28 Aralık 2011 Çarşamba

DANTE GİBİ ORTASINDAYIZ ÖMRÜN!...

zaman ne hızlısın!..sana yetişmek ne mümkün.bunca yıl nasılll su gibi akıp gitmiş daha dün gibi hatırladığım günlerim ,anılarım var.sanki herşey okadar sıcak ki  gözle görülür,elle tutulur bir yanı yok belki dünlerin ama hala dün gibiler işte..mutlu olduğun zaman dilimlerin,seni derinden yaralayan hala içini acıtan,kalbinde sızlayan acın bile daha dün yaşamışsın gibi ama bakıyorsun seneler geçmiş üstünden.  dün görüştüğün kişinin ölüm haberini almışsın.''nasıl ya daha dün sohbet ettik kahve içtik'' diye hayıflanmışsın. bugün yarın uğrarım diye ertelediğin arkadaşının çocuğu 1 yaşına girmiş ''hadi canım ne okadar oldumu''demişsin!..bir sohbette davet edildiğin düğün,nişan,vs ''ohooo daha 2 yıl var neler yaparız''demişsin 2 yıl gelmiş çatmış ama sen hiçç birşey yapamamışsın..''ne çabuk geçti'' demişsin...evet yine bir ne çabuk geçti!..kendimden ödün verdiğim , abim için kendi hayatımı hep arka planda tuttuğum, boşa ,haybeye geçen ziyan olan yıllarım:(

 yaklaşan yılbaşıyla birlikte içimde emsalsiz bir hüzün dile kolay  bir kaç gün sonra cahit sıktı tarancı'nın dediği gibi!..yarıladık mı şimdi bizde ömrü:( ne zaman ,hangi ara, ne çabuk!...


Yaş otuz beş yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.



Şakaklarıma kar mı yağdı, ne var
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz
Ya gözler altındaki mor halkalar
Neden öyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar



Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.



Hayâl meyâl şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir,
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.



Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.



Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar
Nerden çıktı bu cenaze Ölen kim
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.



Neylersin ölüm herkesin başında,
Uyudun uyanamadın olacak.
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misâli o musalla taşında.

                          CAHİT SITKI TARANCI

      

       

25 Aralık 2011 Pazar

SIRT AĞRISI,BOYUN AĞRISI,BAŞ AĞRISI IMM TADINDAN YİNMEZ:))

evet yıllardır hep aynı yerde geçmeyen bir sırt ağrısı ,boyun ağrısı artı baş ağrısı bu üçlü her daim benimledir.heçç yalnız bırakmazlar sağolsunlar:))evv hoppacık üstelik son yaptığım çok sıkılmamdan dolayı kolileri sallamasyon usulü yaptım. ne ararsan var içinde cam,porselen ,kıyafet okadan karışık yane:)) insanın bi yerleri ağrımaktayken ve üstelik ateş halindeyse böyle oluyormuş:))
işin ilginç tarafı eve ne zaman taşınacağımız belli değil.muallakta mütahit beyden haber bekliyoruz.
daha elektrik ,su abonesini alacağız.off ne kadar zormuş bu işler.
 
bir makyaj kutusu yaptım kendime.yapıştırma kısmı zorladı beni birde yanlış yapıştırmışım söktüm tekrar yapıştırdım:) birde kalp şeklinde kestiğim kartonları oje ile boyadım üzerlerine oje şişesini vura vura şekil yapmaya çalıştım.sonra iç kısımlarını kırmızı astarla kapladım.arklarınıda kırmızı oje ile boyadım içlerine fotoğrafları koyduktan sonra cam yerine şeffaf beyaz kutu vardı onu kestim.yapıştırdım.yamuk mu olmuş biraz ne :) ilk denemeydi bir dahakine daha muntazam olur diye avuttum kendimi:) aslında saten kumaş vardı beyaz ve kırmızı onunla kaplamak istedim ama kalp şekli olduğundan satende kaydığından  beceremedim:))

net bağlantım varken paylaşayım dedim..
bu kalabalığın bunca işin içinde bugün ne pişirsem yok muu?? en can alıcı nokta bu ha. iş güç yormuyor adamı onu düşünmek bile yetiyor:)) bugün düşünmedim akşam yemeğinde kahvaltı mis gibi kızarmış ekmek ,tereyağı ohh bundan güzeli varmı? 
  

 

23 Aralık 2011 Cuma

İşte Tüm Annelerin Merakla Beklediği Tarif!

Son zamanlarda herkesin konuştuğu hatta Obama’nın hanımının bile merak ettiği tarif; Pınar Labneli!

Herkes bu tarifi merak ediyor, lezzeti dünyanın bir ucuna yayılıyor.

Pınar Labneli Yedi Baharatlı Pasta’nın tarifini www.facebook.com/PinarLabne adresinden öğrenebilirsiniz.

Diğer Pınar Labne’li tarifleri herkesten önce öğrenmek için sayfayı takip etmeyi unutmayın!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

22 Aralık 2011 Perşembe

AYHHH İMDAAAAAAAAATTTTT!..



başlıktaki gibi imdattttt atasım var!..balkona kapıya çıkıp yoldan geçeni çağırasım var,evi olduğu gibi bırakıp firar edesim varr:))) ben evlenirken bir büyüğüm benimle gelmedi malum antalya herkesin işi gücü,
çoluğu ,çocugu var.ben tek başıma geldim aşkoşun oturduğu ev bekar eviydi.ve ben evleneceğim,eşyalarımı kullanacağım sevdasından aklı birrr karış havalarda olan ben aklım basmadı:)) ben bu evde oturmam burası olmaz demedim hay aklıma:)) bir büyüğüm benimle geleydi burası olmaz der olayı organize ederdi.
neysem..biz antal'yaya geldik düğünden sonra evdeki boya ,badana tadilat işlerinden sonra izmir'den eşyalarımız geldi.asansörlü nakliye bütün eşyaları yukarı taşıdılar.kutuları aşıp yerleştirdik.

şimdi taşınıyorum ve bu konuda oldukçaaa acemiyim ilk taşınışım..beynim sulandı neyi nereye koyacağım:)) ve daha sadece salonu vitrini boşalttım..mutfak yatak odası hak getire:)) TTNET'ten sıttımız sıyrılmıştı.kotası sınırsız olan ve ödemesi 45 lira olan TTNET hiç bir zaman 45 lira gelmedi:))) en son 85'i gördüğümüzde artık aramızda ki bağı koparmanın zamanı geldide geçti deyip kablolu yayına geçtik..sınırsız ve 24 tl ayrıca bir sürü kanal belgesel vb..üstelik TTNET gibi sürekli bağlantıda sorun yaşamıyorsunuz ve kamlumbağa hızında değil ben çok mennumun şiddetle tavsiye ediyorum. ha bu arada anahtarı aldık almasına da biz iki akıllı kablolu yayın varmı yok mu onuda bilmiyoruz:)) yoksa 2 yıllık sözleşmemiz var ne yaparız?? bilmem..
inşallah yılbaşına kadar taşınırım yeni yıla yeni evimde girerim.ama zor muş taşınmak daha diğer ev temizlenecek buradaki eşyalar.. çıkarken burası temizlenecek pufff vala firar etme düşüncem 2 kat artıyor;:)))
ağlamak istiyorummm toparlanırken çok sevdiğim canımmm kahve fincanlarım her biri farklı renkte ve farklı bir surat ifadesi olan canımm takım altı ıslanmış elime alıp götüreyim derken çattt abii bir tanesi sağlam kalsaydı ya:(   odaların her yerinde büyüklü küçüklü koliler ve yımırta kaybolmuşsa nerde acep??tabisi kolilerin içinde:)) akıllım birde ufacık kolilerin içine giriyor:)) neyse ben işlerimin başına döneyim..













21 Aralık 2011 Çarşamba

HAYDİ DURMA BİR KİTAPTA SENDEN OLSUN..

herkes kitap okuyor değil mi? ve hepimizin sayısını bilmediğimiz kitapları var.haa kitapları olmayanlar artık çok pahalı değil 5 ,10 tl ye temin edebiliyoruz değil mi?? 



şimdi sizlerden bi ricası var arkadaşımızın diyor ki:
Öğrencim benden bir öğretmen olarak ricada bulunmuş ve  ben , " birşey yapamam " diyemezdim. Böylede bir güvence verdim kendisine. Açıkcası, sizlere güvendim . Sadece 1 kitap bile olsa , bizim küçücük bir katkımız , onların hayatlarında büyük farklılıklar oluşturacaktır. 

Özelliklede dedik ki ; "BİR, SIFIRDAN İYİDİR." Senin elindeki bir kitap, Erzurum'da yüz kitap olacak. Erzurum'da o yüz kitap yüz kere yüz gencin dünyasını aydınlatacak. Bu aydınlık yine senin yaşamını aydınlatacak. Senden giden "bir", sana yine geri dönecek "yüz kere yüz" katıyla. Bu ülkenin en büyük düşmanı CEHALET !

* Kendi kütüphanemizden sadece bir kitabımızı gönderebiliriz.
* Olabildiğince arkadaşımıza , "ses getirir mi? " diye düşünmeden duyurabiliriz.
* Yazıyı bloglarımızda paylaşabiliriz.
* Daha da fazlasını yapabilirim, yapmalıyım, yapmak benim görevim ve de borcumdur diyorsanız, bir kitap alarak, "gıcır gıcır bir kitap", onları mutlu edebiliriz.

Adres:  HINIS ANADOLU LİSESİ YİBO LOJMANLARI ARKASI ERZURUM / HINIS


duyanlar duymayanlara duyursun!..

19 Aralık 2011 Pazartesi

GÖNLÜM HEP SENİ ARIYOR.NEREDESİN SEN!..

annem şarkı söylemeyi de dinlemeyide çok severdi.en sevdiği 2 parça vardı!..biri
Dilimi bağlasalar, anmasam hiç adını
Gözümü dağlasalar, görmesem hiç yüzünü
Elimi bağlasalar, tutmasam ellerini
Silemezler gönlümden, ne aşkını ne seni..diğeride neredesin sen.kalp hastası olduğu için tıkanır söyleyemez bana söyletirdi..''hadi birdaha söyle''derdi hep:((
hastayken murat abimi çok görmek istemişti çokk ama nasip olmadı:(( öldüğünde naaşı samsun'dan gelecek olan murat abimi 1gün bekledi ,beklettik.ama gelemedi:((   abisinin (dayımın) çok sevdiği biricik oğluydu o..halasının gözbebeği,halasının kuzusuydu..bu şarkıyı ne zaman dinlesem gözyaşlarıma engel olamıyorum.katıla katıla ağlamaktan helak oluyorum:(



Samsun doğumlu.

1987-1992 İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi (Şan) Bölümü Mezunu (Bölüm 1.si).

Konservatuar eğitiminde Türk Halk Müziğinin usta hocaları Neriman TÜFEKÇİ, Nida TÜFEKÇİ, Yücel PAŞMAKÇI, Klasik Türk Müziğinin üstad hocaları Bekir Sıtkı SEZGİN,  Alâeddin YAVAŞÇA, Yavuz Özüstün, Batı Müziği’nde Metin ÖRSER ve Şan Eğitiminde Güher GÜNEY’in öğrencisi oldu.

1992-1995: İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü-THM Alanında Yüksek Lisans Mezunu.

1999′da İTÜ Sos. Bil.Ens. Doktora seviyesinde Sanatta Yeterlilik Eğitiminde tüm derslerini başarıyla vermiş.

1993 – 2004 arası İstanbul Radyosu’nda Sözleşmeli THM Ses Sanatçısı olarak çalışmıştır.

1993′ten bu yana Müzik Öğretmeni olarak çalışmaktadır.

Birçok ulusal Radyo ve TV’lerde Halk Müziği programları hazırlayıp sunmuştur.

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Müzik Tarihi dersleri vermiştir.



AKADEMİK ÇALIŞMALARI:

Posof’lu Âşık Erdemli’nin Hayatı ve Eserleri: 1992
Türk Halk Müziğinde Makamsal Yapı Problemleri: 1995

SANATÇININ YER ALDIĞI DİĞER ALBÜM ÇALIŞMALARI:

TÜRKÜLERLE YENİDEN (Eşi Arzu Aldemir’le birlikte)
AKŞEHİR TÜRKÜLERİ ( T.C. Akşehir Belediye Başkanlığı )
ÂŞIKLARIN GÖZYAŞI (The Tear Of Poets-Turkish Symphonic Folk Music)
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hazırlattığı CD çalışmalarında yer almıştır.
Yapı Kredi Bankası’nın hazırlattığı CD çalışmalarında yer almıştır.

murat abim ve neredesin sen!...

aynı zamanda  HALİMİZ AHVALİMİZ   Beyazıt ve Feshane’de 12 yıl önce bir araya gelen ve türküler üzerine söylenebilecek en güzel sözlerin yine türkülerle söylenebileceğini savunan Halk Müziği’nin sevilen üçlüsü..
FACE SAYFASI (desteklerinizi beklerim)
gittim ben şarkıyı dinlersem bu gece de yatamam..

17 Aralık 2011 Cumartesi

DIŞARIDAN BAKINCA BİRŞEY BECEREMEZ HAVASIMI VAR BENDE:)))

antalya'da kış yaşamıyorum dersem yeridir.çok yumuşak bir havası var.mutfakta bile titremeden üşümeden iş yapabiliyorsun.izmir'de ne mümkün kış günü mutfakta iş yapmak hele ki bulaşık yıkamak sular çivi gibidir.birde bizim o taraf tepe olduğundan (evka1) sen kapıya çık yürümene gerek yok rüzgar seni sürükler:)) sabah ayazı çok pistir adamı mahfeder.öyle soğuktur ki wc ye gidemezsin o derece..
benim için çok iyi bu üşüyen elleri ayakları hiç ısınmayan biri için ideal yane:)) 

bu kış örgüyle geçti.pembe ipi indirim yapmıştı zehra abla 50 kuruşa aldık içine simli kırçıllı mor karıştırdım.altına kaydırmaz dikeceğim oda yolluk olacak.aşkoşa ördüğüm kazağı kimse benim ördüğüme inanmadı.hatta yakından incelediler ,baktılar vala biz hazır satın alma sandık dediler.dışardan bakılınca bu kız birşey beceremez ,yapamaz gibi mi duruyorum anlamadım ki:))) iptende kaynaklanıyor duruşu ama yemin etmeme gerek yok ben ördüm.ayol birde içine baktılar dikişine kanaat getiremediler demekki:)) vallaha elde örülmüş dedilerde hala akıllarında bir soru işareti vardı:))
bu kadar kaydırmazı nerden bulacağım bilmiyorum mor halıyada dikmem lazım..ya da kaydırmazdan başka ne olabilir ki!..

ben işlerimin başına döneyim herkese güzell hafta sonları her gününüz bir gün öncesinden güzel geçsin..

16 Aralık 2011 Cuma

SİLİNEN DOSYALARI GERİ GETİRİN

bilgisayarla uğraşırken  virüs  ya da yanlışlıkla heba ettiğim çöpe gönderdiğim bir çok dosyam ve resimlerim oldu.geri dönüşüm kutusuna gittiğinden kurtarma şansım olmadı.oturup ağladığım bile oldu :)) bugün gezinirken gördüm.sadece yanlış yapan, yanlışlıkla silen sırf ben değilimdir. herkesin başına gelmiştir mukakkak.silinen dosyaları kurtarma şansımız vardır.bilmiyordum ben.herkeste anasının karnında öğrenmedi ya ne yapalım cahallımıza verin:))  
ben gibi bilmeyenlere lazım olabilir. ayrıca bilgisayarınızı hızlandırma,temizleme gibi diğer konularda var.göz atıp ulaşabilirsiniz..

14 Aralık 2011 Çarşamba

SİZ EVDE YOKKEN BİLE SİLİP SÜPÜREN BİR SÜPÜRGENİZ OLSUN..

temizliğe paydosss hele ki evde bir de yaramaz hayvanınız varsa  ve çalışan bir bayansanız tamm sizlik.sadece süpürse iyi!.. siliyor ve bakterilerin %98 yok ediyor.
çok vakit alan silme süpürme ortadan kalkıyor.zamanı kendinize harcamanıza olanak tanıyor.süpürme işlemini yapan roomba modeli ,otomatik olarak robot zekasını kullanıyor.yerleri,eşyaların altlarını,çevre ve duvar kenarlarını tertemiz yapıyor.zeminin türüne göre otomatik olarak ayarlıyor.

halı,kilim,parke,mermer,taş mozaik.üstelik evcil hayvanların tüylerini toplamak üzere farklı fırçaları ve toz toplama haznesi ile üretilmiş bir modelide bulunuyor.80 m2'den 250 m2'ye kadar alanı tek şarjla tamamlayabiliyor.7 ayarlama fonksiyonuyla siz evde yokken bile ayarladığınız konumda tek başına çalışıyor işi bitince yerine dönüyor.sanal duvarlarla istemediğiniz odalara girmiyor.irobot'un yalnızca süpüren modeli yok.birde silen scooba modeli var.

SİZ TANITIM VİDEOSUNU İZLEYİN.SONRA OKUYUP İNCELERSİNİZ 
her eve lazımm.

13 Aralık 2011 Salı

ŞAKA DEĞİL HAYDE KOLTUK YAPIYORUZZ!...

ben yazdan bu yana çok şey yaptım aslında.. yollluk ördüm ,halımı bitirdim,blore aşkoşa kazak örmüş ama kollarını yapamamıştım onu bitirdim,kutu kapladım ,kalp kutular ve çerçeve yaptım,ayna süsledim,broşlar ,bileklikler bir kaç takı,dolap içi düzenleyici  ve çekmece düzenleyici yaptım,taçlar gece lambası ,abajuru yeniledim..biblo boyadım,babet yeniledim ojeyle boyadım,çanta yaptım,lavanta keseleri yaptım.lakin ardın ardına verilen şehit haberleri ardından van depremi olunca yayınlamak gelmedi içimden.analar ,babalar,eşler çocuklar ağlarken,çoluk çocuk buz gibi havada dışarda kalırken onların yaşadığı korku varken yayınlamak bir yana yazmak dahi gelmedi içimden:((fotoğraf makinam bozuldu daha doğrusu şarj yapmıyordu biz şarj aletini ısırdık,cımbızla açtık :))) artık servis dışı oldu :)) yiğenim ferhat gelince gülem zuzuma doğum gününde annesi tarafından hediye alınan nikon makinayı daha kullanmadan nerden şarj oluyor onu bile bilmiyor:)) bana getirdi kuzum.2 aydır makina bende. bizdeki sevgi ,dostluk böyle işte tarifi mümkün olmayan.herşeyi fotolayıp vereyim artık..

bugün nette dolaşırken enteresan şeylere rastladım dudağım uçukladı abowwww didim funda sen anca incik boncuklan uğraş:))) bak adamlar aşmış kendilerini aşmışşş pes dedim takdirde ettim haa hiç üşenmemişler evlerini komple düzenlemişler eşya satın almadan kasalardan ,şifonyer ve buna benzer çekmecelerden,kumaştan dikmişler raf yapmışlar..en garip gelen bir iki tanesini yayınlayım belki yapan olur:)
BURADA
buna bayıldım bayıldım.bu aparatları nirdan bulsakda yapsakkk
BURADA bu şekilde yan yatacak şekilde yapıp banyo dolabı rafı ,sebzelik,hobi malzemeleri kutuları,ve daha bir çok şekilde organize edilmiş.
bunu feyzbukktan buldum linki yok.ama dehşett değilmi. tabisi çocuklar için idael bizim gibi  balık etli insanlar oturamaz:))
daha çok şey var onlarıda sonra paylaşırımm...


11 Aralık 2011 Pazar

KEDİ YATAĞI..

kendime yaptığım yolluktan bir kaç tane parça artı.diksem bir işe yaramayacak ne yapsam ,ne yapsam derken yımırta bu yollukta yatmayı pek seviyor.hadi ona yatak dikeyim dedim.  daha ne istiyor buna şükretsin dimi ama:))).ayy küçük olmuş  gibi ama başka ip yok elimde.pek mutlu oldu mayıştı sıcacık yumuşak yumuşak ohh :))ben yımırtayı ilk bulup eve getirdiğimde aşkoş kedi sevmez ama beni sever:)) beni kıramadığından ''kalsın aşkım çok küçük büyüyünce dışarı bırakırız.'' dedi.şimdi aşkoş işten geldiğinde daha ayakkabıları çıkarmadan yımırta nerde diyor:)) yemeğe oturmadan 1 saat onunla oynuyor.geçenlerde birileri ''funda kedi artık büyümüştür.çok para yer. kılı,tüyü zararlı doğal ortama bırak.'' dedi.bende sinirden küplere binmiş ama karşımdakine birşey diyememenin acısıyla içimde patlayan öfkeyle ağlıyorum.beni ağlarken gören aşkoşa olayı anlattığımda '' sokak bilmiyor,kediler ve arabalardan kendini koruyamaz,aç kalır ölür hayvan dışarda.''diyerek son noktayı koydu.

9 Aralık 2011 Cuma

MOR SHAGGY HALI:))

halım bitti şükürler olsun :)))1sene olacak nerdeyse aman geç olsun güç olmasın değil mi? örgüye başlarken hani üzerine biri gelir şayet eli hafifse çabuk biter ama eli ağırsa bitmez.işte buna gerçekten inanıyorum.onca klozet takımı ördüm arkadaşın halısına yardım ettim 1 haftada koca yolluk ördümde kendi halım süründüde süründü.
üzerini süslemek istedim ama bendeniz tığ işini biri motifi başlayacak 3bat 5 çık diye anlatacak anca öyle..
çeyizimde bir çok danteli kendim yaptım.ama dediğim gibi ablam motifi başlar ilk sırayı anlatırdı ben devam ederdim.orta kısım az oldu lakin ipin devamını bulamadım.bulurum diye ümit ediyorum 4 kenara şerit geçeceğim ve orta kısmı biraz daha uzatacağım.lakin krem renginin bile çokk farklı tonları var..70 ilmek ve 6 parçadan oluştu.

içerde resim çekemedim rengi koyu lacivert gibi çıktı.bütün odaları gezdim :)) sonunda balkona attım kendimi burda rengi yakaladım.birde şu yuvarlakları ördüm üzerine dikmek için büyüklü ,küçüklü yapıp serpme dikeyim dedim ama basit kaldı gözümde..ne yapacağımı bilemedim sade kalması daha hoşş gibi geldi.ama önemli bir husus var akıllının biri düz ör tüyleri daha uzun duruyor dedi. ve bende düz ördüm.ince oldu ve kayıyor.kaydırmaz şart yani.haroşa örüldüğü zaman hem tok hemde kaydırmaza gerek kalmıyor.

ne dersiniz sade mi kalsın süsleyim mi??

4 Aralık 2011 Pazar

HAYAT OKUL BİZLER ÖĞRENCİ!..

öğrenmenin yaşı yok!..insan kaç yaşında olursa olsun hayattan ve insanlardan birşeyler öğreniyor.hayat bir okul bizlerde öğrenciyiz.çoğu zaman sınavlardan alnımızın akıyla çıkarken,çoğu sınavlardan da zayıf not alıp sınıfta kalabiliyoruz..bu sınavlar bir dahaki zorlu sınavlar için birer tecrübe kazandırıyor bize..her  yüze gülümseyeni dost sanıp kapılarımızı ardına kadar açarken en büyük yaralarıda onlardan alıyoruz.yüzüne bakmadığımız ,adamdan saymadığımız bazı insanlardan da en büyük hayat derslerini alıyoruz..bir deli adı üstünde deli deyip geçiyoruz çoğu zaman değil mi?? ama ondan bile öyle bir ders öğreniyoruz ki aklımız şaşıyor!..


gülen'in bahsettiği  otelde bugün yemeğe davetliydik gülen'le birlikte mutfakta salata hazırlıklarını yaptıktan sonra canımm balıklarında bize eşlik etmesiyle koyu,hoş ve güzel bir sohbet başladı masada..


.emekli yarbayın hayatından sadece bir kesitini anlattığı olayda komutan ağladı,biz ağladık gözyaşlarımız sel olup gitti.13 yaşında 11 zayıf getirdiği için evden istanbul'a amcasının yanına kaçan,burada ticareti başkalarından kapıp işportacılık yapan sonra tombalayı fark edip bu işi yapan.13 yaşında bir çocuk...
 sokakta başı boş gezen bir çocuğa acıyıp işi ona da öğreten ama 2.5 kuruşu bana getireceksin diyen:)) sonra memlekete dönüp zayıflarını verir.aradan uzun yıllar geçer teğmen olur,üzerinde üniforması istanbul'dadır.ayakkabısını boyatırken birbirlerine bakarlar.yıllar önce sokakta bulup iş öğrettiği hanifi'dir. ..hanifi:''abi tanıdım seni ''der.sarılıp doyasıya ağlarlar.hanifi dayanamaz ''abi der bu kıyafetleri nerden buldun.vallahi fena yaparlar.anlatsada inanmayacağına kanaat getiren komutan ''sen beni boş ver acı patlıcanın kırağı çalmaz '' der.traji komik ama gerçek bir hayat hikayesiydi..


gözümüz,gönlümüz ve ruhumuzun doyduğu saatlerdi..kendini bilen,ince,naif insanlarla olmak güzeldi..
yarın yolculuk var artık evime dönüyorum.aslında bu kadar kalacağımı tahmin etmiyordum ben.çünkü evimde gibi hissetiğimden eve dönme arzusuyla yanıp kavrulmadım..bana bunu hissettiren ev sahiplerine teşekkürü bir borç biliyorum....


Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe