19 Haziran 2010 Cumartesi

GİTMEK Mİ ZOR ? KALMAK MI? ZOR OLAN??

Gitmek mi zor kalmak mı? Geride kalmakmış zor olan Giden otobüsün soğuk camına başını yaslayıp gözyaşlarını akıtmak değil..Gidenin ardından ağlayarak el sallamakmış zor olan.. 

Zor olan geleceğin getireceği kaygılarla sıkışan bir yüreği taşımak değilmiş göğüs kafesinin altında Hasretin ateşiyle yanan bir yüreği,gözyaşlarının vuslat masalıyla avutmaya çalışmakmış zor olan….

Gittiğin yerin en tenha postanesinden üç beş satırlık iyi haber namesi atmak değilmiş zor olan…

Zor olan her sabah pencerenin önünde postacının gelişine kurmakmış saatleri… 

.Başını alıp kendini alıp anıları valize koyup mavilere gitmek değilmiş zor olan...
Zor olan her şeye rağmen kendine rağmen yaşama rağmen inadına kalmakmış..

Gitmemekmiş...Beklendiğini bilmek beklenmek değilmiş zor olan...
Asıl zor olan beklemekmiş Ben kolayı seçmişim bu güne kadar..

Şimdi ise en zoru yaşıyorum...Seviliyor ve bekliyorum….

  17/06/perşembe akşamı yeliz'in mezuniyet törenindeydik..düğünleri olduğu için anne babası 
gelememişti.zaten mahsundu böyle bi zamanda onu yalnız bırakamazdık..konyaltı açık hava tiyatrosunda bütün öğrenciler çoşku ve sevinç içinde sahnedeki yerlerini aldılar..1.2.3.ler ödüllerini aldılar ve sonra hep birlikte müzik eşliğind kepler fırlatıldı..ardından ziynet sali çıktı sahneye..konser bitti ama bu gece yeliz'in son gecesi sahil yaptık..saatlerce süren koşusturma kuaför kıyafet derken okadar yorulmuşuz ki şişen ayaklarımızı denize soktuk..su okadar güzeldiki eve gelip mayolarımızı almayı bile düşündük:)) ama gecenin ilerleyen saatinde beni deniz için uykumdan edenleri ben balkondan aşağı atarım yaa..bunu düşünüp vazgeçtik..ne garip daha dün yanımızdayken bugün bize bursa'dan merhaba dedi..

yorgunum üzgünüm..üzgünüz.


tarifi mümkün olmayan kendime bile izah edemediğim duygularla baş etmeye çalışıyorum bu aralar..2 gündür sadece yarım saatlik uykuyla duran ben zerre kadar uyku yok gözümde..hiç bir şey gelmiyor içimden..beynimin içinde sözler ,cümleler okadar hızlı ve okadar çoklarki.uçuşuyorlar..tutup yakalamak istiyorum..hızlarına yetişemiyorum..kafamın kocaman vücudumun ufacık olduğunu hissediyorum..adımlarımı atarken bile yer çukurlaşıyor.adımım boşluğa geliyor sendeliyorum...asla açlığa dayanamayan ben mutfak faresi gece bile kendime sandwiç hazırlayan hiç üşenmeden patetes kızartan ,makarna yapan ben..kahvaltı yapmadan başlıyorum güne..dedim ya kendime bile izah edemezken başkasına nasıl anlatılır  ki?? garip...

3 yorum:

  1. funda , yeliz ara ara antalya'ya gelir heralde? cok mu samimiydiniz, niye bu kadar huzunlendirdi seni gidisi?

    YanıtlaSil
  2. canım hepimize bazen oluyor öyle.
    şu patates olayına takıldım gerçekten yapyomusun bu iş o saatte aferin...
    yelizin yüzündeki o gülüş hiç sönmesin.
    gitmek te kalmak ta beklemek te hepsi çok zor ama en zoru sevdiklerimizin gidip te dönemeyeceğini bilmek ....

    öptüm kocaman

    YanıtlaSil
  3. Funda'cım, canım benim. Bu satırlar sana hiç yakışmadı, seni iyi tanıyorum ve senden daha cıvıl cıvıl satırlar bekliyorum. Önceki yazıları okumaya daha vaktim olmadı, yoksa kaçırdığım birşey mi var? ama sanmıyorum dimi canım.
    Yeliz'i candan kutlar başarıların devamını dilerim.
    Bir daha buluşalım ne güzel di tadına doyamadık ne yazı ki!
    Ben yeni döndüm gibi bir şey daha önce geldim ama evde bulunmak nasip olmadı hiç.
    Sevgiler canım...

    YanıtlaSil

yorumlar: yalnız olmadığını bilmektir..değerlidir önemlidir.beni yalnız bırakmazsınız değil mi?

Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe