6 Aralık 2010 Pazartesi

BUGÜN KAPALIYIZ!..YARINI BİLMİYORUZ!..

anladımki!... aradan uzunnn yıllar geçsede yaşadıkların hiç bir zaman gitmiyor içinden içinde bir yerlerde yer ediniyorlar ve zaman zaman su yüzüne çıkıyorlar kah bir müzikte,kah bir flimin sahnesinde kah uykuda yakalıyor seni..talihsizliğine .bahtsızlığına ve şansızlığına inandıysan yandın arkadaş seni hiççç yalnız bırakmıyorlar kurtuluşun yok gibi..geriye dönüp bakıyorum ardıma hayat  mücadele kavgadan ibaret..
zaman herşeye ilaçtır deniyor?? geçip giden zaman aslında...
susmayı öğrendikçe kendini savunmaktan vazgeçmeye başladığından birilerine artık birşeyleri izah etmek hayırr öyle değil yanlış düşünüyorsun demek gelmiyor içimden..susuyorum yılların yorğunlugu var üzerimde..
anladım ki! sen iyi isen herkes iyi ,sen gülerken çevren çok kalabalık..sen gülerken herkes gülüyor..sen ağladığında herkes yine gülüyor..şaiirin dediği gibi onca kalabalığın içinde ROBENSON GİBİYİM..

kenarı çekilip izlemeye başlıyorsun olan biteni onca kuru kalabalık yapan ağzı sürekli konuşan ama boş konuşan icraata geldimi tık yok!..dara düştüğünde onca hısmın akraban eşin dostun olmasına rağmen gördüklerin seni hayrete düşürüyor.. (beni düşürmüyorda) tek başınasınız.. ne acı ah ne acı bir senfoni bu kulaklarımda çınlayan..

kim dost ,kim düşman görüyorsun!...kimseye  söz anlatmaya mecalim yok..herkes istediğini düşünmekte özgür ve kimin ne dediğide artık HİÇÇ UMRUMDA DEĞİL...lafa gelince birçuval dolusu konuşur insanlar bir çok şey yakıştırırlar ama açmısın ,tokmusun diyen olmaz bunların arasında..

aksilikler ,olumsuzluklar bırakmadı yakamızı biz her ne kadar beyan etmesekde gülüp şen şakrak bir tavır içinde olmaya çalıştıksa  ne kadar sütü bozuk ,kansız ,yalaka,şerefsiz varsa geldi bizi buldu...ya sabır ya sabır dedikçe..sanırım artık sabrın son demlerindeyiz...
kimseyi görmek ,konuşmak dahi istemiyorum..insan denilen malukattan o derece tiksindim..

canım çok sıkkın olduğundan  buradaki paylaşımlarımıda durduruyorum..BUGÜN KAPALIYIZ YARINI HİÇ BİLMİYORUZ!..şimdilik hoşcakalın...

1 Aralık 2010 Çarşamba

SORDULAR SÖYLEDİM:))

sevgili  pandora  beni mimlemiş.teşekkür edip soru cevap kısmına geçiyorumm..
1-En sevdiğiniz kelime: .aşkitomm,
  2-Nefret ettiğiniz kelime: kelime yokda sözleri uzunca ve yayarak konuşan ve konuşulan şeyleri sevmiyorum.
3-Ne sizi heyecanlandırır: arkadaşımın vb sevinci onun verdiği haber,bir çocuğun yüzünün gülmesi ,birşeye ucundan kıyısından dokunabiliyor olmak yardım edebilmek.

4-Heyecanınızı ne öldürür:boşboğaz birinin ayy bunamı seviniyosun ya da bunu mu aldın sana hiç gitmemiş estek köstek..

5-En sevdiğiniz ses: ney sesi ,akan şırıltılı  havuz vb su sesi.
6-Nefret ettiğiniz ses/ler: ağustos böceğinin sesi..
7-Hangi mesleği yapmak istemezsiniz: vala hiç düşünmedim.bilemiyorum açıkçası.

8-Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz: tatlı cadı gibi olmak isterdim elimi şıklatmamla istediğim herşeyi yapabilmek:))
9-Kendiniz olmasaydınız kim olmak isterdiniz: yoo ben yine ben olmak isterim

10-Nerede yaşamak isterdiniz:yeşilliğin bol olduğu şu manzara kartları var ya hiççç kimsecikler yok doğa güneş mis gibi hava ohhh

11-En önemli kusurunuz:sayfa yetermi bilmem:) bu yaşa geldim hala safişim ,kim ne derse inanıyorum ,güveniyorum..kendimi bildim bileli hepp rejimdeyim ve hep siğarayı bırakıcam:))


12-Size en fazla keyif veren kötü huyunuz: siğaram sanırsam

13-Kahramanınız kim:öyle bir kahramanım yok

14-En çok kullandığınız kötü kelime: cici olanları seçeyim :))hass ...

15-Şu anki ruh haliniz: melankolik bak yazınca bile ağlayasım geldi:))

16-Hayat felsefenizi hangi slogan özetler: seviyorum o halde varım..

17-Mutluluk rüyanız:sanırım birçoğuna sahip oldum

18-Sizce mutsuzluğun tanımı: göreceli birkavram..ruh haliyle bağlantılı bu


19-Nasıl ölmek isterdiniz:..zor bi soru ölüm bu nasılı olur mu?? sevdiğimden önce ölmek isterim.gidenin acısını yaşamak zor katlanmakda.katlanmak zor olur bana aşkitomdan önce:((

20-Öldüğünüz zaman cennete giderseniz Allah’ın size ne söylemesini istersiniz? zaten cennetteysem hiç birşey söylenmesine hacet yokki bide teşekürmü beklicem hala hala:)) 


cevaplamak isteyen tüm arkadaşlarıma gönderiyorum..

28 Kasım 2010 Pazar

BAYRAM DÖKÜMANLARI 1..TUZ HAMURU.

bayramda izmir'e gidemeyince adres belli benim zuzuları bilmeyen kalmadı sanırım..pınar ,gülem ve yeliz bazıları zuzu deyince benim çocuğum falan sanmış:)) yook yokk onlar benim antalyadaki yeni hayatımın anlamları..kayıtlarıma baktımda baya bahsetmişim bol  eğlenceli bol kahkahalı zaman dilimleri  adrenalin, bol kahkaha ,gerilim hepsi bir arada   bitirim üçlü 
vb..bu bayramda beraberdik önce pınarlara ordan güleme geçtik zaten mazıya çıktık mı biz dönüşümüz olmaz çiçek abla hayatta bırakmaz mutlak orda kalırız ama yanımızda pınar ve annesi olunca gülemide alıp pınarlara indik:)))

geceyi orda sabahlayarak geçirdik.sabah güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra çarşıya indik..bayramın 2 günü gidilecek kimse olmadığından temizlik yaparak ve boş zamanımı değerlendirerek geçirdim.güzel şeyler çıktı ortaya bunlardan ilk tuz hamuru yaptım ama olur mu? tutarmı endişesiyle malzemeden çaldım:))) az tuttum malzemeyi bilseymdim aynı ölçekte yapardım..aşkoşda olaya el attı ''hayatım bunlarıda koy'' deyip kolye ucu ve küpeden oluşan ama bir seti koparıp oraya iliştirdi.ben beyenmedim ama senimi kırcam hayatım yaa buda senin istediğin gibi olsun..

25 Kasım 2010 Perşembe

BİLGİSAYARINIZ ÇOK MU YAVAŞLADI? KISA YÖNTEMLE RAHATLASIN...

bilgisayarınız çok mu yavaşladı??.internete girerken çok mu bekliyorsunuz.bilgisayarda bir programı açarken bile çok mu yavaş web geçmişinizi ,çerezleri siliyorsunuzdur mutlaka ama  internette sörf yaparken her gezdiğiniz yerin kalıntıları kalıyor..ve indirip sildiğiniz ya da kuramadığınız programlar tam olarak kalkmıyor bilgisayardan dosyaları kalıyor bunlar boş ve bozuk dosya olarak depolanıyor ve buda bilgisayarınızı çokk yavaşlatıyor..bunun  için bir proğram indirmeye gerek yok çok basit ve etkili bir yolla anlatmaya çalışacağım..masa üstünde bilgisayarıma tıklayıp c sürücüsüne gelelim..oradan araçlar kısmını tıklayalım.ve şimdi denetle seçeneğini seçelim..bozuk olan dosyaları bulup onarır..disk birleştirme de yapın..zamanlamaya göre çalıştır(önerilen) kutusunu işaretlersek otomatik olarak  belirtilen tarihler araında otomatik olarak kendisi yapar kolay gelsin..


20 Kasım 2010 Cumartesi

BU HALIYA ŞAPKA ÇIKARTILIR SİZCE??

 halımın temellerini atmaya dair yazımı anlatmıştım renk olmayınca zehra ablanın dükkana örnek örecektim. müşterilerin nasıl oluyor,nasıl örülüyorundan baya daral gelmiş  ipler az olunca klozet takımına çevirdik.. kenarları farklı oldu küçük parça kapak kısmınada lastik dikeceğiz oldu bitti..ve lütfiyenin halısı bitti..şahanee bir şey oldu ben sabredip örebilirmiyim bilemiyorum ama yapmaya karar verdim en  azından:))
   
bu ipler kilo işi satılıyor biliyorsunuz..bir halı almaya kalsanız elbet makul fiyata halılarda var ama bu el emeği göz nuru dükkanda boş boş oturmaktansa öreyim deyip örüp bitirdiği halısı ben çok beyendim bayıldım..nasıl olmuş siz beyendiniz mi??toplam 90 milyona mal oldu bu halı..



buda benim ördüğüm örnek klozet yukardaki halıdan sonra biliyorum bunun lafı bile olmaz:))))

17 Kasım 2010 Çarşamba

KORKUYORUM ANNE BENDE Mİ CİN'LERE KARIŞIYORUM:((

bugün çok garip bir şey oldu..bayram ziyaretine eşimin teyzesindeyiz.teyzenin bi eşi var daha önce bahsetim mi? hatırlamıyorum aman allahım yok böyle bişi ansiklopedi gibi adam bilmediği hiçç bir konu yok sağlıktan,politikaya,yemekten ,tatlıya ne nerde yenir hangi ot neye iyi gelir ,çok memleket gezmiş tamirden tutunda daha aklıma gelmeyen bir çok meziyet ben ona kısaca goglee nevzat diyorum:))) kendi bilmiyo bunu canmm aramızda a dan z ye herşeyy..ev kalabalık muhabbetten sıkıldım balkona çıktım yaktım bi siğara otururken bir sıkıntı çöreklendi yüreğimin tam orta yerine kalkıp kendime kahve yaptım..kahveyi yaparken anlam veremediğim bir şey oldu!...evin sessiz uğultusu sanki ev dile gelip konuşmak istiyor benimle..zihnimde canlanıyor daha önce bu evde yaşanmışlıklar kimler geldi geçti bu evden hangi acılara hangi sevinçlere ortak oldu?...bu evde yaşayan kadının yüzünü ,boyunu hayal etmeye çalışıyorum..iç güdüsel mi yoksa başka bir şey mi bilemiyorum..odaları geziyorum ,


annem anlatması zor yazsam yazmasam arasına bocalıyorum şu an!...annem herşeyi bilirdi benim..kalp gözümü  ,sezgimi...kendi ifadesiyle ki biz hiç bir zaman inanmayıp alay ederdik.(cin) im var benim derdi.dudaklarının arasından ne çıksa gerçekleşir yangın, deprem, kazaları bilir ,kaybolanı bulur ,karşısındakinin  hangi düşünce ile yanına geldiğini bilirdi.ne olaylara tanık olduk ,korkmaya başladık korkmayın derdi zararsız bendeki iyi..
çok merhametliydi hiç tanımasın ben açım param yok deyin yağdırırdı..kiracımız kış soğuk parası yok evde battaniyeye sarılmış oturuyor. gücü yetmez yukarı çıkar odun kömür atar taşıyın bunları derdi..biz onları taşırken bakardık ki torbaları doldurmuş evde ne varsa yiyecek toplamış gelmiş kiracıya verirdi..


çok kişi yemiştir ekmeğini  tanıdık tanımadık..annem öldüğünde kiracımız kadir abi aylarca kendine gelemedi..benim anamın yapmadığını yaptı bana derdi...


niye yazdım bunları??? korkuyorum çünkü!...hissettiklerimden ,düşüncelerimden...bazen öyle şeyler yaşıyorum ki!..tarifi imkansız..rüya ile gerçek arasında kalmak?? rüya mıydı gerçekmiydi algılayamıyorum..rüyamda en sevdiğim  ya da çok özlediğim biri beni uyandırmak için ismimi söyleyerek dürtüyor.okadar gerçek ki!...son zamanlarda genellikle mutfakta bulaşık yıkarken ,yemek yaparken balkonda sandalyede biri bana bakıyor gibi kafamı çeviriyorum yok..içim ürperiyor KORKUYORUMM.paranoyaklık mı bu?? yoksa annemi bildiğimden bilinç altımda oluşan bi kurgu mu? ahh annem keşke hayatta olsanda ne olduğunu söylesen bana....korkuyorum  ...
bugün bayramın 1.günü annemin öldüğü gün :(((((((( mekanın cennet olsun anne...

15 Kasım 2010 Pazartesi

SEVMİYORUM BAYRAMLARI BEN :(((

hiç bir şeye şaşırmıyorum artık.soru ve ünlem işaretleri aaa gibi şaşırma belirtileride göstermiyorum.gülüyorum sadece avazım çıktığı kadar gülüyorum...şansı olacak insanın felek bir kere sana takmaya görsün daha yakanı kurtaramıyorsun..annem yoğun bakımda ihtiyaçları hastaneye götürdüğümde 10dk izin veriyorlar ..sabah kahvaltılarında verilen reçel ,bal ,elma vb şeyleri saklamış yememiş. bana ''al bunları çocuklara (torun abimin çocukları) götür.''diyor.kurban bayramına sayılı günler var annem '' hastaneden çıkamam nasıl çekcem maaşımı bu oğlan beceremez kurban almayı'' ben ''sen düşünme bunları ben hallederim yıldıray abimle (teyzemin oğlu) hallederiz ''diyorum ve beni çıkarıyorlar.ertesi gün daha kötüleşip kimseyi sokmadıkları yoğun bakımda dışardan camdan baksakta göremiyoruz:(( aynı hastanede aynı zamanlarda yeğenim batuhan zatüre  başlanğıcı teşhisiyle yatıyor..kurban bayramının 1.günü sabahı abimle yıldıray abim kurban almaya gidiyorlar..ev kalabalık doktorlar artık son demlerini yaşıyor dediği için bütün herkesi arayıp haber verdim..telefon çalıyor hastayı kaybettik başımız sağ olsun.. verilen haberle telefonla yere çakılmam bir oluyor.yıldıray abimi arıyorum abi hemen dönün..

yeğenim raşit ilk 23 nisana katılmıyor abim sağolsun.çocuları alıp ablama gideceğiz..raşitcan hala diyorr efendim halam diyorum ''hala nenem olsaydı ben bayrama katılırdım 23 nisana  kıyafetleri giyerdim diyor''evet halacım diyorum saklamaya çalıştığım gözyaşlarımla.biri 9 aylık biri 3 yaşındaydı anneleri bırakıp gittiğinde.abimin her zaman cebinde akrep vardı hiç bir sey almazdı çocuklara.çok özledim tarifi mümkün değil..

herkes anamı soruyor babamı soran yok!..nelerle mücadele ettğimizi nelere gögüs gerdiğimizi kimse bilmiyor..bizim bizden başka kimsemiz yok diyorum eşime tek tabancayız.çok üzülsemde belli etmemeye çalışıyorum.teselli verip destek olmaktan öte geçemiyorum..yuvayı dişi kuş yapar.estek köstek iyide dişi kuşta para pul yoksa nasıl yapacak???  aldığı 3 kuruşlamı bekara karı boşamak kolay derler..sevmiyorum ben bayramları artık hemde hiç:(((
herkesin bayramı kutlu olsun sevdikleriyle beraber.


8 Kasım 2010 Pazartesi

HALIMIN TEMELLERİNİ ATIYORDUM Kİ!...

bana bi halley oluyor herkese bi halley oluyo:))) ben anladım artık bende bi gariplik var bende bi tuhaflık var. ya da mıknatısım çok kuvvetli:))bugüne kadar asla ve asla ne bir insanı küçümsedim ne alay ettim ne de dalga geçtim ben..büyükle büyük ,küçükle küçük oldum..ama ahh bu önyargılar çokk yanlış anlaşılmalara sebep vermişim vermişiz.biz lütfiye ile gülerken zeynep abla ona güldüğümüzü ve onunla alay ettiğimiz sanıp kırılmış..zeynep abla çok iyimser her konuda olay ne olursa olsun hep iyi tarafıyla bakmayı ve bakmamızı istiyor.11 yaşında epilepsi hastası kızı var bayılmış ve bir daha düzelememiş:(( yürüyemiyor ,konuşamıyor,böyle bir insanla nasıl dalga geçerim ben nasıl alay ederim:((lütfiyeyle tartıştılar araya girmek zorunda kaldım banada kırılmış çünkü.öyle birşey olmadığını anlatmaya çalışıp defalarca özür diledim.lütfiyeye de ''ablam boşver git sende gönlünü al konuş kestirip atma yazık zaten derdi başından aşkın onun ''dedim.ortamı yumuşattık ama ne kadar üzüldüğümü anlatamam..bir sayfa dolusu yazsamda nafile:((

halımın temellerini atacaktım ki!..istediğim renkler yok.zehra abla'' boş durma  artan ipler var onlardan bize örde örnek olarak koyalım'' dedi.tamamdır deyip sıvadım kolları kendime öreceğim halıda bu renkleri kullanacağım sadece krem olan yer benimkinde şeker pembe olacak..çokda güzel olacak..lütfiyenin ki bitmez üzere bitsin onuda yayınlayacağım..naıl öreceğim??parça parça şerit olan yerleride parça olarak öreceğim böyle güzel durmadı.sonra dikeceğim.
zehra ablanın dükkan
  

 buda irem ve iremin kedi aşkı:))) adımı güzel teleffuz ediyo munda demiyo funda teyze diyor.anneanesi ''başıma iş çıkardın diyor funda teyzem gibi kucanda uyut diyormuş.sabahları baya bi itişiyoruz bana git burdan bizim buyaya gelme diyor feci ve cırt sesle bağırıyor çok değil dk sonra ben dedimm deyip içeri giriyor:)) sonra dakalamaca oynuyoz hadi dakala oynayak:)) sofra kurduğumuzda sen yeme git burdan diyor yine ben başımı öne eğince bakıyor sonra ben şaka yaptımm :))) iremli günler böyle geçiyor...

2 Kasım 2010 Salı

YÜCE OLAN TEK ŞEY!..SEVEBİLEN YÜREKTİR..

En sevdiğin bile seni anlamıyorsa, senden ve sevdadan uzaksa eğer, üzülme ... Sevmek öylesine güzeldir ki; seveni yüceltir, sevileni değil. Seni anlatamıyorsa sözlerin, gözlerinde anlamsız kalıyorsa renkler, sen yine de sev güzelim. Unutma ki dağlar ve tepeler yüce olmasına yücedir, fakat yüce olan tek sey sevebilen yürektir...

 

  paylaşacak çok şeyim var.şapkalar,bebek,taçlar ooo neler var neler lakin fotolayacak takım edavat yok:( neyse bir müddet idare edicez...

1 Kasım 2010 Pazartesi

ESNAFLIK BUDUR..VE DÜZELTME ANLATIMLI KOLAY BOLERO...

Esnaflık yaptığımız dönemlerde bizim mahalle her biri farklı sektörler olmasına rağmen bir kıskançlık bir hasetlik ki sormayın gitsin..Biri bakkal ,bir berber biri camcı vb..Bakkal neler yapmamıştı gelen müşterilerin arabalarına mı müdahale etmedi cips tezgahlarıyla duvarmı yapmadı:))) adam burayı kapatayım sabaha kadar açık kalayım içki yeri yapayım diyordu o derece:)) çalıştığım yerde durum çok farklı..insanlar birbirlerine cani gönülden sarılmış bütün esnaf. Biri dükkanı açmadıysa geç kaldıysa telefonla aranıyor yakınsa evine gidilip ziline basılıyor kollayıp gözetiyorlar birbirlerini..Çaylar sofralar kuruluyor.bu mudur!.. budur abii budur işte...

O yüzden mutluyum çok sevinçliyim bu mahalleyi çok sevdim ben..az ilerimizde yüncü zehra ablamız var asıl şenlik orda:)) envai çeşit insan deli olmamak içten değil..kadın nasıl sabrediyor anlamış değilim cidden öyle müşteriler var ki akıllara zarar..tırlatırsın zehra ablanın çıtı çıkmıyor ara sır diş gıcırtısı sesi geliyor :))

 Hemen yanımda tüpçümüz var karı koca işletiyorlar..3 yaşında kızları var irem  anneannesi bakıyor.anneannesine gitmediyi zamanlar birlikte goka yapıos:))) bana ''hadi gidak parka gidak'' diyo yavrum..ilğileniyorum bakıyoru lütfiye annesi kadının zamanı yok ki evi dükkanın üstünde yok kap getir, yok çamaşır sermeye çık ,yok yemek yap akşama kadar in çık..-Benden küçük Lütfiye sabahları beraber kahvaltı yapıyoruz öglen beraber yiyoruz..başta sevmemiştim cazkır edepsiz bişe bu demiştim:))) ahhh bu ön yarğılarımız şimdi can ciğer kuzu sarmayız:)))
Cumartesi günü İrem elinde sütü benim kucağımda salladım uyudu..baba şokta!..''Abla anne ve anneannesinden başka ölse yatmaz bu çocuk'dedi..demek sevdi beni ne bileyim ya da çocuklara karşı bi şeytan tüyüm var sanırsam:))

Lütfiye elime tutuşturdu şişleri 'abla boş duranı allah sevmez'' diye ördük bakalım.şimdi kırçıllı ipten halı öreceğim kaç senede biter bilmiyom ama:)))
ipimiz ören bayan kroşe 5 yumak(kişiye göre değişir) şişimiz 6.5 ben 50 ilme başladım haroşa ördüm dümdüz atkı gibi kestikten sonra söküntü yaptım dikmedim göstermek için düğme ya da kurdele da yapabilirsiniz.soranlar için anlatabildiğim kadarıyla anlatmaya çalışacağım altaki resim söküntü yapılmadı ve bitmemiş hali şöylede özetleyebilirim şal gibi omzumuza aldıktan   sonra koltuk altmıza sıkıştırıp alta kalanları yukarı omuzumuza kaldırıp dikiyoruz..




düzenleme yapayım derken nasıl becerdiysem yükleme yapıp blogun htmlsini değiştirdim yaaa bi yerede kaydetmemişim:((( anca bu kadar oldu ...

23 Ekim 2010 Cumartesi

KEÇEM BİTTİ SON PARTİ..

itiraf ediyorum iyice facekolik oldum bütün gün esnemekten  ve bazen mandal getirin ya gözlerim düşüyo demekten alamazken kendimi.eve gelince o uyku nereye kaçıyosa anlamış değilim.hele birde faceye dalmışsam ne yemek ne uyku ,ne tatlı hiiiç bişi aşkoşun seslendiğini bile hiç bişi görmüyo gözüm:))
saat baya geç oldu uyku geldi bedene allah razı olsun kalkıp gidene:)) lafı fazla uzatmayıp sadede geliyorum.keçelerim bitti ama ilk kesip biçtiğimden olsa gerek çok hoyratça harcamşım.bi torba kırpıntı kaldı atmayada kıyamıyorum ama o parçalardan bişeyde yapamıyorum..durakosun bakalm ilerde lazım olur bu gidişle ev çöplüğe dönmezse tabisi:)) paylaşıma  geçiyor okuyamamadığım ziyaret edemediğim arkadaşlarıma pazar günü geleceğim size.diyor ve güzell mutlu hafta sonları...bu arada kalpleri taç mı anahtarlık mı karar veremedim..hangisi daha hoş olur?


                                   gece çekimi ne kadar kötü çıkıyor:((

18 Ekim 2010 Pazartesi

NAYIR YALAN SÖYLÜYOSUN. GÜLEBİLİRSİNİZ BİZ ÇOK GÜLDÜK HALİMİZE:)))

bir ağız dolusu söylenesim var.avazım çıktığı kadar bağırasım var!...hayır anlamıyorum neden herkes kendi işine bakmaz??olura olmaza herşeye muhalefett..yaa arkadaş biz aç kaldık da gelip kapınıza biz açız harcımız var borcumuz var deyip para mı istedik?siz bize yüklü para verdinizde biz batırdık mı?? da hesap soruyorsunuz!...biz sizin aldınıza verdinize karışıyormuyuz.akıl veren çok şöyle yapın böyle yapın para biriktirin paraları harcamayın orda burda.. duyanda milyar alıyoruz hergece alemdeyiz o bar senin bu bar benim..haa birde o kümesten taşının kadın evime kümes dedi yaaaaaaa...vala ben o kümeste çokkk mutluyum sıcak aşım kaynıyo evimde huzurlumuyum mutlumuyum bana saray geliyo..

sözlerim dilimn ucunda dışarı çıkmak için dişlerime dişlerime vursada ben fermurarı kapatmışım doğru balkona geçtim sigara yaktım bazen kendime hiç olmadığım kadar şaşıyorum.cidden bekar halim olaydı terör estirmiş vurmuş kapıyı çıkmıştım.. ama bazı durumlar var kendini frenlemen gerektiği ,susman gerektiği..bu susma eylemini her ne kadar sevmesem sevemesemde sanırım adapte olup bununla yaşamaya alışmam lazımm:(
neysee bugün çok güldüm..bizim evin halleri bi başkadır gırgır şamata ben muzip aşkoş benden muzip:)) saklambaç oynarız ıslatmaca ,bir video var akıllara zarar:)) ata demirer'in  seviyorum de seviyorum yalan söylüyosunun bizce versiyonu:)) 11 civarı uyandım çayı koydum kahvaltı hazırlıyorum bir yandanda nasıl temizlik yapacağım derdindeyim .halıları vermem lazım perdeler vs sv ben öyle dalmışım ki aşkoş uyanmış sen git benim postişi tak mutfağa gel aman allahım koptum resmini çekecektim kaçtı:)) canım hiççç iş yapmak istemiyor bi yer siliyorum kahve koyup oturuyorum..tv de kubat şarkı söylüyor biz karşılıklı oynuyoruz..aşkım diyorum ayy bişe kokuyo ''sinek ilacı sıkıyolar hayatım''   müzik bitti bi oturduk..haha ne sinek ilacı sigara halıya düşmüş halı yanmış:)) halı demişken yine biz böyle oynarken annemin verdiği halıyı yaktım ben.izmire gittiğimizde aşkoş seni anneme söyleyeceğim diyor..''annee sana birşey söyleyeceğim'' ben yaa hayırr ama..''aşkoş anne''annemde demez mi? biliyem ben biliyem!...aşkoş sultan der annesine.''sultanım ne biliyon'' annemin başı öne egik.''biliyem ben biliyem bebeğimiz olacak'' biz gülmekten iptal.sonra anlattık tabi halıyı yaktığımı..birde ceee oyunumuz var ki onuda daha sonra anlatırım:)) güzel haftalarr herkese..

3 Ekim 2010 Pazar

SICAK KEÇELERİM VARRR HANIMM:))))

sanırım yazıyorum yazabiliyorum ni kadan mikemmel:)))) işte böyle dizi kolik olup çıktık biz..dizilerle ağladık .dizilerle güldük..çıt kestik etrafta neler oluyor ülke ne halde ,kim aç ki tok görmezden geldik çünkü gözümüz dizilerle körelmiş durumda..neysee geçelim bu konuyu..derin mevzulara giresim yok..
anlayamadığım çözemediğim bi konu var? eskiden ağır tempolu işlerde çalıştım ben..çay molalarında dinlendim.. sabahçı kalırdık yarım saatlik ya da hiç uyumadan ertesi güne dinç, enerjik,zıpkın gibiydim..şimdi işim çokkk hafif bütün gün oturuyorum mesela .masa başı..ama eve geldiğimde pili bitmiş yorulmuş,halsiz ve uykusuz bir funda ile karşılaşıyorum?? oturmak adamı yorar mı?? ben çözemedim bu işi..yaşlanıyorum galiba bunlar bu belirtiler mi ki acep..
 buraya pek vakit ayıramıyorum ama aklımda burda değil hani..öyle benimsemişim öyle alışmışım ki ben blogcanlara edindiğim arkadaşlara.. yakın zamanda netim bağlanacak..ozaman süper olacak tabi ozamana kadar
 adamlar atmazsa beni:)) 3çekmece bana ait dikiş kutusu ,boncuklar ,makas ,silikon tıbancam efenime sölim keçe ,tutkal ,fırça akrilik boyalarımı bile almışım yahu ne boyuyacaksam:))
ben keçeyi çok sevdimmmmmmm işlemesi ,süslemesi..zamanın farkına bile varmıyorum..
to be continued :)))

16 Eylül 2010 Perşembe

KADIN OLMAK ZOR İŞ ANACIM:)))

bu aralar lham perimi kaybettim öncelikle geçmiş bayramınız kutlu olsun.bayramların tadı yok artık bende o eski heyecanlar ,alışverişler hazırlıklar ,sarılmalar ,kucaklaşmalar yok artık sadece bende değil ama sanırım gittikçe anlamını yitirmekte..ben şeker bile almadım neden?? bir tanee çocuk dahi gelmiyor:(( ee iki kişi olunca onca çikolata şekeri tüketmek zor oluyor..tatil ,deniz kum güneş bunaltan şapır şapır nemli havalardan mayıştık..
bir çok yer serinledi ama burada durum hala aynı hala sıcak ve yine nem var..
ben ev hanımlığından bastım istifamı terfi ettim:)) artıkın o birrr ofis girl:) pek okuyamıyorum yorum yapamıyorum bu yüzden ev işi yemek derken velhasıl yatış vakti geliyo zor iş kadın olmak anacım:)

ofiste tek başımayım ve arta kalan zamanlarım çook oluyor bende pılı pırtı ne varsa topladım çekmeceme yerleştirdim..keçeyle uğraşmayı çok sevdim ahh birde çizebilsem çiçeği bile kopya çekiyorum onları fotolamadım bitsin en kısa zamanda ...turkuaz taş ve boncuk dan oluşan kolyem modeli kopya çekmedim tamamen kendiliğinden oluştu ben şaşırdım  bakmadan kopyesiz bir şey yaptım..siz kolyeme baka durun ben kaçar hayde herkeze iyi gecelerrrr:))

29 Ağustos 2010 Pazar

BAŞLIK BULMAK ZOR İŞ HACI:))))

beni bu sıcak havalar mahfetti yalnızca beni mi? hepimizi değil mi.... bırakın işi gücü temizliyi yemek yiyesi bile gelmiyor insanın..yapış yapış sıcaakkkk...hayat ne garip insanlar bir yanda sel felaketiyle herşeylerini kaybettiler.şimdi tek istedikler karınlarını doyurup hayatta kalabilmek..onlar canla başla mücadele ederken havuzlar , denizler ,tatliciler  barlar ,diskolar tam gaz devam..antalya'da çıkan yangın sadece aptal bir insan yüzünden onca insan evlerini boşaltmak zorunda kaldı..günlerdir helikopterler ,uçaklar tepemizden su taşıyor hatta denize inip su aldıgınıda gördük..burdura kadar sıçramış :(((

ama doğanın kanunu bu değil mi?? aynı mahallede aynı sokakta bir evde düğün var herkes mutlu sevinçli...diğer evde cenaze var herkezin gözü yaşlı ..doğanın bile  kanunu adeletsizzz...
neyse ben fazla derinlere inmeyim sonra çıkması zor oluyor :)))

can sıkıntısından bunları yaptım.bunları ne yaparım nerde kullanırım şimdilik bilemiyorum ama çok hoşuma gitti


21 Ağustos 2010 Cumartesi

KADINLARI MUTLU ETMENİN YOLLARI?BLA BLA BLA




gelen mailler facebokta artık her yerde görmekten okadar sıkıldım ki!...kadınları mutlu etmenin yolları liste okadarrrr uzun ki erkekleri mutlu etmenin yolları karnını doyur  ,tv kumandasını ver önünden çekil hadee bea buna kim inanır cevabına bayatlayan kadir inanırla devam edeceğim:))))
 bunu yazan zat-ı muhterem kişi neye dayanarak hani akla ve hangi hakla hizmetle yazdı??soruları dolaşıyor beynimde? muhtemelen diyorum birinden ya da birilerinden esinlendi..tamam kabul ediyorum bir bayan olarak kadınlar süse ,giyime düşkündür bakımlı ve güzel olmayı . sevmeyi sevilmeyi ilğiyi sever  hatta nicelerini tanıyorum naz niyaz içinde..ama hiç bu kadar istekleri olana rastlamadım ben..
altını çizerek söylemeliyim ki!..yaradılış olarak çokkk farklıyız...düşünce ,hassasiyet,sevgi anlayışlarımız çok farklı..erkeklerin bir çok konuda düşünemediği akıl edemediği (aile ,akraba ,arkadaş ilişklerinde) denge ve teraziyi aynı dizgide tutamadıklarından kadınlar sağlar bunu..altan alan fedakar olan hep kadındır bu en büyük gerçekkk..

sorunlu akraba olaylarında yıpranan yine kadındır.evi çekip çeviren çocuk derdi ,kaynana ,kayınpeder görümce ,vb derdi çeken yine kadındır..

hem anlamadığım nedir bu rekabet??artık günümüzün kadını her alanda başarıya imza atıyor..bir çiçekle ,bir gülücükle mutlu olanlarda var elbet.bırakın araba şunu bunu istemeyi bir kenara.  kadın neler yapabilirim benimde çorbada payım olsun diyor...haksızmıyım??
hasta olduklarında bakan, her daim gözü gibi üzerine titreyen kadın  kaprisi nazı niyazı çeken kadın..üzsede ,kırsada  , sineye çeken kadın...eee yahu sizin derdiniz ne kuzum???








15 Ağustos 2010 Pazar

"O ELİNDEKİ HERŞEYİ VERDİ;BEN İSE ELİMDEKİNİN BİR KISMINI...

HZ.ALİ'NİN ağabeyi Cafer b. Ebu Talib'in oğlu Abdullah, sıcak bir günde, bir kabilenin hurmalığına inmişti.
Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç parça ekmek geldiğini gördü. 
Köle ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi.
Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. Köpek ekmeği derhal yedi.
Köle ekmeğin ikinci parçasını da attı.Köpek bunu da bir kerede sildi süpürdü.
Köle bunun üzerine üçüncü parçayı da köpeğe verdi. 
Kalkıp, yeniden işine dönmek üzereydi ki, olup biteni uzaktan seyreden Abdullah, yaklaşıp sordu: -
"Ey köle, bugünkü yiyeceğin ne kadardı?" Köle sıkılarak cevap verdi: -"İşte bu üç parça ekmek." 
-"O halde neden kendine hiç ayırmadın?" -
"Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak istemedim." -
"Peki sen ne yiyeceksin şimdi?" -"Oruç tutacağım.
Bunun üzerine, Abdullah b. Cafer, köleden sahibini, evinin nerede olduğunu sordu.
Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle birlikte satın aldı. Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın aldığını..
" Cömertliğiyle meşhur Abdullah b. Cafer, kendisinden daha cömert birini tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, bu olayı anlatır ve eski köleyi över.
"Ama o köpeğe topu topu üç parça ekmek vermiş; sense ona koskoca bir hurmalığı ve hürriyetini vermişsin" dediklerinde, şu karşılığı verdi: - 
"O elindeki herşeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını...
.(Z.A)

14 Ağustos 2010 Cumartesi

ŞİRİN ÇİÇEKLER SENDEMİ İSTİYORSUN?OZAMAN BİR TIK...

ramazan gittikçe yaza geldi..sıcaklar ve bunaltıcı nem rabbim herkesin yardımcısı olsun..sıcaklardan hiç bir şey yapılmıyor.oysa ablamdan öyle ganimetlerle döndüm ki ..pullar boncuklar saten ,tafta ,tül kumaşlar..ama yapılmıyor çekimiyor sıcak..aşkoşumda mini dikiş makinası scarlet kapmış.getirmiş..ben ondan razıyım rabbimde razı olsun degilmi .))ramazan ayı boyunca güzel hikaye ve kıssadan hisseler paylaşacağım..
ama bugün hikayeden önce yaptıklarına severek ve hayranlıkla baktığım arkadaş  bu çiçeklerden sizinde olsun demiş..hatta çiçeklerin rengini siz belirleyin demiş...yasemin kale...
eee siz daha duruyormusunzz?? haydii renk belirlemeye herkes bol şansss:)

12 Ağustos 2010 Perşembe

ÇOBAN İLE ELMA AĞACI...

yaşlı çoban, sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında, tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak:
-Haydi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık. Ve bir elma düşerdi en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam, sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur’ân’ını okumaya koyulurdu.
Çoban, bu ağacı 20 yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından, şöyle bir uzandımı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmıştı, ağacınki ise bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yinede yavrusu değil miydi?
Onu bir evlad sevgisiyle okşarken:
-Ver yavrum derdi. Gönder bakalım bugünkü kısmetimi. Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksatmadan.
Köylüler uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirine anlatıp yaşlı çobanın veli bir zat olduğunu söylerdi. Bu yüzden 'ÇOBAN AĞACI'nın meyvelerini ondan başka kimseye kopartmazlar, el altından kopartanlara da iyi gözle bakmazlardı.
Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense birşey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunlarının arasına attı kendini.
Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli bir anda her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinden daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden. Yeniden doğmuştu sanki çoban, bir şey hatırlamıştı. Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken:
-Canım, dedi. Hıçkırıp ağlayarak. Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce, bugün RAMAZAN'IN ilk günü olduğunu neden söylemedin ki?

8 Ağustos 2010 Pazar

FUNDA AYIP DEĞİLMİ SENİN YAPTIĞIN??

ablam dantel ustasıdır.benim bütün çeyizim elinden çıktı.ee o zamanlar dantel modaymış.ara dantelleri,yorgan kapağı,salon takımı,yatak odası takımı ,fiskos ,masa kırlentler havlu kenarları.var oğlu var.ben hiç birini kullanmadım.hatta kendime okadar kızdım ki!..deli gibi havlu kenarı örmüşüm.60 tanee..haa birde örnek vermez millet:)) "ay aynı modelden başkasında olmasın sevmiyorum ben""iide sende başkasından almadın mı aklından uydurmadın ya..hem aynı evde olacağız sanki.
ama bizden ne istense hayır demeyi bilemedim ben...hiç unutmuyorum şaka gibi..mahallede (bekarken) arkadaşım kıyafet istemeye gelirdi.sıkışık olduklarında annesi para ister.""aman fundam gidilcek başka insan yok ""derdi..

bir gün moralim çok bozuk çıktım onlara doğru gidiyorum.çaylar demlenmiş öyle koyu dalmışlar ki ben mutfak penceresi balkona bakan kısmdayım.beni fark etmediler.way anasını dedim o anda sesli söylemişim.ben çıktım hızlı adımlarla..konu bendim dedikodu yapıyorlardı..arkamdan seslendiler ama dönüp bakmamıştım.

ertesi gün kızı geldi.o yoktu onların içinde..düğünleri var elbise istemeğe gelmiş.bende dışarı çıkıcam hazırlanıyorum.dolabımın iki kapağıda açık."" ben o kıyafeti falancıya verdim yok deyip çok geç kaldım çıkıcam""deyip savdım başımdan.

annesi akşam yolumu kesip ""funda ayıp değilmi senin yaptığın?elbise yok demişsin ama görmüş dolabındaymış""deyip bide hesap sormaz mı? sen nasıl yok dersin ni kadann ayıp fundaa:))topraklar başaan:))

peki bundan ders alıp hayır demeyi öğrendim mi? nerdeee çok çalışmam lazım çok..
ben ne anlatıcaktım.nerelere geldim.ablam başlamış sıkılmış bi kenara atmış. ben tamamladım.

6 Ağustos 2010 Cuma

GAMZELİ ANNEDEN HABER VAR:))

ablam ve çocukları yolculadım..gittiler...itiraf ediyorum evlendigimden bu yana çocuk kavgalarını ,gürültülerini unutmuşum ben..oysa bekarken ablam bize geldiğinde 3 onda 2 de abiminkiler..savaş çıkardı resmen..ev sıcak kalmaz. girerler çkarlar.2 dkikada birbirlerine girerler..abim kızar deli olur..sabah işe gitcek adam..iş bana düşer
alırdım hepsini benim odama sessiz film  ,terlik saklamaca kafadan oyun üretir oynardım 0nlarla..sesleri çıkmasın
kavga etmesinler herkes rahat etsin diye .gezdik bolbol yüzdük..
hazırlandık dışarı çıkarken kapı çaldı.postaaaa  gamzeli-anne den.teşekkür ederim gamzelim.kutuyada içindekilerede bayıldım.gülen yüzün solmasın.


17 Temmuz 2010 Cumartesi

YOK BÖYLE Bİ HEYECAN YOK BÖYLE BİR KIPIRTII BANA NE OLUYOSA:)))

son dakikada ani alınan bir kararla izmir yollarına düştüm yine..aşkoşumun dayısının oğlunun düğününe..gelin ve damadımıza bir ömür boyu mutluluklar dileyip bol bol oynadık..resim kötü çıktı:((

herkes o kadar dağınık ki izmirde balçova,narlıdere,çiğli ,bozyaka,evka altındağ,bornova herkese gitmek istedim ama yine olmadı yine yarım yamalak bir ziyaret yaptım..çocukları göreceğim sevinciyle ben coşarken onlar konya yollarını çoktan tutmuşlar hemde benim indiğim sabahın akşamı :(( şansıma tüküresim geldi..koca bir ağrı saplandı miğdeme..
inanılması güç bir şey yaşadığım!...izmir'de  çocukluğumdan bu yana yaşayan ben!..her bir sokağında her bir köşesinde hatıralarımla dolu olan bu şehir..okadar itici okadar yabani  yabancı ki bana...hiç bir yaşanmışlık yok gibi..sağır edercesine bir sessizlik üzerime üzerime gelen yollar ,evler ,ağaçlar..kovalarcasına sanki!..hiç bilinmedik bir şehirde kaybolurcasına kayboldum bende tüm sokalarında...

 evimi özledim aşkoşumu özledimm...yol bitmek bilmedi zaman durdu sanki..allam bende bir heyecan bir heyecan sanki antalya'ya ilk defa geliyorum ve ilk defa tanışacağız...bir yarışmaya katıldın ,bir sınav heyecanı kalbime seyyal taner ve nurhan damcıoğlu kaçmış:))) öyle bi raks ediyorlar..kalbimde bir kuş allam pır pır..ellerim titriyor..kendi kendime konuşmaya başlıyorum ''hoppp kızım kendine gel allasen ne bu eller kalp ritim felan noluyo manyakmısın kendine gel bi relax sakin '' ben bunları düşünürken yanımdaki yan yan bana bakıyor ben kendimle konuşurken yüzüm şekilden şekile giriyormuş...kaşımı kaldırıyor kızgın bakıyor sonra gülümsüyormuşum..kadıncağız tırstı sanırsam ayy ben bi deliyle felan oturuyorum aman allahım dedi heral:)) 
bunları bana aymira (ablamın kızı) söyledi..haa bu arada ablamla döndüm 3 senedir bugün yarın eniştenin anca keyfi oldu..olsun buda bişeydir:)) şimdi ben 3 tane yaramazla beraberim..onlara doyasıya bir tatil yaşatacağım..çok ağladılar gelmek için babalarının hakkından geldiler ablam tek kelime etmedi vala..yeminlen ben o lafları edemem aklıma gellmez...bu zamane çocukları çok feci çok:)) enişte teslim bayrağını çekti ya...







2 Temmuz 2010 Cuma

İKİ ORTA Bİ SADE HADE BANA MÜSADE:))

 aylar önce bir yazımda sevdiğim birinin bana fundiş dediğini yazmıştım.
o gün bugündür blog arkadaşım  tarçınlı kek bana fundiş diye hitap ediyor..msnde görüşüyoruz aslında antalya'lı ama samsun'daydı kendisi..
hep geleceğim diyordu bense hep bekliyordum..hamile olduğunu ben en başından biliyordum.randevulaştık devlet hastanesinin önünde buluşacaktık.ben etrafa bakarken karşıdan bana el salladı..tanıdı beni ben aaa ''çok değişmişsin''sanki daha önce görüştük görmüşümde ilahi ben:)))
kendisi artık pek yazmıyor bloguna ama güzel yazıları ve paylaşımlarıyla gelecektir..
güzel hoş sohbetlerdi.. ne kadar garip hiç tanımadığın bir insanla tanışıyorsun ama sanki senden biri sanki daha öncelerden gibi yabancılamıyorsun.blog güzel şey vesselam..
seni tanımak güzeldi tatlı kız..


iki orta bi sade hade bana müsade:)

30 Haziran 2010 Çarşamba

ENGELSİZ DÜNYAM'A TEŞEKKÜRLERİMLE

sevgili  no engel  arkadaşımdan aylarr önce resmimi çizermi diye bir mail atmıştım.çok çabuk cevap gelmişti.pc de hiç resim yoktu ozamanlar. resimden cep teliyle çekip göndermiştim kendisine. kısa sürede göndermişti bana ben resmi altıktan 2 gün sonra izmir'deydim..telefon almıştım teyzemden..''funda annenin mezarı kaybolmuş kızım'' demişti..uzun süre abimin keyfini bekledikten sonra annemin mezarını buldum..ve tek başıma abimden hiç bir para yardımı almadan yaptırmıştım..allahtan ki eşim dostum çok beni yalnız bırakmayan mezara tek başıma gitmeye müsade etmeyen ,benimle birlikte koşusturan gönül dostlarıma kan bağı olmasada gerçekten abilik yapan abilerime..onların borcu nasıl ödenir bilmem..  anlatasım var dolu dolu ama biliyorum ki ne kadar yazsam çizsem  içimde dağ gibi büyüyen çocukların özlemini asla bastıramayacağım..eve geldiğimde pc virüs girmiş yedeklemediğim için bütün resimlerim gitmişti..yaptığı çalışmaları sakladığı için tekrar yolladı resmimi bu gecikme için çok özür diliyorum kendisinden..çok teşekkür ederim arkadaşım..

28 Haziran 2010 Pazartesi

PEÇETE HALKASI

w.c andrews in kitabı var elimde bırakmak ne mümkün. okadar sürükleyici ki!..tv bile izlemiyorum .o dereece.dün peçete halkası yaptım.sevdim ben peçete halkası yapmayı hem zevkli hem şık oluyolar.yani en ufak bi süsleme bile yapsan gayet güzel ve şık bir şeye dönüşüyorlar..

24 Haziran 2010 Perşembe

MSN İÇİN ÖNEMLİ BİLGİLER BEN YANDIM SİZ YANMAYIN!..

bu sıralar aksilikler yakamızı bırakmıyor..hepsi peşisıra geliyor çorap söküğü gibi..peki ben ne yapıyorum elimde mendil halay çekiyorum tey tey tey:)) ardından havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsunn diyorum..haa aslında gerilmedim mi gerildim uykusuz kalmadım mı kaldım stres mi en alasından.. ben 2004 den beri msn kullanıyorum hiç böle bir şey gelmedi başıma..ama salaklık bende msn'i çalan şahısın dediği gibi harbi malım yaaaa..neden mi?? çünkü msn ait hiç bir bilgiyi hatırlamıyorum bilmiyorum..kaydolurken yazılan ne doğum tarihi ne isim ,ne il ne posta kodu tek hatırladığım gizli soru onuda değiştirmişler..

microsofta durum beyan eden formu doldurduk ama cevap gelmedi gelmez tabi bilgilerin eksik ve yanlış..face den şikayet ettik..face profilim yok.bu face tarafından mı kaldırıldı çalan kişi duvar yazılarını gördü dondurdumu muamma?? bakınız sizlerinde başına gelmesin diyerekten sizlere bir sunum hazırladım..msn gelen kutusunu açtık..seçenekler yazan yere gelelim.


 en altta diğer seçeneklere tıklyoruz..

 hesabınızı yönetin kısmında kişisel bilgilerinizi görüntüleyin ve düzenleyini seçiyoruz..



burada id nonuz ad soyad ne yazmışsanız onlar bulunmakta..hatırlamıyorsanız değiştir yazan yere tıklayıp mevcut şifrenizle il ,posta kodu  ,gizli sorunuzu alternatif e postanızı mobilinizi düzenleyebilirsiniz..ve bunları bir yere not ediyoruzz. hadi kalın sağlıcakla...halletmen gereken işler var onları halledeyim..yeni face yeni msn ve yeni bir benle bekleyin beni anacım:))) ama dua edin önce çünkü bu bir suç ve artık bişilim suçlarına giriyor..ve bende bu her kimse bir an önce bulunmasını istediğim için..savcılığa gidiyorum..en kısa zamanda yakalanıp hapis cezası bile yatar.. ki cezasını çekmesini istiyorumm okaaa..

20 Haziran 2010 Pazar

ÇOKK ÖNEMLİ MSN VE FACEM HAKLENDİ ARKADAŞLAR OKUYUN..

ARKADAŞLAR MSN VE FACEBOOK UM HAKLENDİ..MAİLLEŞTİĞİM VE FACEDE OLAN ARKADAŞLAR HAKLEYEN ARKADAŞ PROFESYONEL BENİ FACEDEN SİLİN..GÖRMEYEN OKUMAYANLAR İÇİN NE OLUR HERKES PAYLAŞABİLİRMİ..YA DA BU KONUDA YARDIM EDEBİLECEK BİRİ VARMI BANA NE OLURRRR YAAA :((((
NOT: HİÇ BİR ŞEKİLDE NE MSN NE FACEME GİREMİYORUM HESAP AYARLARIM DEĞİŞTİRİLMİŞ..

19 Haziran 2010 Cumartesi

GİTMEK Mİ ZOR ? KALMAK MI? ZOR OLAN??

Gitmek mi zor kalmak mı? Geride kalmakmış zor olan Giden otobüsün soğuk camına başını yaslayıp gözyaşlarını akıtmak değil..Gidenin ardından ağlayarak el sallamakmış zor olan.. 

Zor olan geleceğin getireceği kaygılarla sıkışan bir yüreği taşımak değilmiş göğüs kafesinin altında Hasretin ateşiyle yanan bir yüreği,gözyaşlarının vuslat masalıyla avutmaya çalışmakmış zor olan….

Gittiğin yerin en tenha postanesinden üç beş satırlık iyi haber namesi atmak değilmiş zor olan…

Zor olan her sabah pencerenin önünde postacının gelişine kurmakmış saatleri… 

.Başını alıp kendini alıp anıları valize koyup mavilere gitmek değilmiş zor olan...
Zor olan her şeye rağmen kendine rağmen yaşama rağmen inadına kalmakmış..

Gitmemekmiş...Beklendiğini bilmek beklenmek değilmiş zor olan...
Asıl zor olan beklemekmiş Ben kolayı seçmişim bu güne kadar..

Şimdi ise en zoru yaşıyorum...Seviliyor ve bekliyorum….

  17/06/perşembe akşamı yeliz'in mezuniyet törenindeydik..düğünleri olduğu için anne babası 
gelememişti.zaten mahsundu böyle bi zamanda onu yalnız bırakamazdık..konyaltı açık hava tiyatrosunda bütün öğrenciler çoşku ve sevinç içinde sahnedeki yerlerini aldılar..1.2.3.ler ödüllerini aldılar ve sonra hep birlikte müzik eşliğind kepler fırlatıldı..ardından ziynet sali çıktı sahneye..konser bitti ama bu gece yeliz'in son gecesi sahil yaptık..saatlerce süren koşusturma kuaför kıyafet derken okadar yorulmuşuz ki şişen ayaklarımızı denize soktuk..su okadar güzeldiki eve gelip mayolarımızı almayı bile düşündük:)) ama gecenin ilerleyen saatinde beni deniz için uykumdan edenleri ben balkondan aşağı atarım yaa..bunu düşünüp vazgeçtik..ne garip daha dün yanımızdayken bugün bize bursa'dan merhaba dedi..

yorgunum üzgünüm..üzgünüz.


tarifi mümkün olmayan kendime bile izah edemediğim duygularla baş etmeye çalışıyorum bu aralar..2 gündür sadece yarım saatlik uykuyla duran ben zerre kadar uyku yok gözümde..hiç bir şey gelmiyor içimden..beynimin içinde sözler ,cümleler okadar hızlı ve okadar çoklarki.uçuşuyorlar..tutup yakalamak istiyorum..hızlarına yetişemiyorum..kafamın kocaman vücudumun ufacık olduğunu hissediyorum..adımlarımı atarken bile yer çukurlaşıyor.adımım boşluğa geliyor sendeliyorum...asla açlığa dayanamayan ben mutfak faresi gece bile kendime sandwiç hazırlayan hiç üşenmeden patetes kızartan ,makarna yapan ben..kahvaltı yapmadan başlıyorum güne..dedim ya kendime bile izah edemezken başkasına nasıl anlatılır  ki?? garip...

16 Haziran 2010 Çarşamba

BİR TEK ANNEM OLSUN BANA BİR ŞEY OLMAZ!...

antalya'nın mevsimi değişti hala serin havalar aslında biz insaoğlu ne kadar nankörüzzz. o sıcak heleki yapış yapış bir sıcak bunalıyosun ,daralıyosun nefes alamıyorsun.duşa giriyorsun duştan çıktın kapıdasın daha giyinme işlemine başlamadın ama ter ve yapış yapışlık tüm bedenini sarıyor ve sen hala nankör insan havalar düzelmedi diyorsun:)) ayy bırak işte böyle devam etsin...dışardan geldik gülme krizi eşliğinde elin gavuru bizden daha iyi biliyorken antalya'yı biz çay içecek bi çay bahçesi bulamadık koskoca antalya'da iyimi:)) her akşam eve giriş saatimiz 2 ile 3 arası..nurgül ablam (manevi annemiz) pınar zuzumun annesi yanımızda.sıkıyosa laf atsınlar:)) bir tek aşkoşa üzülüyorum bizim yüzümüzden uykusuz kalıyor:.yosaaa halimden çok memnunum körün istediği bir göz hesabı:))

yorgunum ,yoğunum ve uykusuz her gece o soğuk kahvede şarkısıyla sabahı yapmak üzereyiz yine:)) ne olcak bu halimiz bilmem..sevdiğimiz bir teyzemizin aynı zamanda annemin memleketten komşusu ama akrabadan öteler.. doğum günü yaklaşıyor..ne alsak derdine düştük..mutfak eşyası dedim ben.. kızı olmazzzzz diye şiddetle belirti.mutfak eşyadan geçilmiyo koyacak yer yok dedi:)) aklıma geldi..hiç düşünmeye gerek yok çarşı ,çarşı dolaşmamada..oh ne iyi oldu..sizinde aklınızda bulunsun birbirinden şık anne bluzları  BURADA

11 Haziran 2010 Cuma

BU SABAH YAĞMUR VAR ANTALYA'DA GÖZLERİM DOLU DOLU OLUYOR..

okullar kapandı zuzularım geldi..lakin 17sinde yeliz'in mezuniyet töreni var ve artık bursaya evine gidecek onu çok özleyeceğiz ama yaa:(( okadar alıştık ki ve bizim ev öyle şeylere tanık oldu ki!..evet bize birde bursa kapısı çıktı..2haftadır onlarlayım.pazartesi aşkoşun doğum günüydü ona süpriz hazırladık.. ama hava yagmurlu dışarı çıkamıyoruz 3kere plan değişti:)) ve bunlar son dakikada gerçeşleşti.plan proje yapıldı tüm herkes pınar'ların evde toplandı.ve bize doğru kapıda ışığın sönmesiyle zile basıldı:))çok 
 şaşırdı..annem(kayınvaildem) doğum gününde aşkoşa malbora siğarası almış bir tek onu unutmuyorum demişti..kızlarda 2 paket malbora almışlar paketi açtı ''annem gibi yaptınız''demezmi:)) ogece anneler ,babalar gitti kızlar yine bende kaldı.beraber romantik komediyi izledik yine çok güldük..saat sabahın 8'i biz yattık:)) övlen 4te kahvaltı 5te evden çıktık..

alışveriş yaparken bu sevimli şeylere rastladık.gerçi fethiye'de  standları gezerkende görmüştük ama resim çekmemiştim..bende yapmak istiyorummm bunlardannnn..çok sevimliler ama..
sonra bu sevimli müzisyen kurbacıklarla tanıştık
bu darbukatör barayam mımız:d

 bunun isminide hüso koyduk

 buda ibramm

 havalar hala serin deniz sezonunu açamadık bu sene geçen sene nisanda açmıştık:)) serinde olsa yağmurda yağsa yarın gideceğiz:))
Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe