28 Ocak 2015 Çarşamba

Tanrı misafiri

Babamı kaybettiğimden bu yana burada yazmıştım kaç yıl ,kaç mevsim ,kaç hafta geçti kaç yaprak döktü yapraklarını , kaç çiçek açtı saymadım sayamadım Babam..

Babam her dışarıya çıktığında market ,kahve,çarşı vb yanında mutlak birileriyle dönerdi. Sofrası yerden kalkmayan  geleni ,gideni eksik olmayan evimizde her daim sofralar kurulur ve babamın Tanrı misafirleri ağırlanırdı.
 O zamanlar güven vardı insan ilişkileri çok kuvvetliydi saygı,sevgi ,merhamet vardı hiç tanımadığın insanı tutup kolundan getirmek hırlımıdır ,hırsız mıdır demeden haneye davet edilirdi.

Çaylar demlenir yemekler hazırlanır yaz aylarında sokakta gece yarılarına kadar oturmala, sohbet muhabbet
kimin ne işi varsa tüm komşular seferber olup elbirliği ile yapılırdı.

Birlik beraberliğin ,dayanışmanın olduğu en güzel yıllardı.Alışkındım kalabalık sofralara alışkındım kalabalık sofralarda yemek yemeğe..

Ayşe teyze ,Fatma abla, Hüseyin amcalarımız vardı çocukları sevindiren ,güldüren başımıza bir iş gelse akrabalardan önce yettikleri her daim yanımızda oldukları haneden saydığımız insanlarımız, komşularımız vardı.
Beraber soba üzerinde ekmekler kestaneler yaptığımız derdimizi sırrımızı açtığımız en ufak bir sıkıntıda soluğu onda aldığımız gönül dostlarımız vardı..

Bugün mü? durum aşikar ortada insanların özdeğerlerini yitirdiği, sevginin merhametin yok olduğu, insan ilişkilerinde acaba demeden şüphelenmeden duramadığı, insanların birbirini boğazladığı, kıskançlığın fesatlığın ve egonun tavan yaptığı yalan dolanın kol gezdiği, derdi sadece ekmek parasında olan masum insanların ekmeğiyle oynandığı,  öksüzün yetimin hakkının yenildiği dil,i dini, ırkı ,ne olursa olsun ölen bir insan için ohların çekildiği insanın acısına bile saygı duyulmadığı ,çoğu yerde hıçkırıklara boğulduğum insan bile demeye dilimin varmadığı bir toplumdayız...

Şimdi bu  evde düşüp bayılsam imdat desem sesime ses verecek bir Allahın kulu yok.

Akrabalık  bağımız yok ama, gönül bağımız olan insanlar iyi ki var hayatımızda onlarda olmasa bu hayat nasıl çekilir bilemiyorum.Beni bu denli mutlu eden ve yalnız olmadığımı  yanımda olduklarını var gücüyle gösterenleredir bu teşekkürüm.Gönül bağı ile bağlandığınız güzel dostlarınız hep olsun hayatınızda..


25 Ocak 2015 Pazar

kahvaltının önemi

Mutlu pazarlar babamız yoğun iş temposu nedeniyle evde değil böylesi anlarda pazarları sevmiyorum beraber kahvaltı yapamadıktan sonra kahvaltınında bir önemi ,anlamı kalmıyor benim için.
Sevdiklerinle aynı sofrada dostalarla,arkadaşlarla kurulan keyifli sofralar ,kahvaltılar gibisi yok.
Kahvaltı çok önemli ögün atlanmaması gerekiyor ama,ben çogunlukla atlıyorum tek başıma olduğum için kahvaltı hazırlamak gelmiyor içimden..
Karneler alındı tatil başladı yola gidenlere ,gidecek olanlara hayırlı yolculuklar..Bizde tatile gitsek mi? gitmesek mi düşünce aşamasındayız malum kış ayı gezip tozacağım diye oğlanı hasta etmek var ama,yeğenlerde durmuyor ki!.. hatta benim yeğenim büyümüş teyzesinin yol parasını bile çekecek hale gelmiş
''sen karışma bende'' diyor ♥(ˆ◡ˆ)♥ Kıyasıya bir rekabet var ''hala çarşı,gezme bende'' diyor hadi hayırlısı
Sevilmek güzel tabi paylaşılamamak ta..
Bazen kıskançlık durumları söz konusu ablamın çocukları ''sen zaten bizi fazla sevmiyorsun işin ,gücün bütün derdin onlar'' diyorlar onlar dedikleri de abimin çocukları ben hepsini seviyorum.Giderken elim boş gitmem hepsine çam sakızı çoban armağanı bir şeyler hazırlarım alırım bekarken  maddi durumum çok fazlasıyla iyiydi okul ihtiyaçlarına varıncaya kadar ben alırdım gezme sinema vb..

Abimin çocuklarına olan sevgim biraz daha farklı haliyle biri emekliyor biri yeni yeni konuşuyordu anne olmadan anne olmuştum ben  alt açmayı bilmeden ,mama nasıl hazırlanır bilmeden ,hastalanan çocuk nasıl bakılır ateş nasıl düşürülür bilmeden hepsini onlarla öğrenmiş ve tek başıma mücadele etmiştim ama ,bunu anlatamıyorum işte...

Sevdiklerinizle  geçireceğiniz mutlu bir tatil dileklerimle









24 Ocak 2015 Cumartesi

sosyal medya okuryazarlığı eğitmen eğitimi söyleşimiz



İnternetim kesikti sözleşmem bitince fes ettim sonra kapattırdığıma bin pişman oldum kendimi köyde yaşıyorum sandım Antalya gibi yerde aynı sokakta karı tarafta var bizim tarafta yok ne süperonline ,ne
 d smart vb hat yok uzun uğraşlar sonucu onca açılan telefon onca ziyaretten sonra niyahet bağlantıyı sağladım.Yazacak çok şey birikti aslında ama,net olmayınca ceptende zorlanıyorum bir yere basıyorum başka yere geçiyor sinir oluyorum.

Geçtiğimiz haftalarda  biz Antalya'lı bloggerler kemer-kirişte Sosyal medya okuryazarlığı eğitmen eğitimi söyleşisindeydik gençlerden oluşan grup bizi bir hayli heyecanlandırmıştı ne soracaklar? sorular ne olacak? vsvs biraz gerilmekle beraber endişeliydim açıkçası kendi adıma diğer arkadaşlarımda da vardı bu heyecan
servis ile alındık otele vardığımızda öğle saatine denk geldiği için gençler namaza gidecek ve bizlerde birşeyler yiyip kahvemizi içecektik.
Güzel karşılandık yemeğimizi yerken gençlerle sohbetler ediyor ,biraz olsun heyecanı atmaya çalışıyordum.
kahvemizi içmek için lobiye geçtik hoş sohbet bol kahkaha eşliğinde kahvemizi içip toplantı salonuna indik
o eklinde dizilmiş masalar karşı tarafta gençler diğer tarafta biz..
sorular sorulmaya başlayınca hepimiz adete bülbül kesildik ama,salonu gülme krizine sokan bir ezme tarifini süsleyip ,allayıp pullayıp öyle bir pazarladı ki  mutfak felsefem hepimiz hayran kaldık salonun gözbebeği idi :)
gençlerin enerjisi ,salonun güzelliği ,içimizdeki enerji birleşmiş harika bir atmosfer oluşmuştu çok mutlu olduklarını bugün zirveye ulaştıklarını dile getirdiler bizler de onlarda çok mutlu ve teşekkür belgelerimizle ayrıldık.












23 Ocak 2015 Cuma

Takı yastığı ve monster high

Yapalı çok oldu ama,paylaşmayı unutuklarım arasında Antalya'da manevi Anneannemiz var arkadaşımın annesi işim olduğunda oğlumu ona bırakırım gözüm arkada kalmaz benden iyi baktığını ve oğlumun da onu çok sevdiğni bildiğim için gönül rahatlığı ile kalırım gittiğim yerde.Manevi anneannemizin komşusu istedi  bende severek yaptım çok beğenmişler.

Ben hediye olarak yaptım Ayla ablanın sofrasında oturdum ,çayını kahvesini içtim bir kahvenin 40 yıl hatırı var ama,1 hafta sonra manevi anneannemiz babamızla para göndermiş telefon açıp ablacım ben hediye yaptım dememe rağmen ''olmaz Funda dışarda sordum dünya para söylediler sen uğraştın gece yaptın çok ben nasılsa alacaktım dışardan alınca hediye vermiyorlar'' dedi mecbur kabul etmek zorunda kaldım.
Keşke herkes senin gibi elemeğinin kıymetini bilse be ablacım..

Monster high taçlarda uğraştırıcı ama sonuca değer..

22 Ocak 2015 Perşembe

küs olsanız da çocuklarınızı görüştürün

Yarı karadenizli sayılırım yarı diyorum çünkü, baba ve koca kütüğünü sayarsak yarı olmuş sayılıyorum değil mi? çok küçük yaşlarda gitmiştim karadeniz'e Anneannemin vefatında ve ondan sonra bir miras olayı için ortaokuldayken gitmiştim.Hayal ,meyal hatırlıyorum konuşulan şiveyi,yenen balıkları,mıhlamayı gel gelelim ben ne balık tutkunuyum ne de yöresel yemekleri yapmayı bilirim mısır unu çorbasını bile bilmem..

Bu yaşımdayım ve ilk kez lazböreği ile tanıştım bir karadenizli olarak bu durumdan utanmadım elbet aile bağları ,küslükler incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden küslükler çocukların birbirini tanımaması sokakta görsem tanımam bilmem mesela dayımın kızının oğlunu veya kızını vb..
Acınası ve traji komik bir durum ama,malesef ki öyle allahtan facebook varda akrabalarımızı tanıyor öğreniyoruz:)) aa bu falancının oğlu aa buda teyzemin büyük kızı ,buda onun küçük kızı aay kocaman genç kız olmuş gibi...
İşin en kötü tarafıda baba tarafınıda bilmiyoru(Z) bir amcamızı gördük tanıdık allaha şükür mesela benim bir halam varmış 80 yaşındaymış ve ölmeden dünya gözüyle kardeşinin çocularını görmek istiyormuş!..
Telefonlarım susmak bilmedi bi ara baba tarafından akrabalar aramaya hal,hatır sormaya başladı hadi hayırlısı dedim içimden var bunda bir hin oğlu hin ama, çıkar kokusu yakında dedim yenge ısrarla arıyor ''gel halanın bir ayağı çukurda sizi görmek istiyor'' deyince benim sigortalar attı haliyle arkadaş 80 yıl önce nerdeymiş? ben hala nedir,hala sevgisi nedir bilmemişim hala ismini söylememiş dudaklarım babam öldüğünde nerdeymiş? madem kardeşini bu kadar seviyor çocuklarınıda görmek istiyor neden gelmemiş babam gözleri yolarda beklerken..

Telefonda verdiğim cevap '' hala biraz beklesin daha erken ya tanışmak için benim oğlum büyüsün, ayaklansın bi konuşsun bi 5-10 yıl sonra görüşelim'' oldu.Tepem atınca neşeli ,şenşakrak,güleç kimliğimden çıkıp bambaşka bir kimliğe bürünüyorum bazen ben bile dehşete düşüyorum..

Bende halayım ,teyzeyim yiğenlerimi çokk seviyorum özellikle abimin çocuklarını çünkü; ben bakıp büyüttüm biri 9 aylık ,biri 2.5 yaşındaydı.İzmir'e gittiğimde çocukların hafızasına hayran kalmıştım benim hatırlamadığım,unuttuğum öyle çok şeyi hatırlıyorlar ki!..ramazana denk gelmişti orada olmam sahuru yapıyor öyle yatıyorduk sahura kadar sohbet ,muhabbet.. Ben evlendiğimden beri abimle görüşmüyordum küsmüştüm haklı sebeplerim vardı yazmıştım daha önce burada
ağladığım ,sabahladığım gecelerin dili olsada konuşsa dört duvar dile gelse:(( çocuklar sürekli mesaj atıyor ''hala seni çok özledik bizim suçumuz ne ya annem babam sana göndermiyor sen gelmiyorsun yeter artık bitsin bu küslük'' diye yalvarıyorlardı.Benimde burnumun direği artık sızlamayı geçmiş kırılmıştı en son çocuklar gizli saklı görünmesinler diye arka sokaktan dolanıp yanıma gelmişlerdi 10-15 dk gördük öpüp koklamıştı.Sonrası hüzün ,acı salya sümük arkalarından bakışım..

 Adım atasım abimi göresim de yoktu nasıl olacaktı ablama gider çocukları çağırır orada görürüm dedim.Büyük oğlan Raşitcan'ım benim geldiğimin ertesi günü ablama gitmiş arayıp hala biz geldik hadi gel deyince taksiye atladığım gibi Yeşilyurt'tan, Kadifekale'de aldım soluğu birde ne göreyim anne ve babasınıda tutmuş kolundan getirmiş.Ramazan ardı bayram birde çocukların hatırı boynum kıldan ince barıştım geçmişe bir sünger çekerek....Çocukların büyüdüklerini göremeden onca yıl hasret ,onca yıl özlemle... şimdi kocaman olmuşlar delikanlı olmuşlar ama,beni sevmekten vazgeçmemişler ,unutmamışlar

Sizler küsseniz de ,darılsanız da ne olur bırakın çocuklar görüşsün kuzenleriyle hala,teyze vb onları bu küslüğe alet etmeyin...

18 Ocak 2015 Pazar

çocuklara sebze sevdirmenin yolları

Bizim evde sebze fazla pişmez eşimden dolayı oğlumda babası gibi sebze sevmiyor:( kereviz ve kabak rondodan da geçsem kokusunu ,tadınımı alıyor bilmem ilk kaşıktan sonra ağzını kitliyor resmen  yemek konusunda asla ve asla ısrarcı olmuyorum yemedimi ,sevmedimi onu bırakıp sevdiği bir şeyi hazırlıyorum.
Hazırlıyorum ama ,sevdikleri de aynı şeyler bu seferde tek yönlü beslenmiş oluyor yani meyveli yoğurt,süt ekmek ve tarhana kısır döngüsü hal böyle olunca ne yaparım arayışına giriyorsun istemeden bir şekilde sebzeyi oğluma sevdirmem ve yedirmem lazım ilk kabak,havuç ,patates ve kerevizi buharda haşlayıp rondodan geçirdim avuç içinden küçük kıymayı kavurdum onuda ekleyip çok sevdiği tarhananın içersinde bi taşım kaynattım sonuç başarılı yedi bende çok sevindim tabi

Bugünde baktım oğlum abur cubur tarzı şeyleri çok seviyor mesela babası akşamları ona kek  getiriyor ayıla bayıla yiyor   ozaman kek yapmalı ama,bu kek normal değil de sebzeli olmalı pırasalı kek yaptım yanınada bir bardak süt oh mis 2 dilim yedi.

Sırada karnıbahar ve brokoli var onlarıda ağzına sürmüyor ama,çorbaydı ,omletti denemeler yapacağım. mesela ceviz yemiyor bende sabah kahvaltısında çay ekmek yapıyorum klasik analarımızın bize yedirdiği 1 tatlı kaşığı peynir ve cevzi öğütüp 1-5 tatlı kaığı ceviz ilave ediyorum afiyetle yeniyor ya da muhallebiyi seviyor muhallebinin içine atıyorum cevizi öğütülmüş olarak..
Fincanlarımı çok seviyordum ama,nazara geldi bir tane kalsaydı bari :(( hepsi kırıldı ruh halime göre kullanıyordum gülen,surat asık surat vb sağlık olsun ne yapalım.
muffinler ,ağzı açık poğaça tarifleri Antalya'lı blogger ablalarımdan zaten tarif aradığımda direk onların bloglarına bakıyorum çünkü ,lezetlerinide yakından tattığım için ve bugüne kadar yaptığım tariflerde hiç sorun yaşamadım birde görselli cicili ,bicili masa kurmayı bi öğrenebilsem...

15 Ocak 2015 Perşembe

içerik hırsızlarına buda benden ders olsun!..

İçerik hırsızlarının önüne geçilmiyor çok fazla sayıdalar elişi,elemeği yapan tüm arkadaşlarım bu derten muzdarip.İşin en kötü tarafıda ''paylaşılmasını istemiyorsanız yayınlamayın'' deniyor iyide ben yayınlamadan ürünümü nasıl tanıtacağım? hem ben paylaşınca bu demek olmuyor ki sen resmi çal üzerindeki etikeki sil sipariş al bir sayfada ağzım açık okudum atıyorum kadının sayfası bebeklere cici tasarımlar sayfadaki ürün atıyorum ayşenin tasarımları resmi çalmak yetmemiş birde senaryo yazmış sabahladım ,yakın çekim yaptım şöyle çalıştım vs vs ayy mütavazi olamayacağım ço güzel oldu elleriem sağlık.

Şimdi paylaşmak ile çalmayı ayırt edin önce bir, tasarım demek bir şeyi kafanda tasarlayıp faaliyete geçirmek tamam herkes pinteresten yabancı bloglardan esinleniyor birde bir insan neden bu işi yapmak ister? hobi için mi? zevk için mi? çocuğu ,çoluğu vardır çalışamıyordur evine katkıda bulunmak ,çocuklarının nasibini çıkarmak için vb .Ben sabahlamışım 7 de yatmışım oğlum 8:30 da uyanmış ve ben uykusuzluktan yıkılıyorum oğlum oynamak istiyor hopluyor zıplıyor benim oğluma verdiğim cevap ''dur annem ,yapma annem ,git annem''
verimli olamıyorsun çocuğuna da..ee insanlar deli mi  çocuklarına  verimli olamazken neden satış sipariş yapsınlar ki!..başkaları resimleri alsın ,çalsın sipariş alsın ,hazıra konsun diyemi?
Herkes farklı memleketlerde ve herkesin Allah(cc) rızkınıda nasibinide versin kimse kazanmasın demiyorum herkes kazansın ama ,çalmadan başkalarının sırtından geçinmeden..

İnstagramda emek hırsızları var yapılan yorumlar dehşett hırsızları savunanlar ,yandaşlar akıllara zarar neyi savunduklarından  bi haberler.bu taraklarda bezim olmaz hatta hiç işim olmaz beni tanıyanlar bilirler ki insan canlısı olduğumu ama,bir yerden başlamak lazımdı tüm emekçi arkadaşlarım adına

Benim resmimi alıp sipariş alan bayanın  sayfasına  müşteri olarak girdim ve sipariş verdim bana abdestinde nazamında ve allah korkusu olduğunu ve  herkese güvenilmediğin falan yazdı 2 hafta geçti ses yok mesaj yazdım yapmadınız mı diye? siparişim bitmiş şimdi teslimat için anlaacağız kısmetse tabiki ürünü almayacağım belki ah alacağım beddua edecek belki değil yapacaktır ki!.. herşeyi gözönüne alarak ve bulundurarak yaptım.
Tüm emekçi arkadaşlarım adına bir ders olur belki bayanın yaptığı kapı süsü

14 Ocak 2015 Çarşamba

yeni blog açan arkadaşlar profile link ekleme ve profil ayarı

Bloglarında profil resmi olmayanlar adlı postta bir şeyi atlamışım. arkadaşların yaptık ama olmadı mail ve mesajlarından sonra baktığımda evet link verebilmişler ama foto hala yok.Nasıl nasıl diye düşünürken aklıma geldi. gfc izleyici den herhangi bir blogda oturum açıyorsunuz.bakınız arkadaşımızın
 Rana sultan ve foto olmadığı için benim listemin ennn arkalarında idi.Arkadaşınkini yaparken izah edeceğim. oturum açtık seçeneklerden site ayarlarını tıklayalım.

 açılan sayfada onu kullanmayı tercih edin kısmına tıklayalım.
 google seçeneğini seçelim.
bakınız boş olan foto değişti ve izleyici bölümünde ön sıralara düştü..bir profil seçtiğinizden artık izlemeye aldığınız bloglarda görünür olacaksınız.lakin daha önce izlemeye aldığınız site ve bloglarda resimsiz haliniz yer alır.hatırladıklarınızı ve aklınızda olanları site-bloga girip bu şekilde düzeltebilirsiniz.
mutlu pazarlar..




12 Ocak 2015 Pazartesi

içerik hırsızlarına karşı nasıl bir önlem almalıyız?

Merhaba sevgili arkadaşlar bir derdim var bunu dile getirmek istiyorum bugün gerek yemek blogları olsun,gerek hobi blogları,gerek kişisel vb bloglarda içerik hırsızları gün geçtikçe çoğalıyor.El emeği yapan bir çok arkadaşım facebookta o kadar çok sayfa varki!.. bizler blog camiasında birbirimizden çok şey öğreniyoruz kimi blogda makyaj yapmayı öğrenirken ,diğer blogda annemizden öğrendiğmiz klasik yemekler haricinde lezzetler ve sunumlar öğreniyoruz blmediğimiz bir konu hakkında fikir edinmiş oluyoruz ,kimi blogda örgü örmeyi,eldiven ,patık örmeyi öğreniyoruz çocuğumuzla nasıl etkinlikler yaparız ,ne yedirebiliriz sevmediği bir yiyeceği nasıl sevimli hale getirebilriz ve daha bir çok şey.Çoğu zaman arkadaşlarımız bir acı,hüzün yaşadığında hemen koşup iyi ve güzel dileklerimizi yazıyoruz. 

Madem bizler burada bir aileyiz ,ablayız kardeşiz aynı çatı altındayız o halde birbirimize destek olmalıyız diye düşünüyorum içerik hırsızlarına karşı. Ben instagram açtığımda oğlumun adı olsun satış sipariş sayfam olsun istedim ama ,arkadalarımın beni bulması zorlaştı ardı arkasına siparişler alan ve çok yoğun olan biri değilim oğlum ilgi,sevgi ve oyun isteyen döneminde ben bilgisayara geçtiğimde ''oturamam -kalkamam kalk'' dye çekiştiriyor bir yanımdan kalmadığımda yerlere atıyor ağlıyor onu bunu saçmaya başlıyor mecbur kalkıp bırakıyorum.Bir uyku düzenimiz yok 1-2de uyuduguda oluyor 11 de uyuduğuda o uyuduğu aman ben keçelerin başına geçiyorum kes ,dik vs vs derken gün aydınlanmaya başlıyor, güneş doğuyor çoğu zaman 7-8 de yattım 9 gibi oğlumun uyandığı oluyor ve ben uykusuz turşu gibi ona yetmeye çalışıyorum. 

 Ben bi siparişi bitirmek çin sabahlamışım ,resim çekmek için kırk yere götürüp çekmişim bazen aceleden isim yazmayı unuttuğum oluyor hoş isim yazsan ne olacak ki!.. resmi alıp bir güzel oynuyorlar ,photoshop vb işlemlerle ben yaptım diyerek birde güzel fiyat veriyorlar.Bazılarıda yazılmış olan bir konuyu hiç değiştirmeden olduğu gibi kopyalayıp yayınlıyor pess gerçekten pes.. O kadar çoğaldılar ki birde çirkeflikte üzerlerine yok yavuz hırsız ev sahibi bastırır meselesi bir çok arkadaşım bu dertten muzdarip.. Birbirimize destek olmalıyız arkadaşlarımızın ürünlerini ,yazılarını ,içeriklerini gördüğümzde es geçmeyelim en azından içerik sahibine linki bildirelim. İnstagram hesabım takibe alırsanız  çok sevinirim sizlerde hesaplarınızı yazarsanız bu post altında 
sosyal medya hesaplarınızı onları toplayıp link halinde ayrı bir post olarak yayınlayalım.
Sizlerden ricam link bırakan tüm arkadaşları takibe alalım kendimizi takip ettirdikten sonra takip etmemek hiç hoş değil.
Birçok blog blog keşif etkinliği yaptı ama,sadık kalanlar çok az malesef link bırakıp sayfalarını tanıttıktan sonra takibe alanlar olmasına rağmen arkadaşlar dönüş yapmıyor.
Lütfen sadece sayfanızı takip ettirmek için yapmayın..

DİPNOT:bir çok hırsızla muhattap oldum ama,kendi ürünüm için değildi arkadaşımın sevdiğim bir ablamın ürünüydü benim ürünümü çalan bayanla da müşteri gibi fiyat ve teslimat konusunda konuştum 2 çocuğu olduğunu abdetsinde, namazında olduğunu ve allahtan korktuğunu yazdı.orada diyemedim allah korkusu olan insan başkasının işini alıp sipariş alınır deyip birde fiyatlarmı diye ki o ürüne ben bile o kadar fiyat vermedim.

Gerçekten allah korkusu olan vicdanı olan insan başkalarının emekleri üzerinden kazanmaya çalışmaz allah herkesin rızkını bir şekilde verir.










Antalya saklı kent

Antalya'da mutlak gidilmesi gereken bir yer saklı kent yolları dar ve zorlu olsada çıktığınız zaman bu zahmete değdiğini anlıyorsunuz.Malum her yerde kar manzaraları ve kardan adam resimleri görünce içim gitmedi değil
aslen İzmir'li olduğumdan karla tanışıklığım  ,boğumuşluğum var ama,Antalya'da yaşadığımdan bu yana kar görmek mümkün olmadı eve dönüş yolundaydık eşim ani bir manevrayla direksiyonu kırdı ve kendimizi burda bulduk
Biz sadece etrafı gezip bir çay içip ayrıldık oğlum uyuyordu,oldukça soğuktu..
kayak yapma sevdasıda içimde kaldı harika bir pist var kar ve hava zaten mükemmel ayrıca board için çok elverişli bir durumda.Üstelk sessiz ve sakin bir ortam kalabalık değil.










5 Ocak 2015 Pazartesi

mercimek köftesi,patlıcanlı börek,serin salata,kaşık helvası ,kıbrıs tatlısı ve daha nicesi

Netim kesik olduğundan yazamadıklarımdan biriydi takipçi pikniğimiz daha önce bir soysal medyada duyuru yapmıştık. 29 ekimde buluşacağız diye 
Hava çok güzeldi güneşli,sıcak bir hava hakimdi takipçilerde yaptıkları mamalarıyla gelmişti üstelik.
Mekanımız konyaaltı beach parkların olduğu yerde Engelsiz yaşam spor klübündeydi lakin karşılaştığım manzara beni fazlasıyla üzdü terk edilmiş virane bir sahil kasabasını andırıyordu bütün sahil boyunca mekanlar,ağaçlar,parklar,canım çiçekler hepsi boynunu bükmüş sessizliğin ve acının hüküm sürdüğü bu yerde isyan ediyor gibiydiler.

Çünkü; bu canım güzelim yere yarın dozerler ve kepçeler gelecek yıkım ,imha işine başlanacaktı.
Belediye almıştı ve halka açık yapacaklar sanırım ki bu hiç hoş olmayan bir durum neden diye soracak olursanız ki!.. nerde beleş oaraya yerleş afedersiniz iti ,kopuğu orada olacak ve sen tek başına bayan halinde sahile gidemeyeceksin çantan çalınır,telefonun arazi olur ve hepsinden kötüsü beyaz donla denize girerler.
Konyaaltını halk plajı olarak açtı sayın başkanımız lakin,3 arkadaş gittiğmiz güle oynaya döndüğümüz yerden
laf atmalar,yanaşmalar ,pis pis bakmaları ve o iğrenç beyaz donlarıyla denize atlamalarından dolayı apar topar terk ettik.

Bir tek burası kalmıştı paranı verip şezlongunu kirala ne rahatsız eden olsun ne eşyan çalınsın..

Yedik ,içtik bol sohbetler eşliğinde güzerl bir gün geçirdik..gersini zaten fotolar anlatır
sevgi ile kalın










Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe