem ile disipline vermiyorsunuz?
aynı fikirleri paylaştığınızdan mı kaynaklanıyor acaba? o halde hiç vakit kaybetmeden olduğunuz yere gidiniz..bizler chp'mizi istiyoruz..
içinde bulunduğumuz durum tam bir kaos!..istenilen noktaya gelmek üzereler..partilerde birbirlerinden farkları yok hepsi amerikan uşakları..

güzel ülkemi bu kaos ortamına getiren vatan hainlerinin,işbirlikçilerinin ,görevini yapmayanların mualefette olup mualefet yapmayanların allah belalarını versin..



17 Ağu 2012

o bir blogger, o bir nehir kuzusunun annesi, o bir gamzeli anne:))

izmir'e gittigimde evka'ya gülem zuzumla çıktık.doğup büyüdüğüm,çocukluk ve gençliğimin geçtiği sokaklar ve evimin önünden tıransit geçmek çok ağrıma gitmişti:(( orta ve liseyi birlikte okuduğum aynı mahalleden can dostum aysun'um vardı.1995ten beri arkadaşız  yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez en kötü olaylarda akrabalardan önce yeterdik birbirimize..ben evlenip antalya'ya geldiğimde telefonla görüştük.sonra ben maddi ,manevi arkası gelmeyen çorap söküğü gibi sıkıntılara düşünce kimseleri arayıp soramadım.isim bulmakta zorlandığım deyyus abim araya fitne ficur soktu:(

aysun ev telefonunu kapattırmış,cep telefonuda kullanım dışı olmuştu.yaklaşık 2sene hiç görüşmedik.oaraya vardığımda kalbimin ritmi hızlandı.beni görünce çok şaşırmıştı..okadarçok şey yasamıştık ki biz aysun ve yaşar'la aysun birşey yapacağında akrabaları bile ''onun funda'sı '' var derlerdi.çay koyup sohbete koyulduk nasıl özlemişim anlatamam onlarda beni özlemiş sarıldık ağladık..lakin gülem sıkılmıştı.vedalaşıp çıktık  gamzeli anneyi aradık.akşam yemeğinde olduklarından kahveyi bizde içelim konusunda hem fikir olduktan sonra biz gülem'le mevlanaya çıktık.biraz foto çekilip gamzeli annenin yolunu tuttuk.şimdi öyle tuhaf ki!..gamzeli öyle sıcak,öyle içten,öyle candan ki sanki yıllardır tanıştığımız bildiğimiz bir evdeyiz.onun sıcaklığı içimize yansıdı.gülem bana ''funda kusura bakma ama aysun'da kasvet çöktü içime ,içim kararmıştı ama burası iyi geldi enerjim yükseldi resmen'' demişti evet gerçektende öyle olmuştu..bize çok iyi gelmişti.

benim kafa bir milyon olduğundan yerinde olmadığından ben elimi kolumu sallaya sallaya gitmiştim gamzeli anne beni çok mahçup etmişti.bana hediye hazırlamış..nehir'i çokk sevdik çok..

 gülem nehire haydi gül peynirr demişti biz çocuktan önce peynir dedik:)))



9 Ağu 2012

Siz Hiç LSV Dükkan Çikolatası Tattınız mı?


LSV Dükkan yani Lösev Dükkan’ında lösemili çocuklarımızın anneleri kendi elleriyle hazırladıkları organik kurabiyeler ve birbirinden renkli el emeği, göz nuru el işlerini sizlere sunuyor. LSV Dükkan bundan tam 12 sene önce LÖSEV Ankara’da, küçücük bir atölyede 5 anne ile başlayan bir çalışmayken bugün yüzlerce annenin ekmek parasını kazandığı meslek atölyeleri haline geldi.                                     

Beslenme ile kanser arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmek için kurulan bu minicik atölye, seneler içerisinde azim, sevgi ve inançla büyüdü. Giderek büyüyen ve insanın içini ısıtan bu başarı öyküsü, LSV Dükkan markasını yaratmaya kadar uzandı. Lösemili çocuklarımızın annelerinin umutlarını, hayallerini işlediği, sevgiyle yoğurduğu her bir LSV Dükkan ürünü sevgili çocuklarımızı hayata bağlayacak.


Tüm renkleri ve lezzetleri ile Türkiye’nin her yerinden LSV Dükkan’a www.lsvdukkan.com üzerinden ulaşabilir ve sipariş verebilirsiniz.


Lösev’i Twitter’da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile  paylaşımlarınızla destekleyebilirsiniz.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

25 Tem 2012

bir ben kalmışım ortada birde sen içimde taaa şuramdaa..

İzmir'e gittim geldim.hani denir ya kasap et koyun can derdinde tamdaa o konumdaydım.hangi eve gittiysem beni gören fincan kapattı.1 ,2 kişi olsa amenna ama 8,9 kişi bakmadım tabi..kötü bir ruhaniyete sahiptim.annem (kayınvalidem) oğlu için 'ufuk ne yaptı,ne yedi bu sıcakta ne yapıyor' dedikçe benim içim ezim ezim ezildi.benimde annem olsaydı oda beni düşünürdü dedim. oysa ki!.. hep der annem bunu..kendimi o kadar yalnız hissettim ki en ufak bir sözde ağlarken buluyordum kendimi..
bakıp ,büyüttüğüm ferhatım nişanlandı bir ömür mutlu olsunlar lakin!.. gelin kızımız fenaaaa anlatılmaz ki şimdi nasıl anlatayım birde hisler doğrultusunda hareket ediyorum ki bugüne kadar asla yanılmadım hislerim beni hiç yarı yolda bırakmadı. nişanlanmadan önce bizim kızlardan birini ferhat'ın facesinde silmiş sonra gülem'i şimdide beni:))) ferhat deli divane emrine amede.. ben gelinceye kadar elli kere aradı nişan olunca ne aradı ne sordu neyseee neysee elde var birrrr..

görümcem ameliyat oldu ben refakatçi kaldım.kaldığım bölüm kadın hastalıkları servisi karşımda doğumhane..
ne kadar üzülüp zor ayakta durduğumu asla ifade bile edemem.ama moral olarak iyice çöktüm.hiç kimse ama hiç kimse ruhaniyetimi anlamadı:(( elde var ikiiii..taburcu oldu evde baktım imdadıma gülem zuzum yetişti.gelene ,gidene çay yaptı etraf toparladı.odaya girdiğimde bile iyi olmadığımı anlayan 
öksürdüğümde ,başım döndüğünde iyimisin diye koşan bir tek kişi vardı gülem.
not,gülem ve gülen'i karıştıranlar oluyor.gülen blogger    gülem'de antalya'daki zuzum.kızıldereliye  foto dedim yes dedi:)) bizi bir çekişi var belime bir sarılışı var :))nası kaçtık bilemedim..gülem'in belinde belirgin:))


 4 gün gezip dolaştık.gamzeli anne ile nihayet buluştuk onu daha sonra anlatırım..

doğduğum ,büyüdüğüm mekana gitttim buca'ya anne evi olan evimize yabancı gibi bakarak çıktım yukarıya çocukları göremedim göremedim:((  teyzeme gittim dedikodunun bini bin para anladım ki  hakikatten dogduğun yer değil doyduğun yermiş.nefes aldığın,huzur bulduğun,kalbinin attğı yermiş.Antalya'da bir avuç dolusu kadar tanıdığım olması..fırça yemeği özlermi insan nurgül annemin fırçalarını özledim.yanımdakilerin kıymetini işte o zaman anladım elde var üççç..

hoş yazıp çiziyorum ama kim okuyacak yorum yapacak ?? yazmasam da olmuyor.neysee buda benim sanal günlüğüm olur..şimdi mi dahaaa iyiyim teselliyi uzaklarda aramışım ben..en büyük destek eşimmiş,beni anlayan ruhumu okşayan,yaramı sarmaya çalışan oymuş..hoş bulduk antalya hoş bulduk bloggerr...

elleşenler olmuş demek:)))


 bu treni inciraltından aldık.benimde var ama resmini çekmemişiz:)) bu gülemin ki...

22 Haz 2012

ne diyordu şems; olduğu ''kadar'' olmadığı ''kader''..

klavyenin başında belki yarım saatten fazla elim mausta öylece bekliyorum.ne kadar sinir bozucu olduğunu tahmin bile edemezsiniz.anlatmak istediğiniz o kadar şey varken susmak..söyleyecek sözüm kalmadı..gülüyorum bir kahkaha patlatıyorum bu kahkaha biraz sonra gelecek olan sağanak ve fırtınanın habercisi oysa..sessizlik öncesi fırtınası..kendime telkinler vermeye çalışıyorum yalnız değilim yanımda beni gerçekten seven ''sana bir şey olmasın''diyen bir eşim ve benim için ağlayan bir çift göz üstelik bu gözün benimle hiç bir kan bağı yok? akrabam değil,nasıl olur da bir insan bir insanı bu kadar sever ?nasıl bu kadar içinden ,canından bir parçaymışcasına benimser.kardeşler arasında bile bu bağ yok??  yalnız değilim ama benim bana ihtiyacım var çünkü!..beni benden başkası adam edemez ,iyileştiremez sadece iyileşme sürecimi hızlandırırlar..

telefondaki sesimden bile ne olduğunu sezinleyen içi rahat etmeyip eve gelen çiçek annem (gülem zuzumun annesi)
 cebinde parası olmadığı halde tüm parasını da bana harcayan annem...sizin hakkınızı nasıl öderim ben..

çok yorgunum bu yorgunluğum hiç birine benzemiyor..gözlerimin altı üstü şişmiş kan çanağı açmakta zorluk çekiyorum..ayaktayım etrafımdaki insanları üzmemek için farklı bir kişilik sergiliyorum.iyi gibi görünüp gülümsüyorum.ama o kadar yorgunum ki'.. aslında ne kimin ne dediğini duyabiliyorum ne anlayabiliyorum evet  hayırlarla anlamış gibi yapıyorum.beynim bomboş başım dönüyor ,kulaklarım duyduğum sözle çınlamakta.
bebeğin yaşamsal faaliyeti durmuş bebeğin ölmüş......
öylesine bomboşum ki!..ben kimim ,bu dünya neden var ismimi telaffuz ediyorum defalarca funda ,funda ne kadar anlamsız ve saçma geliyor ismim bile bana..

aşkıma içten ve candan gülümsüyorum ,gülem'e gülümsüyorum ,öpücük atıyorum..operasyona gidiyorum.operasyonda çektiğim acı... orda bırakıyorum artık kendimi .çok canım acıyor öyle böyle değil.
odadan çıktığımda beni böyle görsünler istemiyorum:( ama gizleyemiyorum çok acı çektiğim ve çok üzüldüğüm  yüzümden okunmuş.nasıl salmışsam ,nasıl bırakmışsam kendimi yüzümdeki acı ve keder çok içine oturmuş aşkımın ''çok canı yanmış ,çok üzülmüş''diye tekrarlamış bir kaç kez:((( yanımda o kadar güçlü duruyor ki!..asla açık vermiyor.


biraz uzaklaşmak ,kendime gelmek toparlamak için İZMİR'e gideceğim..sevdiklerimi görmek iyi gelecektir.toparlanma sürecim ne kadar sürer hiç bilmiyorum?? telefonlara çıkacak ,konuşacak gücüm yok..
dualarınız benimle olsun olur mu...

11 Haz 2012

gökkuşağını görmek için kapatıp gözlerimi derin bir nefes alıyorum.

karmakarışık duygular içindeyim.agresifim,gerginim..blogum sıkıntı deryası olsun istemiyorum!..ben her zaman en kötü olaylarda bile iyi bir yan çıkarıp hep mutlu olmayı,umutlu olmayı ve şükretmeyi bildim.hayatla hep tek başımaydım ..evde erkek olmasına rağmen onun görevlerini ben üstlenmiştim.erkek olan bendim..hiç bir şeyden yılmayan,gözü korkmayan akrabalarımın lakabıyla erkek fatmaydım ben..her düştüğümde,her çelme takılmasında en kötü anlarda dibe vurduğumda tekrar tekrar doğmasını bildim.

hani hep denir ya sınanıyoruz ,sınavdan geçiyoruz.bitmedi mi bu sınavlar sınanmalar..isyan etmiyorum.yılların yorgunluğu var üzerimde.ve eskisi kadar güçlü ,sağlam değilim.arkası kesilmeyen çorap söküğü gibi olaylar.çorap ufak bir yerden kaçtımı alır başını gider ya ardı arkası kesilmedi bizimkilerinde..
kimsenin tavuguna kışt demeyiz,elimizde ,gönlümüzde zengindir.etrafımızdaki insanlar mutlu olunca biz daha bir mutlu oluruz.hasetlik ,fesatlık nasibini almamıştır bizden.yalan dolanla işimiz olmaz. bu saatten sonra karakter mi değiştirelim?? ispiyoncu,yalaka ,satıcımı olalım.insanların arkasından kuyular mı kazalım? düşene bir tekmede biz mi atalım? çalalım,çırpalım yalan dolanla mı yürütelim işimizi??
çünkü!... bu devirde doğru düzgün olmak dürüst olmak beş para etmiyor.ezilen,sömürülen sen oluyorsun..

sıkıntılı bir dönemin taa ortasında sadece dua ediyorum başka bir şeyde gelmiyor elimden.sağlıklı bir hamilelik geçireyim:(( hormonsal dengelerim bozulduğu için  dirayetim de inancımda çok zayıfladı.başka bir sıkıntıya daha dayanabilecek gücüm yok.
tüm olumsuzlukları geride bırakmak ,yeniden doğmak ,gökkuşağının açtığını görmek için gözlerimi kapatıp derin bir nefes alıyorum.
 HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK!...

7 Haz 2012

TİKKAT!.. HER AN HERŞEY OLABİLİR:))))

okuldayken nefret ettiğim konulardan biride kompozisyon konularıydı..yazacak bir şeyler mutlaka bulurdum.asla sayfayı yarım ya da boş vermezdim.şimdi sanki kompozisyon yazacakmış gibi bir türlü giriş yapamadım.nasıl olurda insan EGE'li olup İZMİR'de çocukluğu,gençliği orada geçipte nasıl bilmez?? itiraf etmeliyim ki o dönemler ben sevgili peşinde koşmaktaydım.sevgilim olsun ,yeşil gözlü olsun,benim olsun:)) hadi ama herkesin bir dönemi sevgili peşinde koşmakla geçmiştir:)) gerçi benim başımda annem vardı.sıkı yönetim ,disiplin ve yasaklar..ama tüm bunlara rağmen yiyeceğim dayaklarıda göz önünde bulundurarak sevgili peşinde koşmuşum ya bendeki de deli cesaret:))

bir kaç haftadır enginar sayıklıyorum ama gel gör ki etrafımdakilerden hiç biride enginar yapmayı bilmiyor.evet bir İZMİR'li olarak işte sevgili peşinde koşmanın zararları(1) bende bilmiyorum:((

hafta sonu nalan abla aramış ve bizde onlara ziyarete gitmiştik.hoş sohbetler ,anında satışlar :))
nalan abla bana 'funda kızım'' dediğinde  gülen 'kızım ha'' deyip nalan ablanın kardeşi canan'a döner
 ''canan gel otur ,su getireyim mi ,uzat ayaklarını uzat sen yorulma'' diyerek canan'a yanaştı:))
biraz etrafı dolaştıktan sonra eve geldik.akşam yemeği hazırlanacak aman allahım oda nee ENGİNARR  nalan abla enginar dolması yapacak hemen yanaştık.öğreneceğim ,öğreneceğiz..,
biraz zahmetli iş enginarları sapından tutup sert bir yere vurduk yaprakları açılsın diyemiş. evet bu işlemden sonra yapraklar açılıyor.sonra içini temizledik.limonlu suda bekletip sonra hazırlanan iç malzeme ile doldurduk. bu arada gülen elinde bıçak her fotodan, her aradan çıktı:))  yemek yaparken bile çok eğlendik çok...

hazırlanmış olan enginar dolmasının resimleri vardı lakinn eşimin beraberinde götürdüğü notebookta kaldı.pcde ki kart okuyucu  görevini yapmayıp artık okumadığı içinde resimleri aktaramıyorum..aman zaten enginar dolması yapmayı ben hariç herkes biliyordur zaten:))

 sohbet güzeldi anında satışlar.kahkahalar çok güzel bir gün geçirdik.
canan'da eşi aykut abide samimi ,içten cana yakın insanlar..laf lafı açmış yemekten sonra gelsin çaylar gitsin çaylar eşliğinde zamanın farkında değildik.birde dizi koliğiz ya dizi bitsin öyle..herkesin elinde çay diziye kitlenmiş bir durumda.artık saat 11.20 yi gösteriyor bu vakitte veasit bulmamız neredeyse imkansız ve arabamızda yok ki bizim..gerilim çanları çalmaya başladı:))  gülen bana bakıp fısıltı halinde ''biz burdamı kalacağızz'' ben''nerden bileyim gülen '' gülen gider gelir volta atar.sorun değil kalmasına kalalım. eşim pztesi sabahı kıbrıs'a uçacak ve bizim bavul hazırlamamız lazım.gülen tekrar gelir ''biz burda mı kalacağızz''  ne ev sahibi bize soruyor ne biz ev sahibine sormaya o bizden bekliyor biz ondan:)) sonra olayı tatlıya bağladık bir ohhh çektik:)) hani gülen olayı telefonda ya da bana anlatsa bu kadar cazip gelmez ya da ne bileyim hadi canm bütün olaylarda seni mi bulur deyip inanmamazlık edebilirim.lakinn bu hatun yanınızdaysa hakikatten hiç bir şeye şaşırmayın ve hazırlıklı olun her an her şey olabilii:)))

4 Haz 2012

Dünyanın En Sessiz Süpürgesi Rowenta ile Tanışın!




Elektrikli ev aletlerinin güvenilir markası Rowenta yine bir ilke imza atmış. Silence Force Extreme adını verdiği süpürge serisinde güç ve sessizliği bir arada sunmuş. Çıt çıkarmadan çalışırken evimizi dip köşe temizleyen Rowenta ile temizlikte yeni bir döneme adım atıyoruz.

Rowenta Silence Force Extreme dünyanın en sessiz süpürgesi! Düğmesine bastığınızda çalıştığı neredeyse anlamıyorsunuz. Bu sessizliğinin yanında üstün bir temizleme gücüne de sahip.

Torbalı ve torbasız olarak iki ayrı kategoride ve topam 8 farklı renkten oluşan bu süpürgeler gerçekten şahane! Torbasız olanı Çoklu Siklon Teknolojisi sayesinde saatte 300 km hızla tozları süpürgenin içerisine alıyormuş. Aynı zamanda, emiş performansını kaybetmeden evi süpürmek artık çok daha zahmetsiz ve kolay.

Buradan Rowenta Silence Force Extreme’in nasıl çalıştığını izleyebilirsiniz

Rowenta

:

Rowenta elektriğin zamlandığı günümüzde bizleri düşünmüş ve enerji tüketimi %50 azaltılmış. Tasarım ve renk olarak da hayran kalacağınız bir Rowenta mutlaka vardır. Ben mesela mor olanına bayıldım!

Ayrıca diğer aksesuarları da kullanım konforunu artırmak için özel olarak tasarlanmış, evde hayatınızı gerçekten de çok kolaylaştırıyor. Koltukların altını temizlerken öyle yerlere yatmanıza veya eğilmenize gerek kalmıyor.

Kısacası, evinize sessiz bir güç arıyorsanız, aşağıdaki linke bakmadan geçmeyin derim.

http://www.rowentasupurge.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

2 Haz 2012

bazı bloglarda zararlı url var ve virüs bulaşmış. sizede bulaşması yüksektir.

bloglarda gezinirken bazı arkadaşların bloglarında zararlı url ve virüsler var.antivürüs programım  bu siteyi ziyaret edersen sanada bulaşır yinede devam etmek istiyormusun diye sorar. tek tek isim yazamayacağım aklımda kalmadı öyle olanlardan zaten hemen geri döndüm.ama bir çoğu bu durumda.şayet kullandığınız antivirüs proğramlarının hepsi ne yazık ki detayli bir şekilde göstermiyor.size normal görünen site ve bloglarda zararlı url ve virüsü alma olasılığınızda çok yüksek tabi. ben önemli belge ve resimlerimi flaşa aktardım flaşta yeterli alan yok? geri kalanıda d diskine taşıdım.format atılsa bile d diskindeki veriler silinmiyor.bilgisayarım çok yavaşladı ve kasıyor.ufak çaplı temizlemeler yapacağım yeterli olmazsa artık format atmaktan başka çarem yok.çok şükür ki format atmayıda öğrendim.biraz sıkıcı işte format güncellemeler  vs vs.

yine kısa bir temizleme yöntemi göstereceğim..
başlata gelip tıklayalım açılan menüde çalıştıra tıklayalım 


çalıştır penceresi açılacak. bu pencereye yüzde işareti temp yüzde işareti .bunu nasıl yapacağız şift tuşuna basılı tutup 5 e basacağız.
tamam butonunu tıklayınca ne kadar dosya varsa hepsi çıkacak .
bu dosyaları silmek için hepsini işaretleyelim. ya da maus imlecini sayfada bırakıp ctrl basılı tutup a harfi hepsini seçecektir..işaretlenen bu dosyaları sil değilde şift+delete şift tuşuna basılı tutup delete tuşuyla silelim..kolay gelsin.

29 May 2012

ne tatil ama:))

Gecenin 2:22 si biz gecelerin kadınıyız:)) nedense gündüzler çuvala girmiş gibi geliyor bana.kahvaltı yap kapıdan hastaneye gitmekte olan hakan abimi ve gülen'i uğurla gülen'in sıkı tembihleri üzerine 5 karış bostan yan gel osman modundayım:) gelmeleri 5'i buluyor 5 çayı hemen simit peynir kurtarıcımız. sonra herkes bir yana dağılıyor.
 benim uykum geliyor ,hakan abi oyunda gülen'de bel ağrısından yatmakta...akşam yemeği ,dizi derken pek görüşemiyoruz ev halkıyla:) benim yüksek volümlü sesimden herkes rahatsız.  bazen kendi kendime diyorum hani funda can bu senin huyun gülsünler ,gülelim diye yapıyorum ama acaba karşımdaki kırılıyor mu ki??
gayet anlayışlılar bu insanlar birbirlerine dönüp ''hamile o hamile''cümlesini sık sık tekrarlıyorlar:)) laf aramızda gülen'i kızdırmak pehhh bi hoşuma gidiyor kızdığında beni kovalıyor mutfaktan ''yürü git''nidalarıyla bende diyorum olum bak git,olum bak git ,olum bak git..bacaksız 12 dikiş yemiş kafasına acımadım iyi oldu sen elin garibanıyla bu yaşında atar yaparsan öylede kaçarsın bacaksız seni:))

pazar günü temizlik vardı evde oda değişimi benim yüksek volümlü sesimden bıkan arkaaaşlar odanın kapısını kitlediler.canla başla yaptılar.ben hiç bir şeye dokunmadım. bu işte görev alanlar canım kocişim ve hakan abimdi..vala ne yalan söyleyim pırıl pırılda yaptılar.ellerinize,yüreğinize emeğinize sağlık..
anlayışlı,ılımlı,sevecen ,yardımcı olan hayat arkadaşlarımızın tuttukları altın olsun.allah(cc) onlara zeval vermesin.ve herkese böyle hayırlı eş nasip etsin.aman nazar değmesin kırk bir kere maşallah dediniz demi?
az öncede mis gibi tarhana içtik gecelerin dayanılmaz hafifliği:)) bu sabah kalktığımda gülen ''fındığım hadi kahvaltımızı yapalım nalan ablam gelecek'' dedi.şaşırdımm hatta irkildim:) evi toplama telaşesine düştüm.kapı çaldı mı!.. saç baş hak getire:)) ne kadar kolay ve rahat buldular.tanıştık.gülen ortalığı kırdı geçirdi ne anlatıyor yahu bu kadın? ben mutfakla ,salon arası gidip geldiğimden mevzuya hakim olamadım.ne gariptir ilk tanışma değilde sanki görmüşlüğüm ,tanışmışlığım varmış gibiydi..sonra onlar hep beraber hastaneye gittiler.gülümsedim içimi garip bir sevinç ve huzur kapladı.sanal alemde neler okudum ,neler duydum!..bir de şöyle bir gerçek var.sanal alem yalandan ,dolandan ibaret değil
iyi şeylerinde olduğu,güzel şeylerinde yaşandığı bir gerçek.keşke herkes sanal alemi kötü emelleri için kullanmasa..herkese güzel dostuklar kuracağı günler diliyorum..

25 May 2012

başlık içeride!..

ne söyleyebilirim? ya da bu gibi durumlarda ne denir ki!..üstelik söz konusu hayatını paylaştığın ,hayat arkadaşın yeri geldiğinde sevgilin,arkadaşın,sırdaşın,öğretmenin,doktorun ,bebeğin vb olunca..herkesin mutlak akrabası ,eşi dostu çoktur.ama insana eşinden başka kimin faydası var ki!..ve eşlerin birbirinden başka kimleri var??  bu tanıdığım iki insan biz gibi.. birbirlerinden başka kimseleri yok!..üzüldüm hatta kimseye belli etmeden çaktırmadan ağladım.ama sadece ve sadece empatiden öteye geçemedim:( ben olsaydım ne yapardım? aynı olay benim başıma gelseydi?  ama ağlamak bize uzak olsun bir olup destek olup herşeyin güzel olacağı konusunda telkinler vermekteyiz birbirimize..
KAS HASTALIĞI VE ANLATMAK İSTEDİĞİM BURADA

uzayan dr randevularından dolayı mesut ve bahtiyarım.burada biraz daha kalacak olmalarından mutluyum..
cuma günü hepimiz hastanedeydik.gülen ,hakan abim ve ben.hepimizin kontrolü var..benim kontrolümde dr sordu '' ailenizde ikiz varmı'' yok dedim.''olmaması iyi'' dedi ama ne olduğunu söylemedi.bunun üzerine tahminler yürüten gülen ''olmaması iyi, bu ilk olacak'' kanaat notunu kullandı:))) akşam havadisi ufuga aktaran gülen
ufuk'tan beklenilmeyen bir performans ''ama iki çok fazla hayatım'' :)) ve arkasından ikinci kayıtlara geçesi bomba 'kadın kadın doğurmadın doğurmadın da şimdi iki mi doğuruyorsun?'

huy ,kalp ve yürek olarak birbirine çok benzeyen aynı zamanda isimleri de birbirine yakın olan gülem ve gülen'i bir araya getirmiş olmak onları aynı karede görmekten çok ama çok mutluyumm..


tüm olan bitene rağmen gülen'deki azmi seviyorum.sadece kendini düşünmeyip bu kız üzülmesin diye saklama çabalarından,  ben merkezci olmayıp etrafındaki insanları düşünmesinden,üstün performansından ,geyiğinden  herşeyi ile apayrı anlatılmaz ki!.. bu anca yaşanır..hakan abimide çok seviyorum temiz ,saf, iyi niyetli ..
kalbim ,yüreğim ve dualarımm bu insanlarla.

23 May 2012

Aradığınız Emlak Hurriyetemlak.com'da!

Emlağa dair her şeyi tek çatı altında buluşturan www.hurriyetemlak.com, çok seçenekli güncel ve detaylı ilanlarıyla, gelişmiş arama özellikleri ve kullanıcı dostu tasarımıyla, sektöre dair güncel haberleri ve istatistiki bilgileriyle, tam anlamıyla emlak sektörünün nabzını tutuyor.

Satılık ve kiralık daireler, ofisler, iş yerleri ve tüm konut projelerini bulabileceğiniz www.hurriyetemlak.com, sunduğu çok sayıda seçenekle size aradığınız emlağı mutlaka bulma olanağı sağlıyor.

İlanlarda okul, hastane, restoran, alışveriş merkezi gibi çevre bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Video desteğiyle gayrimenkulü içindeymişcesine izleyebiliyorsunuz. Baktığınız evin ya da iş yerinin net konumunu harita üzerinde görebiliyorsunuz.

Bu kadar kolaylık ve çok seçenek varken www.hurriyetemlak.com’da, aradığınız emlağı ya da emlağınızın talibini bulmanız an meselesi!


Bir bumads advertorial içeriğidir.

21 May 2012

bugün ne giysem!..giyecek hiç bir şeyim yok:)))

bizim pınar eskiden sessiz ,kendi halinde bir kızdı.üniversiteyi kazandı ve ünili oldu.bir açıldı kabak çiçeği gibi derler ya o misal:)) kokoş bir şey oldu çıktı ortaya evdeki kıyafetleri dolabına sığmayınca annesinin dolabının bir gözünü aldı.
van depremi için kıyafet seçerken abartmıyorum 38 tane kot saydık.
elbiseleri,badi ,ayakkabı ve çantaları saymıyorum.buna rağmen bir yere gidecek olduğumuzda ''bugün ne giysem giyecek hiç bir şeyim yok'' der:)) bizde gülem'le birbirimize bakıp bununda giyecek birşeyi yoksa biz ölek :)) deriz..
ama nurgül annemi (pınarın annesi) tanıdıkça onun kokoşluğunun kimden geldiğini anlıyorum.nurgül annem evde salaş saç baş dağınık  bir yere gidiyoruz çay içmeye ,okey oynamaya,pikniğe vb dendiğinde içeri gider.içerden sanki bir sihirli değnek değmiş gibi o salaş hatun gitmiş 18' lik çıtır gelmiş..vala biz gençleri arka cebinden çıkarır.eee işte atasözünün en güzel örneklerinden biri anasına bak kızını al..

pınar'a kapı süsü yapmamıştım..bir hayli söylenip durdu aman dilinden kurtulayım dedim yaptım bir tane tabi onu anlatan kokoş bir şey oldu bu biz çok sevdik:)))

herkese güzel hatfalar..

18 May 2012

bu kadar tüy dökmesi normalmi?? birde şikayetçiyim bu zilloştan!..

aslında yazasım yok!..ikiye bölünmüş benliğim.. bir yanım içim içime sığmazken ,bir yanım sönük bölük pörçük.kızıyorum kendime evet itifaf etmeliyim!..kocişten arakladığım sigaraları gündüz niyetine içiyorum:((
kimi kandırıyorum şimdi ben? yok yok bu gidişata dur demeliyim!..
gecenin bir yarısı pasta düştü aklıma daha neler düşmüyor ki:)) bu gidişatla arkadaşımın deyimiyle boyda yok hakikatten topan patlıcan olurum ben :))))
birde şikayetçiyim ben bu zilliden. yaramaz bir çocuktan beter hobi kutusunun içine girmiş içerden ne var ne yok çıkarmış,  antrrede ne yolluk kalmış ne bişi hopps toplamış hepsini orta yere titiz kız canım temizlik yapayım diye yardım etmiş fenamı:)) birde off diyorum fena feci bir şekilde tüy döküyor onları toplasam koca bir yumak sarardım.ne yapmalıyım şimdi ben? bu normalmidir? en iyisi traş ettir diyorlar doğrumudur?



buda hallettiği koltuklarım:(( kapı sürekli kapalı olmasına rağmen çay ,wc için kapıyı açtığımızda anında içerde ve kaşla göz arası hallediyor yakalayıpo dışarı çıkarmak ne mümkün.

hepsinde darp izi var artık kapıyı kapatmıyorum 


buda kızların yüzüsü  onuda araklayacaktım lakin benim eller tombik,topik olurmu olmaz tabisi ama anlamam ben bana göre olanından o yüzük buraya gelecek:))

13 May 2012

anneler gününde aldığım en güzel hediye hoş geldin minik!...

nereden başlasam?? neleri atlasam? içinde bulunduğum beni çok üzen olayları es mi geçsem? ben es geçsem de ortada bir gerçek var ama. haksızlığa kendi paranla rezil olmaya ve bu adalet dedikleri aslında hiçte adil olmayan adelete isyanım var!..yaşadığım hiç bir şeyden gocunmuyorum ,herkesin başından geçeceğine inandığım ,ve tüm zorluklarına ve tüm olumsuzluklara rağmen eşime ''buda geçer ,buda geçecek''tesellileriyle destek olmak..çünkü beni tek üzen nokta onun suratındaki ifadeyi görmek ,onun nasıl çabaladığını ve üzüldüğünü görmek..

bunca zaman hayat tüm olasılıklarını sıralamasına karşın bizi yıpratsada beraber ,yanyana ,elele olmamızı engelleyemedi.bu yüzden güçlü hissediyorum kendimi bu yüzden yenilmedik ,kazanan biziz diyorum..eşim 3 aydır maaş alamıyor. şirketin durumu iyi aslında ama işlerine öyle geliyor.patron ''maaş alıyormuşsunuz gibi çalışın'' bugün ,yarın ,haftaya halledicez sözleriyle vaad içersindeler.yalnız maaaşı alamayan sadece teknik servis yani asıl işi yapan şirkete para kazandıran işciler.masa başında yan gelip yatanlar ,oje sürüp ruj tazeleyenler ,pcde oyun oynayanlar maaşlarını alıyor..işte en can sıkıcı noktada bu ya..teknik servis gece dememiş ,gündüz dememiş hatta sabaha karşı geldikleri olmuş işten. içerdeki mesailerden zaten vaz geçmişler.3 arkadaş şikayete gitmişler o ona göndermiş, bu buna hiç birinde noter vb masrafını ödeyecek mebla olmadığından küfrederek geri dönmüşler:((( telefonda olayı anlatan murat sinirden küplere binmiş. garibim..neyseeee

dr randevusu olduğu için gülen gelmişti.ben atölyede olduğumdan akşamları iştirak edebiliyordum.ev işi ,yemek herşey gülen'deydi ama artık takıntı yapmıyordum bunu çünkü o bu evde misafir değil ki!.. sohbet ediyorduk gülen'e şikayetlerimi anlattım..''kalk kalk gidiyoruz '' demesiyle kendimizi gecenin 1.5 da yollarda bulduk.şimdi kısaca özetleyecek olursam 5 yıllık evliyiz bende ve eşimde hiç bir sağlık problemi olmamasına karşın hamile kalamıyordum.yaptığım testlerin haddi hesabı yok. her defasında negatif görmek beni çok üzüyordu tarifi mümkün değil:((  son 1 senedir çok düzensiz bir periyot söz konusuydu.25 -30 gün gecikme görmüş kesin gözüyle soluksuz koşup aldığım testlerdede hüsran yaşamıştım..nöbetçi eczane bulup yola düştüğümüzde içimden ''ah gülen'im ah bilsen benim hüsranlarımı buda onlardan biri ama senin gönlün hoş olsun''diye geçirdim..
eve geldiğimizde testi yaptım sonuçtan emin olduğum için umarsız ve umutsuz bir köşede ben ayna karşısında yüzümü yıkadım ,saçımı ıslattım.teste döndüğümde oda ne çifti.ne olduğunu bildiğim halde şaşkın ve şokta ''gülen bu ne anlama geliyor''diye içeri girdim.gecenin bir yarısı uykudan gülen ve hakan abim tarafından uyandırılan ufuk mutfakta testin başında baba oluyorsun söylemleriyle aykılamadı.bana sarılıp öpmedi bile olayın şokunda:))

ertesi gün iş yerindeyim ama hala olayın şokundayım ve bunun gerçek olduğunu ispatlayacak işler peşindeyim.
ama çok istediğim o çok beklediğim haberi bile buruk yaşadım..ehh be hayat bari bunda elini eteğini çekeydin bizden:(( zuzulara haber verdim.akşam eve geldiğimde kızlar  o kadar sevinmişler ki yanımda olmak istemişler ufuk abileriyle telefonlaşıp plan projeyi yapmışlar.yemekten sonra önce dershaneden pınar'ı aldık sonra mazı'ya çıkıp gülem'i ordan nihal'i  sonra bizim eve döndük..gülen kızlarla tanıştı..evde bir şenlik havası benden çok sevindiler ,benden  çok mutluydular.etrafımı öyle bir sardılar ki hüzünlenmeye bile vakit bulamadım.

karmaşık,tuhaf duygular yoğundu bende halada öyle ama bir kez daha şükrettim.beni benden çok sevenim var.sanki gerçek kardeşleriyim teyze oluyoruz nidalarıyla hoplayıp zıpladılar..onların varlığı,onların sevinci bana güç verdi ,kendimi güçlü hissettim.iyiki hayatımdalar ,iyiki her daim yanımdalar.yoksa bu sıkıntılar içinde ben beni yerdim:(((
 ilk aklıma gelen ve ilk söylediğim söz yımırta ne olacak?? barınağa bırakmam ya da
sokağa terk edemem:((  onu öyle seviyorum ki ben nasıl terk ederim ,nasıl bırakırım yazarken bile ciğerim sızlıyor.dua ediyorum beni zorlayan bir durum olmasın olmasın ki oda benimle kalsın..çok dikkat ederim, elimden geleni yaparım.tek hayvan besleyen ben değilim ya bu durumda?

perşembe günü gülen hakan abiyle hastaneye gitmişti.eve geldiler daha ayağının tozuyla taksi çevirip acilde bulduk kendimizi .beta alındı  sonucu bekledik.sonuç çıkınca dr odasındayım.dr ''kese var ama embriyo yok ,ikiz ,üçüz,dördüze benziyo kaybettim ,sağlıklı bir gebelik olduğunu düşünmüyorum ,sağlıklı bir gebelik değil,yok yok kalp atımını duydum'' dedi ben içerden sallan yuvarlan çıktım..iyide tohtur showun alemi yok demi..beni nasıl korkuttuğunu bilse...

ertesi gün gittiğimiz dr'a acildeki dr söylediklerini dedim.ismini sordu ''ciddi bir dr o şaka yapmış olsa gerek ya da çok uykusuz kalmış'' dedi. bir problem yok ve 7 hafta 4 günlük dedi..dışarıda beni bekleyen grup yüzümdeki ifadeden anlamış olsa gerek mutlu mesut yaklaştılar yanıma..

şimdi herşeyi bir yana atıp kendime ve bende var olana dikkat etmem gerek.üzülmemem ,kendimi üzmemem gerek..içinde bulunduğumuz şartlar beni her ne kadar üzsede bunun üstesinden gelmem gerek.sigarayı bırakmam gerek,bu yıl anneler gününde aldığım en güzel hediye bu..değerini bilmem gerek..
seninle zorlu bir yolculuğa çıkıyoruz minik umarım herşey yolunda gider ,umarım bizi üzen tüm aksilikler yoluna girer...seni çok bekledim ,çok bekledik.. tüm olumsuzluklara rağmen senin için sağlam basmam gerek.allah(c.c) yanımızda yar ve yardımcımız olsun.....
 tüm anne ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun!..

HOŞ GELDİN MİNİK....

6 May 2012

antalya gençlik festivali..

çok yoğun ve yorgunum..3 ,4 saatlik uykuyla güne merhaba deyip devam ettim.zordu ayakta sallandım ,başım sürekli düştü ,otobüslerde uyudum..ama bu yorgunluk ve uykusuzluğa değerdi..sevdiklerinle beraber olmak ,gülmek,sabahlamak,her zaman dile getirdim bunu yine tekrarlıyorum onlar olmasa bu hayat veANTALYA asla çekilmez olurdu benim için.ANTALYA cam piramitte her yıl olduğu gibi bu yılda gençlik festivali vardı.gerçi benim tarzım değil rock ama sırf kızlarla beraber olabilmek onlarla vakit geçirebilmek için koştur koştur gittim,eşim ankara'daydı iş için evde tek başıma kalmakta içime sinmiyordu.hayır tek olduğum zaman korkmuyorum ama insan alıştığı evde eşinin olmaması tuhaf geliyor çay demlemiyorsun mesela en basitinden yemek yerken acaba yemek yedimi diye düşünüyorsun.uyurken tek başına olmanın verdiği huzursuzlukla   uyumakla uyumamak arası tedirgin ,tavşan uykusumu derler hani en ufak bir tıkırtıda gözlerini açmak.

ev sessiz bir kasvet çöküyor..ve hep dua ediyorum kimseyi tek başına yalnız bırakmasın.ve o an  eşini kaybeden bayanlar düşüyor aklıma..yaşı ne olursa olsun genç yaşlı hayat arkadaşı gitmiş ,çoluk çoçuğunun elinde bir orda bir burda. tabi evlatlarda hayırlıysa birde hayırlı değilse kimse yanına almak istemeyip huzur evine yerleştirme derdinde.kimileride ne acıdır ki ölsünde para, pulu mirası bölüşelim derdinde:((

bu düşünceler sarınca beni oturup ağlıyorum..dua ediyorum evlatları yüzünden darda kalmasınlar ,evlatları tarafından örselenmesinler..

bak dağıldım yine ne anlatacaktım nereye geldim..
eşim olmadığı için konserden sonra kızlarda kaldım.konserler 5 gün sürdü hatta hiç bilmediğim isimler vardı.direc-t ama adam elindeki gitarı konuşturdu yere yatıp yüzü koyun yerde çaldı direct-t birde saz çalan vardı onu anlatmak olmaz ki görmeniz lazım surat ifadesini o saza her vuruşunda kendinden geçişini ,saz ile arasındaki bağı ,sırtında,bacağında her türlü çalışını fevkaladaydi. tnk ,new .model,zakkum ,pentagram
vardı.ama pentegram'ın solisti hasta olduğundan o iptal edilmiş..


29 Nis 2012

annemin oğlu...her damla göz yaşımın hesabı sorulsun senden!..

Abimle olan diyaloğumuzdan ben abi sevgisini hep dışarda aradım.hatta kıskandığım arkadaşlarım bile olurdu Sinemaya giderler,top oynarlar güle oynaya,güreşirler ,hep yan yanadırlar iyi günde kötü günde..oysa biz öylemiydik abimle? bunca yıl  bereber yaşadık ama ben bir kere bile ismimi duymadım ondan bir kere bile Funda demedi bana.çok içine kapanık,ağresif,sürekli arıza çıkaran.hiç bir şeyden hoşnut olmayan ve etrafında ki insanlara da hayatı zehir eden biriydi.sadece bana değildi konuşmamazlığı dışarıya  karşıda öyleydi. Ne annem'e anne ne babam'a baba dediğini duymadım .çok garip bir kişilikti.bir şey olacağında mektup yazar toplu iğneyle ucuna para iliştirir bunu ya yastığımın üstüne ya da odamın kapısına asardı. şu para bunun için bunu yatır,şunu öde vs vs senelerce böyle iletişim kurduk biz abimle..ne acıydı benim için .bu anlatılamaz ki!..nasıl anlatabilirim.ama ben her seferinde konuşur yanağından makas alır,saçını bozardım.

BURADA DA BİR VERYANSINIM VAR ABİME 3 kardeştik biz 2 kız bir oğlan her ne kadar kabul etmese de annem oğlancıydı..oğlum der başka bir şey demezdi.ortaokul dönemlerinde bu ayırıma içerlemiş oturmuş bir şiir yazmışım

benim hep dost olduğum,onunsa düşman olduğu
benim hep sevdiğim ,onunsa hiç sevmediği.
bir an gelir öyle severim ki kalbime sığmaz sevgisi
bir an gelir nefretle dolarım.bu son derim her şey bitti
fakat yine konuşan ben olurum.

ne varlığı bellidir,ne yokluğu,bozuk eski bir televizyon gibidir.
bir gün ses vardır ,bir gün görüntü.bu hep böyledir kısır döngü
her şey onun için sorundur mutlu olmayı hayatta bilmez
dünyasına küsmüş bir o kadar da olumsuzluk örneği
akrep burcudur burcunun tüm özelliklerini taşır

ne kokar,ne bulaşır.bir konuşur tam konuşur adamı çiviler yerine
gezmeyi ,eğlenmeyi sevmez ,eşi dostu da sayılıdır.
yaşamaktan zevk almayan otun allahıdır.
benim yakınımdır!..
kim olduğunu merak mı ediyorsunuz??
o kendini iyi bilir.
ama biraz ipucu vereyim
annem ve ablama çok yakındır!..
bildiniz değil mi??
evet evet
 O ANNEMİN OĞLUDUR

o yaşlarda iyi yazmışım ne eksik ne fazla tamm abimi anlatan bir şiir:))
en son yaptıkları bardağı taşıran son damla boyutundaydı..bunu yazması bile içimi acıtıyor benim. bende kapanması mümkün olmayan çok derin yaralar bıraktı abim:(( annemin o çok sevdiği oğlusu üstüne toz kondurmadığı oğlusu mezarını bile yaptırmadı:(

teyzem telefon açmış ''Funda annenin mezarı kaybolmuş'' levhayı hırsızlar çalmışlar yeri yurdu belli değil. benim iznim yok kızlara söyle teyze demiş. terbiyesiz nasıl iznin yok sen kime martaval okuyorsun.aradım hemen ''senin nasıl iznin yok sen herkesi kandırırsın ama beni kandırmazsın '' suratıma kapattı telefonu .öfkeden deliye döndüm. telefon normal çalıyor açan yok kesin fişi çekmiştir.her zaman yaptığı şey başı sıkıştığında hep sıvışmayı tercih eder.o akşam İZMİR yollarına düştüm tam 1ay İZMİR'de kaldım elini cebine atmadı.ben kendi imkanlarımla yaptırıp evime döndüm.
bir gün ana avrat küfrediyor kiracıya bekarım.kadının üstüne yürüdü kadın polis çağırdı polis arabasını gören aslan parçası bir ayağına siyah bir ayağına kahverengi çorap giyip korkudan el ayak titremekte surat küle dönmüş arka kapıdan kaçtı:)) hep böyleydi artistlik yapar ortadan  sıvışır ceremesini biz çekerdik.çok kollayıp dayak yemesini önledim. yani anlayacağınız ondan daha erkektim ben.kavgada kaçmaz ,kendimi öne atar onun yanına kimseyi yaklaştırmazdım.bayan olduğum için bana dokunamazlardı.''sıkıyorsa bir tokat at bak karakol dibimizde''deyip onun yanına yaklaşmalarına izin vermezdim .(keşke bıraksaydım ağzını burnunu kırsaydlar)


Yine bir gün artistlik yapmış yağmış ,gürlemiş 10 dk sonra bahçeye gelen şahı gören sevgili abim yine arazi olmuştu.şahış aşağıdan küfrediyor yıkıyor ortalığı elimde kahvemle: ''ne diyorsun sen'' diye aşağı indim geldiğimi görünce içeri girip kapıyı kapatmaya çalıştı ben yükleniyorum ,o yükleniyor erkek kuvveti tabi kapıyı kapattı.''seninde senin gibi erkeklerinde ne biçim erkeksiniz siz ''diye cama geçirdim.5 dk sonra soluğu karakolda aldık tabi ben şikayetçiyim onlar şikayetçi.aradan bir yarım saat geçti benim parmak zonkluyor o ana kadar hiç ne acı hissettim nede elimi görmüştüm.polis eşliğinde hastaneye gittik.sağ elimin baş parmağını cam kesmiş derin bir yarık açmış damarlar görünüyor.8 dikiş atıldı.ifadelerden sonra eve döndük..
parmağımda hala iz var abimin eserlerinden :(


 Ablam ve ben anne evi olan eve giremiyoruz.tanrı misafirine bile yapılmayacak şeyler yapmışlar.ablam BUCA'ya gittiğinde gelin hanım ablamı gördüğünde muftagın kapısını ,odaların kapısını kitlemiş ve yatak odasına girmiş çıkmamış..ablam beni aradı.kızdım saydırdım ablama sana müstehak sen hak ediyorsun diye.sana defalarca yalvardım abla gel imza ver mahkemeye verelim diye ağladı .
ayhh kardeşim kardeşcezim kıyamam diye..o kıyamadığın kardeşcezin yağmurda çoluk çocuğunla saatlerce bekletti seni üç kuruş için ki sen kira hakkını almaya gitmiştin borç para sadaka istemeye değil:
oğlun askere gitti giderken bir dayı olarak ne geldi ne uğurladı bir kere telefon bile açmadı :(( sen hala kardeşcezim diyorsun..
ben kirada almıyordum olan hakkımıda ablama veriyorum çünkü onun benden çok ihtiyacı var diye.

çok öfkeliyim çok  sabahlara kadar yazsam bu öfkem dinmez..

sokaklardan yağmurun getirdiği kumları ,çakılları taşırdı annem. ben genç kızlık dönemlerimde utanırdım:((
ama kalp hastasıydı annem içimde dayanmazdı gider alırdım elindeki kovaları utana sıkıla:( rahmetli babam o bahçeye ne emekler verdi.ekti ,biçti bahçenin duvarlarını bile biz kendimiz ördük taşlarla camlarla.

karın terk etti gitti 4 sene senin çocuklarına ben baktım.hastalandılar hastane köşelerinde sabahladım.senin için ben okul hayatımı ve kendi hayatımı askıya aldım erteledim.çocukları çok özlüyorum:((((o kadar çok özlüyorum ki!.. bir kerede ne bayram dediler ne seyran bir telefon bile açtırmadılar çocuklara. ama büyük olan raşitcan'ım her fırsatta buluyor beni netten''hala seni çok özledim ama annem ,babam göndermiyor ben diyorum batuhan'da diyor biz  halama gideceğiz.
 yeter çok özledik.orda kalalım biraz.
halam bize herşey alıyodu siz ne alıyorsunuz bi oyuncak bile almadınız'' öyle içime oturuyor ki bu sözleri ''üzülme halacım bende sizi çok özledim ne istiyorsan bana söyle ben alırım sanada batuşa da  '' diyorum.''hala hiç bir şey istemiyorum sen gel
yine parka gidelim oyun salonlarına gidelim'' diyor sonra pat netten çıkıyor birileri geldi kesin diyorum.
şu satırları yazarken bile ne haldeyim görmeyin:( 
kendi çocuklarına ,kıyafet ,oyuncak bile almayan bir babadan daha ne beklenir ki;!..altında son model araba bankada 3 ev alacak parası varken...

içim çok acıyor çok.anne ocağı tütsün istiyorum ben:(( ama el kızı gelsin sefa sürsün ablamı eve sokmasın ,kapıları kitlesin.sen kimsin ki paçavra sana bu hakkı kim veriyor.ama hatanın büyüğü bende ben ona gelin gibi davranmadım hiç bir zaman. hep onu savundum onu korudum ,kolladım kendime ne aldıysam ona da aldım,ikizler gibi giyinirdik.ama başındaki koca değil ki adam kardeşlerine sahip çıkmıyor el kızı da bundan pay biçiyor işte kendine..biçin bakalım biçin..


annemi görüyorum sürekli rüyamda :(( BUCA'daki evdeyiz bana ''bunlara güvenme ,inanma'' diye abimle gelini gösteriyor.''biri akrep ,biri yengeç sokarlar kolla kendini '' diyor.

yasal işleme tek başıma ablam olmadan çıkıyorum.yok paraya gideceğini bildiğim halde :((  beni geceler boyu hüngür hüngür ağlattığın için,gurbet ellerde biçare bıraktığın için, canımı,ciğerimi yaktığın için.el oğluna karşı beni savunmasız bıraktığın için ,akıttığım her damla göz yaşımın hesabı sorulsun senden.
ahım yerde kalmasın:(( 
Bumerang - Yazarkafe