31 Aralık 2015 Perşembe

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.
Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.
Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.
Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.
Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.
Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Aralık 2015 Cumartesi

Eşleştirme etkinlikleri (1-3) yaş

Ruhaniyet çalkantıları yaşadığım ardından gelen acı bir haberle İzmir'e gidip eşimin teyzesini genç yaşta toprağa uğurladıktan sonra yazasım gelmedi..Ateş düştüğü yeri yakıyor elbette ama,bugün varız yarın yokuz 5 dk sonrasını bile bilmediğimiz bir hayatta kırıyoruz kırılıyoruz yıllarca küs kalıyoruz egolarımıza esir düşüyoruz.Rahmetli annem ve kız kardeşi incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden darılmış küsmüşlerdi sonrası acı haber iki kız kardeş helallik alamadan birbirlerine küs gitmişlerdi. Ne garip değil mi insanız ve nefsimize yenik düşüyoruz, çoğu zamanda inadımıza

Havalar soğudu malum grip ve hastalıklar boy göstermeye başladı ve eve kapanır bir hal almaya başladık.Evde olunca canı çok çabuk sıkılan ,dışarıya gidelim ,parka gidelim hatta markete gidelim diye ağlayan bir bızdık varsa hayat gerçekten zor :)

Etkinlik yaparken resim çekeceğimi anlayınca bir atarlanmalar ,saçıp yere dökmeler oyunu bozmalar
hal böyle olunca çekmediğim ,çekemediğim bir sürü etkinlik oldu zamanla telef olup gittiler.
İnstagram 'da paylaştıklarım var sükür ki

Kartona çizip içlerini kestiğim bul tak oyunumuz bulduğunda evett diye bir sevinmesi var görülmeye değer.
Renkleri her ne kadar öğrenemesekte henüz öğreneceğiz sabır ve azimle devam :)
Çizdiğim ağaca düğme yapıştırdık bunu saklayacağım pano yapacağım birlikte yaptığımız he şeyi arşivleyeceğim.

Cay bardağı kutusunun iç bölmelerinden kestiğim kartonlara çizdiğim hayvanlar tanıyıp eşleştirdik.

video
son olarak videomuz gelsin.

17 Kasım 2015 Salı

Çağımızın hastalığı vefasızlık!..

Uykusuzluğun tavan yaptığı günlerden biri yine bu gece saat 05:10'u göstermekte hayır oğlum uyuyor uykusuz kılan kafamdaki deli soruların peşine takılmam cevabı bulamadım henüz.

Çağımızın hastalığı vefasızlık ve dilimde ben bunu hak edecek ne yaptım!.. sözleri ibretlik bir dostluk hikayesi benimki sonu yılan hikayesine dönen bu konuya değineceğim elbet lakin,şimdi değil önce kendime geleyim sonra sizlere gelirim misali...

Yaşadığı tecrübe ve  deneyimlerle korkuyor işte insan hayatıma giren insanlar için acaba? olur mu  yaparmı ki endişeleri ve korkular!.. mesela canımdan çok sevdiğim iki zuzum var benim ve bu blogda onlarla ilgili çok yazım var bir gün gelir de acaba onlarda onun gibi yapar mı? kaygısını yaşamak inanın hiç güzel bir duygu değil .,

Bugünlerde kırgınım biraz hayır hayır hastalık değil kalp kırgınlığı benimkisi gönül ağrısı yılların üzerimde bıraktığı tortular ,yaşanmışlıklar aslında hiç yaşanmamışlıklar yaşandığını sandığımız aslında hiç yaşamadığımız aslında hiç olmayan Yeri geldiğinde gölgesine ve anılarına sığındığımız mutlu olduğumuzu sevildiğimizi sandığımız aslında koca bir yalandan ibaret olduğunu öğrendiğimiz yaşanmış ama hiç yaşanmamışlıklar...
Biraz karmaşık oldu değil mi?işte bu yazı kadar karma  karışığım bende
Nerede hata yaptığımı düşünüyorum ve nasıl oluyor da onca yıl adına dostluk dediğim şeyin uğruna kendimi heba ettiğim  annemi, abim karşıma aldığım ve nasıl oluyor da gerçek yüzleri göremediğim

Klavye başında dökülmüşken  yazayım o halde..

Liseyi beraber okuduğumuz mahalle arkadaşım can yoldaşım  en kötü günleri beraber atlattığımız yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen onca olay hadise de başında sabahladığım adliye koridorlarını mesken ettiğim .Akrabalarının kıskançlık krizine sebep verdiğim ''onun Funda'sı var bize gerek kalmaz'' şeklinde tavırlara maruz kaldığım onunda benim her şeyime koştuğu evlenirken tüm çeyizim elinden geçti benimle sabahladı vs vs

Evlenince sık görüşemez olduk ben her İzmir'e indiğimde annem  (kayınvalidemi) görüp daha ablama abime uğramadan soluğu onda alırdım.Sonra cep telefonlarımız değişti ben 2 sene İzmir'e gitmedim.Oysa değişen sadece cep telefonlarımız değilmiş.

Çınar'dan önce ilk bebeğimi kaybettim ve bunun acısıyla başa çıkamıyordum ruhaniyetim oldukça kötüydü ki manevi annem Gülem zuzumu benimle İzmir'e yolladı sadece bana destek olsun beni yalnız bırakmasın diye sevilmek güzel şey hangi anne kızının arkadaşı iyi değil yanında ona destek olsun diye yollar.  Beraber soluğu  ( can yoldaşım) da aldık dile kolay 13 yıl birbirimizin hayatında önemli rol oynadık.

Pek hoş karşılandığımızı söyleyemeyeceğim çayımızı kahvemizi içtik ama,içime sinmeyen bir şeylerin huzursuzluğu vardı üzerimde ki!.. en ufak bir kırgınlık dahi yaşamadık ortada hiç bir şey yokken neydi beni bu denli rahatsız eden? odada soğuk hava rüzgarları esmekteydi  üstelik Gülem çok rahatsız olmuş gidelim mi diye mesaj atıyordu telefonuma..

Sonra bir çok kişiden  duyduklarım konduramadığım için neredeyse herkesin yalan söylediğine bizim dostluğumuzu kıskandıkları için yalan söylediklerine kendimi öyle bir inandırdım ki öyle böyle değil.
Günlüğümde sadece 30 sayfada ismi geçmiyor 600 küsür sayfalı bir günlük bu..

Sonra cep telefonuma gelen suratıma tokat misali inen sözler gözyaşlarıma hayır sakın akmayacaksınız diye yalvardığım tırnaklarımla avcumu deldiğim onca kalabalığın içinde kendimi robinson gibi hissettiğim ve yalnız kaldığımda çocuklar gibi hiç susmadan ,bıkmadan usanmadan 2 saat boyunca ağlamaktan yorgun düşüp yatağa bayıldığım.

19 yıl yaşandığını sandığım ama,aslında hiç yaşamadığım tüm yaşanmışlıklar koca bir yalandan mı ibaretti? sevmeler ,omzumda ağlamalar ,sabahlamalar ,kahkahalar hepsi yalanmıydı?gözden ırak olan gönülden de olurmuydu ?kafamda onlarca soru iki bilinmeyenli denklemler gibi!..

Olur da bir gün bir yerlerde karşılaşırsak soğuk ve seviyeli davranırsam ki bugüne kadar asla beceremediğim bir durumdur bu ama,kişi yaşadıkça ,yaralandıkça ve hırpalandıkça uzak ve soğuk oluyor istemsiz elinde olmadan şimdiden affedin olur mu .



10 Kasım 2015 Salı

Orkide hareketi Antalya'da

Güneşli ve güzel Antalya sabahına uyanıp Akra barut hotelde sevgili Mucit anne 'nin organize ettiği 
Orkide hareketi etkinliğinde buluştuk..Çınar'da minik ve soru soran blogger olarak yanımdaydı.

Orkide hareketi genel müdürü Bülent beyden  sohbet dahilinde yemeğimizi
 yerken güzel bilgiler edindik

Biliyorsunuz ki!.. günümüz network marketing dönemi  tanıdığımız ,eşimiz dostumuz bir çok insan bu sektörden ekmek yemekte lakin , ne tüketici olarak ne de satıcı olarak bilinçli değiliz Satıcı başarı elde etmek üye eklemek para kazanmak için ve hayallerinin peşinden gitmek için çabalamakta ve bir çoğu hayallerine ulaşmış durumda güzel bir arabası ,her ay düzenli yatan bir maaşı seyahati vb..
Bizim hayellerimiz yok mu? sizlerin yok mu? günümüz şartlarında herkesin hayalleri vardır elbet 

A -B marketing de çalışan bir çok arkadaşım bu sektörün içine çekmek için çok çabaladı ''senin çevren geniş paylaşımların çok beğeniliyor ,İzmir'de Antalya'da çevren var''vb ama,kendilerini kırmadan nazikçe geri çevirdim.
Bunun kendimce sebepleri vardı çünkü; 
1.üye olmak için istenilen mebla 1000-1500 TL idi
2.ürünlerin içeriği ,bileşenleri ve sertifikaları yoktu 
3.ve her şeyden önemlisi hayallerimin peşinden koşacağım diye insanların sağlığı ile oynayamam.

Orkide hareketinde yüksek meblalar söz konusu değil ve bu işi yapamıyorum dediğinde içeriye borçlanmak da yok ve daha bir çok kolaylık...Helal sertifikası da  mevcut..

 Orkide Hareketi bugünden geleceği kazanmak için en ideal fırsattır. Gelecek ertelenemez, Geleceği gören zihinler, düşleri gerçeğe dönüştürme yeteneğine sahiptir.  Fırsatları doğru yer ve zamanda değerlendirenler, geleceğin mühendisleri olacaktır.
Bugün, düşünmek için değil, yaşamak içindir. 
Gelecek bugünden başlar.

ORKİDE HAREKETİ
www.orkidehareketi.net
0850 450 51 51



5 Kasım 2015 Perşembe

Bal kabağı kapı süsü

Yazın rehavetini üzerimizden atamamak ardından ülkemizde arkası kesilmeyen acı olaylar böyle zamanlarda hiç bir şey yapasım gelmiyor benim, içim acıyla boğuşurken ,ölüp giden gencecik fidanlara üzülürken geride kalanları anaları ,babaları,evlatları eşleri düşündükçe içim eziliyor.

Bol bol kitap okudum bu süreç içersin de
Ardından oğlumun sendromları derken yazacak çok şey birikti.

Çok oldu yapalı arkadaşım istediğinde yaparım dedim ama,nasıl yapacağıma dair en ufak bir fikrim yoktu.Ağır ve zor bir model kalıp mevcut değil malzeme bulmak sorun netten sipariş versem herkese güven olmuyor.
Malzemeleri tedarik edince atı yapınca bal kabağını da salata kasesi ile çizerek bir kalıp çıkardım.
gündüz fırsatım olmadığı için tüm gece bazen sabaha yaklaşan saatlere dek uğraştım.
Bitirip arkadaşıma yolladım çok beğendi..
İşin en zor kısmı paketlemek ve resim çekmekti tek başıma olduğum için kapıya sabitleyemiyorum bir taraf sarkıyor dengede tutamıyorum flaş patlayınca çok kötü oluyor flaşsız karanlık..
Paketleme işi de oldukça sıkıntılıydı ebat olarak oldukça büyük zedelenmesin ,zarar görmeden gitmeli diye çok hummalı çalışmalar ardında en sonunda paketledim.
Şimdi pek fırsat bulamıyorum biraz toparlanıp normale dönelim bol hobili ,mutlu,umutlu ve acısız günlere uyanalım inşallah..


3 Kasım 2015 Salı

Arkadasının huyunu alma hal ve tavırlarını sergileme!..

Oğlum doğduğundan  bu yana ufak tefek sıkıntılar haricinde  ne gaz sancılarımız ne uykusuz gecelerimiz oldu bizim. ılımlı,sessiz uyum sağlayan bir çocuktu.
Bir çok grupta annelerden okuyorum bebeğim hiç durmuyor eve kapandım bunalıma girdim diye
çok şükür ki ne eve kapandım ne bunalıma girdim etkinliklere katıldım ,hobilerimi yaptım kitap okudum.
 Büyüdükçe işin rengi değişmeye başladı apartmanımıza alt kata biri 5 diğeri oğlumla yaşıt iki kızı olan komşumuz taşındı.Çocuğa ,çocuk gerek dedim ve neredeyse 7-24 beraberdik.Büyük olan kız bir çığlık çığlığa ,çığlık atıyor ki yandı üzerine bir şey devrildi canı çok yandı sanıyorsunuz yok canı istediği için atıyor ve o kadar çok şımarıyor ki kapıları çarpmalar,deli gibi kriz geçirinceye kadar ağlamalar annesine '' yapacaksın kalk ver sus konuşma''vb annesi ne bir dur kızım ,ne yapma ya da herhangi bir şey demiyor...

Evet oğlum rol model olarak Melissa'yı seçti onun gibi morarıncaya kadar  çığlık atmalar neredeyse ağlamak için sebep aramalar ,hayır dediğimde kendini yere atmalar ,tepinmeler canı çıkıncaya kadar ağlamalar sakinleşsin diye yanına gittiğimde yaklaştırmamak ve daha da hırçınlaşmak...
İşin en kötü yanı ne yapmanız ve nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyor olmanız.
Kendisiyle beraber beni de yıprattı zorlanmadım desem yalan söylemiş olurum tuvalet eğitiminde bile bu kadar zorlanmadım 3.gün olayımız bitti.
 bir kere altına kaçırdı ''olsun olsun bir şey olmaz yıkarız annecim'' dedim.Şimdi bir şey döküp kırdığında ''oçun oçun biçe omaz yıkalız '' diyor :)

Melissa okula başladı biz her gün etkinlik ,faaliyet yaptık evin işi bekledi  her gün karşımda koca bir insan varmışcasına konuştum anlattım ,her gün en az 2 saat parkta oynadık ve her gün ''seni çok seviyorum canım ,bir tanem''vurguladım akşamları babamız devraldı.


Ağlama krizi tuttuğunda istediği şeyi elde edinceye kadar ya da anne gelip kucağına alıncaya kadar sürdürüyordu.Hiç ilgilenmedim çayımı ,sigaramı alıp balkona çıkıyor ve ya başka bir şey ile meşgul oluyordum içim cızzz ediyordu ağlamasına dayanamıyordum ama,şimdi gidip alırsam  öpüp koklarsam bu ileride asla baş edemeyeceğim bir sorunla karşı karşıya bırakacaktı beni..Araba ,müzik aletleri hemen kendime bir atmosfer yaratıp şarkı söylüyor oyun oynamaya başlıyor yüksek sesle oynuyordum.Ben ağlamasını kessin diye direnirken oda ağlayacağım diye direniyordu.

Yok yok ne denersem deneyim ,ne yaparsam yapayım olmuyordu gençlik hayatımdan bu yana herkese kafa tutan ,baş eden ben küçücük çocuğa yenik düşüyordum.Beni en çaresiz ,en savunmasız yerimden vuruyordu.

Sabahları erken uyanmayanlardanız biz en erken vaktimiz 10:30 11:00 kitap okurken zaman nasıl geçmiş anlamamıştım daha saat 09:00 bile değil uyanmaz diye çıkıp markete gitmiştim.Geldiğimde uyanmış ve ağlıyordu daha kapıdan girer girmez üzerime atlayıp kafasını boynuma gömdü yüzünde kestiremediğim korku ve endişe vardı

Çok şükür biraz iyiyiz düzelme var gibi...

Bugün parkta kum oynarken 2 kadın konuşuyorlardı kadın ağlamaklı oğlunu şikayet ediyor bıktım dayanacak gücüm kalmadı tükendim vb.İçimden kızdım kadına hangi çocuk keşke doğurmasaydım diyebilecek kadar olabilirdi ki? ta ki oğlunu görene kadar!.. 3 yaşında hiç konuşamıyor acayip hiperaktif oyun oynama süresi 3 dk ben hırçınlık görmemişim dedim ve 15 dk içinde havuza düşme tehlikesi ve çocuklardan birini ittirip kafasının kanamasına sebep vermesi ,kadının çantasını alıp tüm içindekileri kuma bulaması...

Kaydıraktan kayan ,kendi kendine oynayan oğlumu kucaklayıp doyasıya öptüm ve bir kez daha şükrettim öpüp başıma koydum..

Annelerimiz anne olunca anlarsın derlerdi ya hep sanırım tamda o yerdeyim..

3 Ekim 2015 Cumartesi

Kucuk bir blogger bulusmasi



Hiç hesapta olmayan çok ani bir haberle İzmir'e iniş yaptım işlerim kısa süreceği için telefonumdan başka bir şey almadım yanıma lakin, ne işler bizim sandığımız kadar kısa sürdü ne de işler yolunda gitti.Mecburen süreyi uzatmak zorunda kaldım ailemle ,sevdiklerimle güzel bir ramazan ve ardından güzel bir bayram geçirdim.

İzmir'li blogger arkadaşlarla tanışıp bir kahve içmeyi çok istedim ama,çoğu tatilde bir kısmı memleketinde İzmir'de olanlarla da irtibat sağlayamadım ne yazık ki kısmet bir başka bahara diyorum..

Bir fırsatında örgü çantam Hatice abla ya uğradım her şey çok güzeldi beraber kahvaltı yaptık benim oğlan evi biraz dağıttı ıslattı Badem'i pek sevemedik bizi yanına yaklaştırmadı ama,balkondaki mırkları sevdik. Hiç sıkılmadım ,oğluş evi dağıttı diye diken üstünde oturmadım öyle sıcak bir ortamdı ki insanda kendi evinmiş ya da kendi akrabanmış hissini uyandıran hoş akrabalarımın bazılarında bu kadar uzun ve rahat oturamam ya rahatsız olurum ya sinir küpü olarak eve dönerim yaptıkları ve söylediklerinden..
Güzel hediyeler hazırlamış bana bir parçası da İzmir'de kalmış ne yazık ki her şey için teşekkür ederim ablacım seneye görüşürüz inşallah
Kadir Çınar'ın baykuşu Hatice teyzesi yapmış çok seviyor baykuş diyemiyor kuş diye seviyor.
Güzel günlerin geleceği sabaha içimin acımadığı uykularımın üzüntüler dehlizinde kaybolmadığı günler diliyorum...

8 Eylül 2015 Salı

Vatan sagolmasın evlatlarımız sagolsun..ARTIK YETER!..




90'lı yıllardı  abim askere gittiğinde Mardin -Cizre'deydi sosyal medya Tv kanalları yoktu eli kolu bağlı ağzı yüreğinde yaşamak haber alamamak ,gidememek ,sesini duyamamak ,
çaresizlikler içinde beklemek..Mahallemizde İsmet teyze vardı daha dün gibi aklımda 1 ay vardı oğlunun terhisine ve şehit haberi çoktan ulaşmıştı tüm mahalle seferber olmuştuk ki o dönemler birlik ve beraberlik vardı askere yollayınca da karşılayınca da tüm mahalle elinden geleni yapardı.Sen Kürt ,sen alevi vb diye dışlanmaz el ele ,kol kola olurdu her şey.Ne ara hangi ara bu kadar kin ve nefretle dolduk vicdanımızın sesini dinlemez olduk biz? Ufacık daha günah defteri bile işlenmemiş bir sabi bir melek ölüyor ve nefret söylemleri  her yerde..Evladını kaybeden bir Türk anası ile dili ve dini farklı olan ananın göz yaşları ve acıları farklı mıdır? birinden mavi göz yaşımı akar? ya da diğerinin ciğeri daha mı az yanar? nefret söylemlerini sarf edenler sizin ananız bacınız yok mu? insanlık mertebesinden nasibinizi almamışsınız orası belli vicdan mı o zaten sizin gibiler de bulunmaz.

İsmet teyzenin tek oğluydu Savaş abi oğlunun haberini aldığı günden itibaren hiç iyi olmadı aklını yitirdi.Eşini bile uzun zaman sonra tanıdı..

Oğlum her sabah babasını sorduğunda annecim baba işe gitti sana süt alacak,
 mama alacak oyuncak alacak diyorum.daha 2.5 yaşında pazar günü baba süt ama ,mama ama işe ditme dedi.
Babasını kaybeden meleklere nasıl anlatacaklar  senin baban öldü bir daha asla gelmeyecek çocuklar ne bilir ki ölümü? daha kaç minik gitme baba diye ağlayacak ,bir daha babasına sarılamayacağını öpüp oynayamayacağını bilmeden bir ömür boyunca babası olan arkadaşlarını kıskanacağını daha küçücük yaşlarında tarifi mümkün olmayan yaralar açıldığının farkına varmadan bilmeden.
ARTIK YETER!..Vatan sagolmasın evlatlarımız sagolsun..


2 Haziran 2015 Salı

ooblec hamuru (duyusal etkinlik)

Yazacak çok yazı birikti çok önce yaptık ama,yayınlayamadıklarımızdan
Hava soğuk ve yağmurlu olunca eve kapanıp kalıyoruz ve biz bu zamanlarımızı eğlenerek geçiriyoruz.Çok merak ettiğim bir hamurdu ooblec hamuru az malzeme büyük mutluluk diyelim kısaca.
Avuç içinde sıkınca katılaşıyor sertleşiyor açtığınız an su gibi akıp gidiyor.Durduğunda katılaşıyor elinizi soktuğunuzda gömülüyor.
Önüne koyduğumda ilk gelmedi ben oturup oynamaya başlayınca yanaştı tam 1.5 saat sıkılmadan oynadı.Etrafı batırdı ,üstü başı battı tasası olmayınca bende dilediğince oynadı.
Son zamanlarda sıkça duyduğum şey ''Çınar senin gibi annesi olduğu için çok şanslı''
Bakmayın burada yazıp çizilenlere her şey burada görüldüğü gibi değil elbette sinirlendiğim sabrımın taştığı ,kızdığım bağırdığım anlar ve zamanlarda oluyor.Bazen eline ,poposuna vurduğum anlarda yok değil öyle sabırlı çok masum anneyi oynamak istemem yalan oldum olası beceremediğim bir mevzudur.
Düşünüyorum acaba gerçekten benim gibi bir annesi olduğu için Çınar'mı şanslı yoksa uysal ,ılımlı çok çabuk adapte olan uyku sorunu ya da benzer sorunlar yaşatmayan oğlum olduğu için ben mi şanslıyım?

3 cay bardağı nişasta 1 cay bardağı su hepsi bu sonrası mı? fotoğraf karelerinde



30 Mayıs 2015 Cumartesi

Düğün hazırlıkları ve düğün

KAN BAĞI neye yarar..., CAN BAĞI olmadıktan sonra...! CAN BAĞIYLA bağlı öyle DOSTLARIM var ki..., KAN BAĞLILARIMI hiç aratmıyorlar bana...!
Düğün hazırlıkları ile yoğunduk..
Eski bloggerler bilir sıkça paylaşımlarım vardır onlarla ilgili bitirim üçlü koymuşlardı hatta adımızı.
kız çeyizi gitti (manevi) abla olarak   sandığın üstüne benim oturmam uygun görüldü.Sandık ufacık kibar bizde kapıyı tutarız  adettendir deyip sevgili damadı biraz terlettik.
Damat diyorum da Deniz bizim aile fertlerinden biri hafta sonu iş çıkışı bana gelirler aba der bana.
Tatlı telaşlar bir çok eksik ,gedik daha evlerini yerleştirmedik büyük eşyaların montajı olmadığı için 
son dakikaya bıraktıkları için her şeyi  daha bizim kız kuaförünü ayarlamamış valla biz gerildik stres yaptık.. 

Ben 2 hafta öncesinden bitirdim tüm işlerimi oturup kitap okudum kaldı ki!.. bizim kızın annesi gibi yıkayıp ,paklayan ,ütüleyen her şeye koşan anamda yoktu tek başıma tüm çeyizim elimden geçti çeyiz serdim ,topladım vb..

                       Kınada dağıtmak için taç ve ojeler taçlar ve kına eldivenleri 
           Nikah şekerlerini beraber hazırladık kına sepet ve tepsi de bana ait

Günler su gibi akıp gitti ve düğün zamanı gelip çattı sabah Antalya 'lı bloggerler ile bruncta idim.Gelinin yanında Pınar gitti pazar gününe izin alamamıştı.

Düğün sabahı oğlanı babaya bırakıp Gülem'le kuafördeydik çok çok güzel oldu stüdyo çekiminden sonra cam piramite gittik foto çekimleri için.
Gelin damat odasına teslim edip kendilerini ben salona geçtim oğlum beni görünce ağlamaya başladı
ve hiç inmedi kucağımdan bu hengamede doğru dürüst resim bile çekilemedik
Gülem'in yanında ağlamadık hep tuttuk kendimizi ama,eve geldiğimde salmıştım kendimi pazartesi günüm yatmakla geçti.
Damadı tanıyor biliyor olmama rağmen nedir bu hüzün? nedir bu içimi acıtan sızı? neden bu gözyaşları?
öz kardeşim olsa bu kadar severmiydim?bilmiyorum gerçekten bilmiyorum..
Güzel anlardan geriye kalanlar.
Darısı tüm sevenlerin bekarların başına 







17 Mayıs 2015 Pazar

TRT Çocuk ve çocuk sokak şenlikleri

Antalya 'Murat Paşa belediyesinin düzenlediği sokak çocuk şenlikleri vardı.Belirlenen parklarda 2 gün etkinlik oldu saat 10:00 'da başlayıp 17:00 da bitti.Biz öğleden sonra iştirak ettiğimiz için sabahki programı bilmiyoruz kareoke ,dans,resim yapma,yüz boyama gibi bir çok faaliyet gerçekleşti tahta bacak  palyaçolar ,zıplamalı,tırmanmalı bir çok oyun parkuru kurulmuştu.
Palyaçoların hepsi ortada toplanıp çocuklara gösteriyor çocuklarda hareketlere eşlik edip dans ediyorlardı bizde oğlumla eşlik ettik çok uzun metrajlı bir kumaş serildi yere sonra kutularla boya ve fırçalar dağıtıldı çocuklara biz çok eğlendik parkın evimize çok yakın olması (10 dk) bulunmaz fırsat olmuştu bizim için.






 Cam piramitte  TRT Çocuk 23 nisan  etkinliğinde idik benim  instagram sayesinde haberim oldu.Keloğlan  ve bir çok çizgi film karakteri vardı keloğlan sahne aldı çok ilgisini çekti.
Tubitak yayınlarının kataloğu TRT Çocuk dergileri ,balonlar ,kalemler gibi bir çok hediyemiz oldu.
Evde etkinlik yaptığımız kadar bir o kadar da dışarıda aktif olmaya çalışıyoruz.
 Temiz hava ,güneş artık ayağımda sallama devrini kapattık, en basitinden yastığını alıp bir köşeye kıvrılıyor tüm günün yorgunluğu ile 5 dk içinde uyuyoruz 1,5 2 saat uyku işkencesi ortadan kalktı böylelikle.






 5 yıl boyunca hiç bir sağlık sorunum olmamasına rağmen çocuk sahibi olamamak her yıl anneler gününde hüznümü ,acımı,gözyaşlarımı ve bunun nasıl acıtan bir yanı olduğunu çok iyi bildiğimden anneler gününü ile ilgili yazamadım
.Tüm blogger anneleri,anne adayları ve yüreği evlat sevgisi ile çarpan tüm evlat hasreti çeken annelerin en kısa zamanda rabbim yüzlerini güldürüp bu duyguyu yaşatsın.Güzel anneler geçmiş anneler gününüz kutlu olsun.






5 Mayıs 2015 Salı

Acı ve sevinç

Kardeş olmak için kan bağı gerekmiyor  gönül bağı kan bağının önüne geçebiliyor.Yaşanmışlıkların      anıların gölgesinde dinleniyorum bu gece bir kez olsun küsmediğimiz her günümüz olay,hadise bol kahkaha eşliğinde..Eğlenmek için pahalı mekanlara gitmedik  bir aradayken balkon ,tv,film pijama partileri ,rakı sofraları eşliğinde öyle güzel anılar biriktirdik ki çay içmeye diye çıkıp Alanya'da ,Elmalı diye çıkıp İzmir'demi soluk almadık.
Biz eşimle 2 kişilik küçük bir aileyken Pınar,Yeliz ve Gülem'le tanışıp sonra ailelerin devreye girmesiyle kocaman bir aile olduk .Anneleri annemiz,babaları babamız olmuştu bizimle her yere gönderirlerdi kızlarını gözleri arkada kalmadan çünkü ; bilirlerdi bizim onlara kol kanat gerip koruyup kollayacağımızı.

Daha geçen sene ne planlar yapmıştık geleceğe dair hatta bu yaz içindi planlarımız toplanıp hep beraber Bursa'ya Yeliz'in yanına gideceğiz.Yeliz okulu bitince Bursa'ya dönmüş ama,tatil,bayramlarda hep buradaydı.Olmadı ,olmadı hayat yine bize yalan söyledi 45 yaşındaydı Yıldız abla ve acı haber çoktan gelmişti.Yeliz'in annesini kaybetmiştik.
Babamız burada değil ve ben imkanlar gereği kardeşimin en acılı gününde yanında olamadım neye üzüleceğimi şaşırdım gidemiyor olmama mı ? ölene mi? yoksa kalana mı?

Günlerdir zihnimi meşgul etti uyumadım ,uykularım kaçtı ,elim ne yazmaya ne çizmeye gitti.
evin hali perişan ben perişan..

Babamızın burda olmayışı buradaki arkadaşlarımın cenaze evine gidişinden dolayı oğlumun doğum gününü ne yazık ki iptal ettim.Antalya'lı blog yazarlarımızdan  Nermin ablam beni aramış canım sıkkın yarın gel laflarız demişti.ertesi gün Nermin ablaya gittim Rana ve  Rümeysanın elleri de gelmişti. çok güzel bir sofra hazırlamış çaylarımızı da alıp masaya geçtik.
Sohbet muhabbet derken masaya pasta geldi nasıl duygulandığımı anlatamam asıl toplanma sebebi buymuş.Oğlum arabaları çok sevdiği için arabalı pastamızı Rümeysanın elleri yapmış arabayı görünce aaa bak ayaba ayaba diye sevinen oğluşum ,şaşkın ve ağlamaya meyilli ben böyle duygulu anlar yaşattıkları için teşekkür ederim.






 yeteri kadar ağlayan ben bugün ağlamayacağım sevilmenin onurunu yaşayacağım doyasıya gerçek dostlar biriktirmenin hazzını ,yüreği sıcak samimi insanların limanına sığınmanın coşkusunu yaşayacağım.
Çünkü; ne yazık ki herkes yazıp çizdiği kadar gerçek değil tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi sanal alemde blog camiasında da durum bu herkes bir adım önde olmanın ,daha fazla tıklanmanın peşinde
arkadaşın başarısını takdir etmek yerine kıskançlık ,hırs daha fazla söze hacet yok sanırım ki bu tarz durumlardan haberdarsınız haberiniz var.


Canım oğlum nefes alışımın sıcaklığı ,uyuduğunda özlediğim ,kokusunu hiç bir parfüme değişmeyeceğim can parçam sen hayatımıza girdiğin günden beri her şey yön değiştirdi kokular tatlar sevgiler..Senden öğrendiğim çok şey oldu sabrı öğrettin ,beklemeyi,tavşan uykusunda olmayı,
yeni lezzetler keşfetmeyi,oyuncakları ,oyunları hiç bilmediğim bir dünyanın kucağında sallanmayı..

İyi ki doğdun canım oğlum nefesim,sevincim,mutluluğum

Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe