4 Eylül 2012 Salı

İZMİR Yeşilyurt Devlet Hastanesinde rezillik diz boyu...

izmir'de görümceme refaketçi kalırken hastanede olan bitene seyirci ve hayran kaldım.bir gece, sadece bir gece sessiz,dingin bir uyku istedim ama ne mümkün..her gece mi kavga olur arbede çıkar evet her gece hasta yakınlarıyla ,hemşireler,refakatçiyle doktor..doktorun asistanından ,asistanın proftan haberi yok kim kime dum duma.ve bir gün değil her gün mü hasta dosyası karışır evet her gün dosyalar karışıyor.rezalet diz boyu sistem diye bir şey yok.dikişli amilyatlı hastalar oda ,oda taşınıyor eziyetten başka bir şey değil. rahimi alınan bayan hasta yatağında inim ,inim inliyor. rengi beti benzi gitti kadının nefes alması gittikçe zorlaştı. 3 gün gastereloji doktoru beklediler. midesi ile bir sıkıntısı var bayanın ama ortada doktor yok..kadın bildiğin ölüyor. öyle kötü oldu ki sonunda abisi,eşi hemşirelerin orda arbede çıkardılar.eşi masaya yumruğu vurdu.insan haklarına şikayete gittiler,ordan başhekime nitekim gasteroloji doktoru geldi ve kadın apar topar tekrar bir amilyata daha alındı..

proflar vizite çıkıyor hasta soruyor '' dr bey ne zaman taburcu olurum'' dr'' kendini iyi hissediyorsan bugün taburcusun'' hasta daha iyileşmemiş ayağa zor kalkıyor ve ateşi yüksek bu hastanın?? bu hasta görümcem oda haklı sıkıldı kavgadan hastanenin piss tuvaletlerinden daha çok mikrop kapması olası..wc ye gittiği vakit hemşireye soruyor ''taburcumuyum ben'' hemşire bilmiyor yanındakine soruyor oda bir başkasına..sonra geliyorlar ve diyorlar ki ''güneş hanım şuraya imza isim soyisim''

 o güne kadar sesim çıkmamıştı ama orada hopsss diyorum..hemşireye ''doktor taburcu etmediyse ve siz kendi yetkisiyle diyerek imza attıracaksınız. bütün mesuliyeti hasta kabul etmiş olacak.bu hastanın ateşi çok yüksek ve henüz iyileşmedi.neden imzanın ne için olduğunu açıklamıyorsunuz.herhangi bir şey olduğunda bunun mesuliyetini kim alacak'' hemşire hemen arızaya geçti ses tonunu yükseltti neredeyse beni dövecek.taburcu işleminide iptal ediyor artistlik hareketlerle..''bakın dedim atar yapmayın ben olay çıkarmaya gelmedim sadece sorumluluk ve mesuliyetini anlasın diye görümcemi uyarmak istedim.ses tonunuzu düşürün. kimsenin canı sıkılmasın arızaya geçmek üzereyim'' dedim teyze,yenge beni bekleme salonuna çıkardı.

tam bir rezalet baştan sona...

şimdi antal'ya tıp fakültesindeyim..buradakilerin hepsi çömez bir işlem yaptırana kadar canınız çıkıyor.en ufak birşeyde bile telefon açıp birbirlerine soruyorlar çünkü..geldiğinize ,geleceğinize bin pişman oluyorsunuz.
birde binalar birbirinden o kadar uzak ki a blok, b blok bildiğin labirent çık çıkabilirsen.
gülem'in işi için burdayım  hastanede köşe kapmaca oynuyoruz..binalar arası mekik dokuyoruz.a kişisi b ye gönderiyor b kişisi c ye..neyse uzun maratondan sonra alacağımızı aldık.doğru doktorun yolunu tuttuk..tam 4 kapı gezdik..girdiğimiz kapılardan aldığımız cevaplar'' ben bilmem dr'un kimse ona git'' ''benim branşım değil ''
burası değil bayan falancı yere gideceksiniz''sonuncu odada aynı kelamları duyunca '' siz bilmiyorsunuz,o bilmiyor,nöroloji dr bilmiyor. ben şurdan yoldan geçen vatandaşa sorayım onlar sizden iyi bilir  ozaman'' dedim.. ve dr bey beni psikiyatriye sevketti:))  traji komik

durum vahim vay halimize!...

9 yorum:

  1. Merhabalar,

    Yazınızı okudum. Zannetmeyin ki, bir Yeşilyurt Devlet Hastanesi böyle. Ankara'daki hastaneler de aynen böyle; son iki ayımı Ankara'daki üniversite hastanelerinde geçirdiğimden yola çıkarak bu düşünceye vardım.

    Her ne kadar ülkemizde iyi ve güzel olan şeyleri keşfedip onları açığa çıkarmaya uğraşsam da, dizboyu rezillikler karşısında tüm iyi ve güzel olan şeyler kötü ve çirkinliklerin gölgesinde kayboluyorlar.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  2. yeşilyurt devlet hastanesi gene bir derece kardeşim
    oranın belli bölümlerinin doktorları uzmanları için gidiyor millet
    ben geçen hafta hastalandım yeşilyurttan randevu bulamadım
    mecbur alsancak devlete gittim
    bir kbb doktoruna denk geldim birde uzmanmış
    2buçuk randevum doktor geldi 3te hademe bir hatun yanına almış bir tanıdığını
    hooop hakkımı yedi resmen onu geçtim
    uzman doktor konuşamıyor espiri değil bildiğin gırtlaktan hım hım die konuşmaya çalışıo
    ne dediği anlaşılmıyor
    derdimi anlatıorum ağzımı açtırdı boğazıma bakçak dilimi bile çıkartırmadı
    enfeksiyon olmuş boğazın virüsler geziyo ilaç yazayım geçsin dedi yahu şaka gibi
    bi ultrason çektir bi kan tahlili al gguatra falan bak yok kardeşim
    bildiğin savdı beni başından
    izmirde yok öyle ii hastane düşün en iyisi senin gittiğin yeşilyurt
    allah ıslah etsin
    hastanıza acil şifalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben antalya'da yaşıyorum amaaslen izmir'liyim.tüm anlattıklarıma rağmen en iyisi yeşilyurtsa cidden vayy halimize vayy:)

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Babaannem 1 haftadır İzmir Yeşilyurtta yatıyor.Kadıncağız zaten 96 yaşında çektiği çilenin haddi hesabı yok.Bundan 1 hafta önce ameliyat oldu.Halam yanında refakatçi zaten yorgun,moral bozuk ve uykusuz.Hemşirelerin suratsızlığı terbiyesizliği bunların üstüne tuzu biberi olmuş.Zeytinyağ gibi üste çıkmasını çok iyi biliyorlar.Birde karşısındaki kişi sessiz,sakin bir kişi ise tam dişlerine göre.Buna keza doktorlarda ayrı bir sorun.Halam hemşireye hastanın dikişlerinin açıldığını söylüyor gelip kontrol etmesini istiyor.Hemşirenin cevabı olur öyle şeyler bunlar çok normal.Doktor bu sabah çıkaracağını söylüyor fakat akşam oluyor hala ortalıkta yok.Akşam geliyor hastanızı çıkarıyoruz diyor.Halam doktor geldiğinde normal olarak ilgisizlik ve alakasızlıktan dolayı biraz sesini çıkarmak istiyor ama ne mümkün terbiyesizlik diz boyu sesini çıkardığına pişman oluyor.Doktorun cevabı beğenmiyorsanız gelmesiydiniz.Sizi zorla getirmedik bu hastaneye.Babaannem 96 yaşında demiştim ve ameliyatlı kendi başına yürüyebilecek durumda değil.İzmir'in Selçuk ilçesinde oturduğu için ambulansla Selçuğa götürülmesi gerek.Sonunda akşamda olsa taburcu edilmeye çalışılıyor. Fakat ne hemşire ne hastabakıcı taburcu edilmesinde yardımcı olmuyor.Halam hastanenin içinde bir kaç tur atarak sonunda bir tekerlekli sandalye buluyor ve babaannemi kendi başına tekerlekli sandalyeye bindirerek taburcu ediyor.Bumudur insanlık bumudur Hak.Bu ülkede sesimizi çıkarmadıkça tepemize çıkıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok çok geçmiş olsun.ama malesef ki hastanelerde vaziyet bu durum bundan ibaret

      Sil
  5. yeşilyurt acile gidiyorum acil üstüne basa basa acil ama 1 buçuk saat acilde bekletiliyorum aracımı yan tarafta koyulan araçların yanına koydugumda buraya koyamazsın personel yeri git nereye koyarsan koy deniliyoror bumu sizin esnekliğiniz sizin işiniz nedir ya güvenlik olarak oranın düzenini sağlamak demi yardımcı olmak hayırdır hemşerim dövecek gibi kelimeler üstümüze yürümeler allah büyük ama başka zaman başkaşekilde denk geliriz sıkıntı değil kısacası 5 para etmez bihastane ben heray sigortamı ödüyorum bu şerefsizlerin maaşını ödemek içinmi yoksa adam gibi tedavi olmak içinmi ? aldığınız her kuruş haram zıkkım olsun çoluk çocugunuzdan çıksın işallah

    YanıtlaSil
  6. doktorlar grevdeydi çünki doktor öldürüldü diye tamda o güne denk geldi.acile gittim.iş kazasından dolayı ayağım şişmişti yürüyemiyordum.kadın doktor 1 gün rapor yazabilirim anca dedi.bende dedim 3-5gün verde bu ayakla beni uraştırma dedim..demez olaydım..kadın doktor defol çek git dedi bakmıorum dedi.bunu defalarca söledi.dedim ne barıyon insan gibi de nasıl doktor oldun dedim.tamda doktorların grev gününe denk gelmiştim.bide acil cok pis beni kanlı kanlı tekerli sedyeye yatırmışlardı pis pis.eve geri dödüm.kadın doktor nedense cok sinirliydi bana hakaret etti ve hiç bakmadı bana okadarda röntgen ve emar çekilmiştim.

    YanıtlaSil
  7. Yeşilyurt Devlet Hastanesinden nefret ediyorum. Ne zaman Oraya gitsem hayvani Bi muameleyle karşılaşıyorum. Doktorlar gergin, sinirli, adeta hastalardan nefret ediyorlar. Eniyihekim sitesinden doktor ararken Çetin Aydın isminde Bi kadın doğum doktorunun iyi yorumunu okudum. Yaşadığımı anlatayım.
    Çetin Aydın'dan randevu aldım. İçeri girdim. Bana şikayetimi sordu. Hamileyim dedim. Son adet tarihimi sordu. Ben şikayetlerimi söyledim. Bana uzanmamı söyledi. Öyle heyecanlıydımki çünkü bebeğimi ultrasonla ilk kez görecektim. Hatta belki ikiz olabileceğini bile düşünmüştüm. Ben oturdum. Acele etmemi istedi. Kasıklarımı açtım. Baktı baktı baktı hiç yorum yok. Normal, herşey yolunda, bak şuradaki bebeğin, bak bu kalp atışı ben bunları söylemesini bekliyorum. Adam konuşmaktan aciz. Sonra kalktı yanındaki hemşireye bişeyler yazdırıp durdu. Ben eeee dedim. Hemşire herşey normal dedi. Ben bişey soruyorum sanki sormam anormal bi durummuş gibi yemin ediyorum öyle suratıma bakıyorlar. Bana bebeğimin ilk ultrason resmini bile vermediler. Elimdeki giriş kağıdına bişey işaretledi. Sonra elimdeki kağıt yere düştü, ayaklarının altına. Ben almak istediğimi söyledim. Bana giriş kağıdımı vermediler. Önemli değilmiş kan vermem gerekmiş. Bunuda yine hemşire söylüyor doktorun dilini kesmişler. Şikayetlerimle ilgili konuşamadık zaten. Ikili tarama testine ne zaman gelicem dedim adam elime broşür tutuşturdu. Çetin Aydın denen bu doktor konuşmaktan aciz. Ben iletişim kurmaya çalışıyorum bana broşür veriyor. Broşürde bilgilendirme broşürü değil Gebelik okulu varmış oraya gidin diyen bi broşür. Benim okula gidecek vaktimmi var. Neyse çıktım ben. Kan alma bölümüne gittim ordan benden giriş kağıdımı istediler hani şu ayaklarının altına düşen ve bana geri vermeye doktorun tenezzül etmediği kağıdı. Tekrar geri dönüp sekreterden kağıt çıkarttırmak zorunda kaldım. Kısacası hayatımın en berbat doktoru en berbat ilk hamilelik deneyimi yaşattı bana. Bu adamın uzmanlığı iletişim yoksunluğunda olsagerek. Çetin Aydın'ı tavsiye etmiyorum. Hatta mümkünse bu gibi insanlar emekli olmalı. Daha fazla insanı kırmadan...

    YanıtlaSil

yorumlar: yalnız olmadığını bilmektir..değerlidir önemlidir.beni yalnız bırakmazsınız değil mi?

Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe