30 Ekim 2013 Çarşamba

mum eritme kavanoz mumluklar!..

Babası oğluşuna kavanoz maması almış.ben her ne kadar onaylamasam da...heves ediyor işte oda benim gibi
Bir iki kaşık yediğinde biz havalarda sevinçten dört köşe oluyoruz:) kavanozlar kapaklarıyla zaten çok ciciler atmaya kıyamadım.Evde boyam yoktu ojelerimi devreye soktum oje ile boyadım.evde kalan yarım mumları kullanmadığım eski bir tavaya bıçak yardımı dile parçaladım.Fitilleri kısalmış neredeyse bir parmak kadardı.
mumları benmari usulü erittim kavanozlara belli bir yere kadar doldurduktan sonra biraz bekledim katılaşmaya yüz tutar gibi olunca fitili ortasına batırıp ,tekrar eritme işlemine devam edip biraz daha fitilin üzerinden döktüm lakin , hepsini dolu dolu doldurmadı..İlk kez deniyorum mum eritmeyi ama ben sevdim kavanozlarımı sizce nasıl olmuş?




28 Ekim 2013 Pazartesi

Anne olunca anlarsın ve oyun halımız!...

Uykusuzum,yorgunum ,uykusuzluktan dökülüyorum ,oturduğum yerde kafam küt düşüveriyor. 2 gündür canıma okudu bızdık.Meğer ne zormuş neyi olduğunu bilememek,derman olamamak, her yolu denemek
bağıra,bağıra ağladığında kendini ağlarken bulmak.Meğer ne zormuş'..
Rahmetli annem ''anne olunca anlarsın'' derdi.Anlam veremez anlamazdım da. şimdi mi hah işte tam o yerdeyim.
 Öğlen 1.30'dan gece 00;00 kadar hiç uyumadı.sürekli ağlama halindeydi.Şiddetli ağlamaya babamız uyandı.
Hamileyken çok kızıp söylenmiştim hiç meraklı değildi.Ne karnıma dokunuyor , ne tekmelerine bakıyordu, sayıp savıştırıyordum:) masaj yaptı,saatlerce kucağında gezdirdi ,rezene yaptı içirdi,''ateş düşürücü verelim mi'' dedi.bende ''her gak dediğinde ateş düşürücü verilmez.'' dedim.ateşi olduğunda ılık duş aldırıyorum, ölçümlere bakıyorum ondan sonra veriyorum ben ateş düşürücüyü her ateşi olduğunda değil.
 Evlat bambaşkaymış hiç birşeye benzemiyormuş ne abi ,ne abla..derdin ,sıkıntıların en arka planda kalıyormuş.Allahım her isteyene nasip etsin.

Saat 2 de babasının kucağında uyudu.Allahım bin  kere razı olsun ondan her konuda beni hiç yalnız bırakmadı.bloger arkadaşlarla tanışacağım çocuklara yardım kampanyamız var  ben Fethiye'ye gidiyorum dediğimde.''hırlımı ,hırsızmıdır ne işin var demedi.Sen tanıdıysan sorun yok deyip biletimi aldı.

Oyun halısı yapayım dedim oğluşuma  bunun için aklımdaki malzeme huloloptu lakin , tanesine 18 lira deyince hayırlı günlee deyip uzaklaştım:).deniz makarnası aldım. Makarnalar yan yattı bir o yana, bir bu yana yan yatıyor:)) ama oğluş halinden pek bir mutlu ,mesut oynuyor..


26 Ekim 2013 Cumartesi

çok bilmişlere inat ben kendi bildiğimi okurum.˘◡˘

Bilmem kaç kez yazdım dile getirdim..ben gerçekten ben merkezci ,herşeyi ben bilirim sen otur, sen kalk organize eden ve ukala insanları  SEVMİYORUMM. Ama gel gör ki!.. onlardan da etrafımda çok var işim zor bende bu atar  bende  bu susamamak varken.Aslında bir çok yerde susuyorum susmak zorunda olmaktan ayrıca nefret ediyorum.
 En basitinden bir örnek vereyim sizlere efendim köpüklü kahve nasıl yapılır ,havuç nasıl rendelenir ,pantolon nasıl asılır tenceredeki yemek tavaya konmadan tencere ile ısıtılmaz güzelce öğrendim :)
 Çocuk ateşliyken sirkeli su ve mendil yap vb asla yapmam sizlerinde aklında bulunsun aslında sirke ateşi düşürüyor gibi görünsede madalyonun öbür yüzü var bir müddet sonra dafa fazla ateş olarak geri geliyor.
Eşimin akrabası burada tıpta dr bu bilgide dr dan..


Ben bekarken bir elim yağda  bir eli balda büyüdüm.Para sıkıntısı nedir bilmedim kışlıkmış ,yemekmiş semtine bile uğramadım.Rahmetli anam yaparken ''gel öğren yaptığın bana öğrendiğin sana'' derdi de omuz silkelerdim.
''aman ne uğraşacağım hazırları var alırım'' derdim hep.Öyle olmuyor işte..
ama ,ne demişler bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp..şimdi mi ufak tefek bir kaç şeyin dışında her şeyimi yapıyorum.
Çok bilmiş hatunların dediklerini de asla uyğulamıyorum vermiyorum oğluşuma..
Kendi bildiğimi okuyorum.

İlk defa turşu kurdum akibeti ne olur bilmiyorum sadece dua  ettim:) yarın pazar eşimle 5 çaylarımız olur film açarız netten izleriz.Oğluşum izin verirse yarın da izleriz belki diye çayın yanına atıştımalık elmalı tart ve açma yaptım.yemeğide fırına attım oh rahatım.Her ne kadar çok bilmesekte herkesler gibi ˘◡˘

sevdikleriklerizle güzel bir pazar geçirmeniz dileklerimle...

25 Ekim 2013 Cuma

bebişimizin küçülen şapkalarından oyuncak yapalım...

Geçenlerde Gülcan aradı.''Funda'cım kıyafetleri vermediysen burda hastahanede yatan yeni doğan bir bebek var ben alayım''dedi.Akşam üzeri eşi gelip aldı bende mutlu mesut evime döndüm.Eve dönerken Arife abladan bir dünya fırça yedim.neden veriyormuşum ikinciyi düşünmüyormuymuşum vs vs.

Şimdilik öyle bir düşüncem yok malum hayat şartları ha olur ya da oldu diyelim her bebiş kendi kısmetiyle geliyor oda kısmetiyle gelir çıplak kalacak değil ya..
Bir kaç şapka kalmış onlarla oyuncak yapayım dedim.Aslında kafamda acaip teoriler vardı canavarlı,tek gözlü lakin, iş icraata gelince kafadaki tasarım olmuyor ne yazık ki...Daha bir çok şey olabilir kaplumbağa,araba,uğur böceği vb...
Şapkalar tamamda o roccoda neyin nesi? çantalarımı düzenlerken buldum kim bilir hangi fii tarihinden kalma
onuda şıkır ,şıkır sallansın ötsün diye yaptığım oyuncağın içine koydum.Kendime de iğnelik yaptım.
Çok çabuk sıkılıyorlar aynı oyuncaktan en azından bir müddet oyalar.sıkıldımı başka oyuncaklara geçeriz:)


22 Ekim 2013 Salı

kurabiye canavarı ,tuzlu kurabiye ve dahası!...

Merhaba arkadaşlar sizlere Antalya blog yazarları pikniğinde tanıştığım bir kaç arkadaşımdan bahsedeceğim.
cana ,yakın içten hoş sohbetler sırasında onlarında blogları olduğunu öğrendim.henüz çok yeniler ama çok güzel şeyler yapıyorlar.bakınız mesela siz hiç bu kadar güzel bir kurabiye canavarı gördünüz mü? dahası ve daha neler neler.buradan kendisini izlemeye alabilirsiniz.
Yediğim ağızda dağılan mis gibi tereyağlı insanın yedikçe yiyesi gelecek bir tarzdan kurabiye.
tadı damağımda kalmış ilk işim malzemelerimi alıp yapmak oldu:) tabi ben sunum olarak güzel şeyler yaratamıyorum ama en azındna yenilir ,yutulur tadı güzel oluyor.minik kalpler yapmış hiç üşenmemiş.
arkadaşımı buradan  takip edebilirsiniz.
Gelelim benim yaptığıma ben gündüzleri fırsat bulamadığımdan geceleri yapıyorum.yine bir gece krize girip başladım yapmaya.Birde tatlı kurabiye yapayım dedim.ama sabaha karşı 05:00 suları olduğundan uyku tavan yapıp benim içim geçip accıcık yakıvermişim. çok uykum gelince şekil mekil önemsemedim salladım yuvarladım gitti. evdeki çikolataları bıçakla kırıp damla gibi yapayım süsü vereyim istedim ama tabi fırına girince eridiler:)))
bir büyük bir boy küçük tabak ortada su bardağı ve stand :)) afiyetle yedik mi yedik..

Arkadaşım aynı zamanda komşum çok yakınız aramızda bir sokak kadar bir şey var.Henüz buluşmadık ama bundan sonra beraber zaman dilimlerinde olacağımız kesin.marifetli bir hatun,keçe ,boyama, vb daha bir çok güzellikler çıkacaktır elinden.şu filli çömleğe bittim mesela ben. arkadaşımı  şuradan takip edebilirsiniz.

20 Ekim 2013 Pazar

izlemeye aldığı bloglarda resimsiz görünen arkadaşlar profilinizi düzeltinn!..

Bloglarında profil resmi olmayanlar adlı postta bir şeyi atlamışım. arkadaşların yaptık ama olmadı mail ve mesajlarından sonra baktığımda evet link verebilmişler ama foto hala yok.Nasıl nasıl diye düşünürken aklıma geldi. gfc izleyici den herhangi bir blogda oturum açıyorsunuz.bakınız arkadaşımızın
 Rana sultan ve foto olmadığı için benim listemin ennn arkalarında idi.Arkadaşınkini yaparken izah edeceğim. oturum açtık seçeneklerden site ayarlarını tıklayalım.

 açılan sayfada onu kullanmayı tercih edin kısmına tıklayalım.
 google seçeneğini seçelim.
bakınız boş olan foto değişti ve izleyici bölümünde ön sıralara düştü..bir profil seçtiğinizden artık izlemeye aldığınız bloglarda görünür olacaksınız.lakin daha önce izlemeye aldığınız site ve bloglarda resimsiz haliniz yer alır.hatırladıklarınızı ve aklınızda olanları site-bloga girip bu şekilde düzeltebilirsiniz.
mutlu pazarlar..




19 Ekim 2013 Cumartesi

reklamlarda linee bloglarda yüzlerde kalp ,yıldız. canım cicim böbreğim bugün ki kombinim ≧◡≦

                                           
Bir çok reklam gerçekten çok itici.özellikle Eti tutkunun o akışkan kreması aslında çok güzel ama akışkanı bir elinde kedi bir elinde eti tutkuyla yapması ıyyy dedirten cinsten şarkısını zaten hesaba katmıyorum:) ve bunun gibi daha çok örnek var.son zamanlarda ise sinirimi iyice bozan line..

Reklamlarda olduğu gibi bloglarda da yüz kapatma, kalp ,yıldız ve ışıltı. bir o kadar itici geliyor bana.Asıl anlamadığım konu?? blogunda profilinde ve kombinlerim yazan yerde zaten kendi resmini kullanmış hatun kişi ama kombin yaparken yüzünde kalpler ,yıldızlar geziyor.hani gerçekten tanınmamak için kendini ortaya atmayanlar da var saygı duyuyorum.ama dediğim gibi profil resmin kendi resmin kombinlerinde kendi resmin artıı facede blog sayfanın ismiyle açtığın sayfan ve orada çarşaf ,çarşaf resimlerin.Bu ne şimdi?? blogda kapatınca daha mı bir alengirli ,gizemli ,albenili oluyor?emme velakin bakıyorum hayranlarıda bir o kadar çok bizim insanımız gizemi seviyor sanırsam:)

Bir kaç blogger popüler olacağım diye şekilden şekile girip bir takla atmadığı kalmış.Kız facesinde abuk subuk yazılar yazıyor Bir kıza yakışmayacak hakaret içerikli belden aşşağı cümleler kullanıyor.owww bir bakıyorsun bilmem kaç yüz yorum. Yorumlar helal olsun, brawo ,senden bu beklenirdi ,bitanesi, nartanesi
aslanım ,ciğerim ,böbreğim ,canım cicim ,böcüğüm vıcık vıcık bir ilişki ıyyy.Ne kadar çok şaşşakçı alkışçı varmış memlekette demeden alamıyorum kendimi.Halbu ki bu şakşakcılar gerçek hayatta bu tarz ifadeler kullanan biriyle mesafeleri uzak tutup çoluğuma,çocuğuma kötü örnek olcak deyip çocuklarını bile saklıyorlar.
ne garip insanlarız vesselam:))

Birde bu sanal alemde herkes bloglarında yazdığı kadar samimi ve içten değil.Bir yardıma ihityacım oldu bir kaç bloggere bloguna yorum bıraktım ,mail attım ve facesinden yazdım.sonuç mu cevap yok tık...hadi diyorum bloguna girmemiş uzun bir zaman diyelim ki mailllerinede bakmadı.ama 7/24 facede..
Hayır sanal alemde popilariten artsa popüler olsan ne olur olmasan ne olur.sen gerçek hayatta yaralı bir kalbe dokunabiliyormusun,en son ne zaman bir çocuğun saçını okşadın,en son ne zaman bir hayvanı sevdin ve besledin ,en son ne zaman büyüklerini ziyarete gittin,vs vs vs. dilin ,dinin,ırkın,siyasi görüşün ne olursa olsun sen insan yanını kaybetmiyorsan ,merhamet duyabiliyorsan ,
acıyabiliyorsan,ağlayabiliyorsan , ölen gencecik biri için oh oldu ,iyi oldu demiyorsan işte sen o zaman insansın!...
neyse!...
ben kombinime geçeyim bugün ki kombinim...





17 Ekim 2013 Perşembe

allahım(cc) erkek-kız hepsine hayırlı yazılar yazsın..

Bir önceki postumda evlilik teklifi organize edip geleceğimi yazmıştım.onu yazmadan önce zuzulardan ve olayın kahramanından bahsetmek istiyorum.şöyle geriye dönüp bakıyorum da ne çok şey paylaşmışız,neler yaşamışız blogum da bile ne çok hatıra bırakmışız.burada blogger arkadaşlardan gelen hediyelere sevinmişiz.
 fotoları karıştırmışım ama bunlar smilena 'dan aldığım taçlar


burada çok gülmüşüz çok adrenalin bol kahkaha..
ben ağlamışım burada...
Biz 3 kişiydik bir kursta tanışıp arkadaş olmuş kurs bitince arkadaşlık devam etmiş.arkadaşlıktan çok öteye geçmiş anneleri annem ,babaları babam olmuş kocaman bir aile olmuşuz.eğlenmek için öyle pahalı mekanlara gitmemize gerek kalmamış çoğu zaman mısır eşliğinde seyrettiğimiz filimlerde ya da bir balkon sefasında kapıya polis getirecek kadar gülmüşüz:) yan yana olunca o kadar çok eğleniyoruz ki!..olayın kahramanı olan gülem zuzusu dili çok sürçer bizim neşe kaynağımızdır.en basitinden ''bu saaat yanlış tartıyor'' ona bir şöför hikayesi anlattığımızda kafası şöför kısmında kalıp plajda garsona ''şöför bey bize 3 çay'' turistlere yol tarifi ederken yanınız su alın demek isterken ''4 bardak süper lise okudum'' ben gibi ve bunlar aylarca bizim dilimizden düşmez. burada attalos heykeline çıkan gülem zuzusu :)

 Bizim zuzunun pazar günü isteme merasimi vardı.aile arasında olacağı için ben gitmek istemedim lakin ''siz olmazsanız olmaz abim gelmesin ama siz gelin'' ardından annesi çiçek annem arayınca bizde eşlik ettik.
sözden öncesi esas oğlan evlenme teklifi edecek çalıştığı için 1 saatlik izin almış binbir yalanla onu benim eve getirtim.ufuk'la kavga ettiğimi artık yüzünü dahi görmek istemediğimi o gelmeden evden gitmek istediğimi.bu esnada esas oğlan 100 tane kalpli seni seviyorum yazan balonları şişirdi.40 tanesinin içinde rengarenk not kağıtlarında notlar yazılıydı.ve yatağının üstü güllerle donatıldı.bana hazırız diye mesaj gelince zuzuyu alıp mazı dağına çıktık.ama heyecandan ne telefonumu ende fotograf makinamı almışım:) görülmeye değerdi.sonra diz çöküp tektaşı uzattı.kısıtlı imkanlarla bile oda o kadar muhteşem görünüyordu..fotolar elime geçince paylaşacağım.

Pazar günü de isteme faslından sonra yüzükler takılınca ohh dedik nihayet.zaman dar olduğundan
 çarşı, alışveriş zayıf olduğundan kıyafet bulamamak vs vs bayağı yorulduk.onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine....



11 Ekim 2013 Cuma

bir evlilik teklifi organize edip geleceğim ♥_♥

     Çok yoğun bir zaman dilimindeyim.yoğun bir trafik evden organize etmek oldukça zor ama ben bunu da başarabilrim.ne organizelere imza atmışım ben bunu mu halledemeyeceğim.her şey hazır.şimdi yalanlar bahaneler....bizim zuzuyu evden çıkarmam gerek..zuzu mu? onları bir çoğunuz tanıyor tanımayanlar için daha kapsamlı bir post yazacağım..her şeyin güzel olması ve bu işten de alnımın akıyla çıkmamı nasip et allahım..
şimdi bir evlilik teklifi organize edip geleceğim:))

10 Ekim 2013 Perşembe

bloglarında profil ya da google + olmayan arkadaşların dikkatine!..

Blogunda profil yada google + sı olmayan arkadaşlarım!..profil kimliğiniz oluşmadığı için izlemeye aldığınız bloglarda en sona düşersiniz.başlarda yer almaz.çoğu kişide bunu fark edemez hele ki izleyici sayısı yüksek olanlar.tıpkı aşağıdaki tabloda olduğu gibi.bu benim   en sonlarda ki  arkadaşlar.bir çoğuna yazdım.hatta blog adres ve şifresini isteyip yapabileceğimi söyledim ve bir kaç arkadaşımıza yaptım.bakınız profil yok siyah olan isimler link yok.tıklandığında sarı çizmeli mehmet ağa durumu...
                                        profil ekleyelim adım adım..


Blogda yerleşim bölümünen gadget ekle diyoruz.google + üyeleri yazan gadgeti tıklıyoruz.


açılan sayfada başlamak için buraya tıkla yazan yere tıklıyoruz.benim ekli olduğundan gösterebilmek için arkadaşımın bloguna girdim.
açılan sayfada blogger profilinden google + ya geçiş.
 DİP NOT: küçük bir noktayı atlamışım.google+ profiline geçmek için önce bir profiliniz olması gerekir.bu işlemi yapınca google+ da hangi resminiz varsa kendi resminiz,börtü böcek vs otomatik o güncellenecektir.

arkadaşımın google + sı yok.sizde hangi resim varsa  o çıkacaktır.   okudum ve kabul ediyorum kutucuğunu işaretleyip profilimizi oluşturuyoruz.
                                          google  + da ayarlar sekmesine tıklıyoruz
profil ve gizlilik bölümüne tıklayıp burada profilinizi hangi çevrelerle paylaşacağınızı seçebilirsiniz.ister belirli bir kısıma aile,arkadaş,tanıdık vs..
bakınız benim profilim ve blog bağlantı linkim mevcut mor olan içimdeki yolculuk.profildeki görünürlüğü düzenleye tıklayıp profilimizi düzenliyoruz.
burada tanıtım kısmına yazacağınız şey bloggerde profiliniz olacak.
ve blog bağlantı linkinizi eklemek için buradan  uygulayınız..

9 Ekim 2013 Çarşamba

şişeleri giydirdim ˘◡˘

iki şişe bira şişeşi. yeni çıkmış sanırsam bizimkiler denemek için almışlardı.rengi  yeşil boyamak istediğm lakin bendeki boya 12 ml dı ve yarıdaydı.seramik hamurlarını boyamıştım.boya az olunca tutmadı haliyle ama ehh biraz kapandı işte.dışından boyayınca fırça izi kalıyor.ne desem beğenirsen de görmüştüm.boyayı şişenin içine akıtıp çalkala ters çevir.bendeki boya çok olsaydı güzel oacaktı. şişeleri giydirdim damatlar hazır.gelinler bir sonraki post olsun şişe yok çünkü:)) ama gelinsiz bırakmak olmaz ki..sevgi ile kalın..

7 Ekim 2013 Pazartesi

Antalya blog yazarları sonbahar pikniği

cumartesi Antalya'lı blog yazarları pikniği vardı.hava biraz rüzgarlı olduğundan oğluşumu götürmemeye karar verdim.manevi anneannesine bıraktım.ekran başından İstanbul,Ankara ve Bursalı bloggerlerin buluşmalarını yayınladıkları resimlere öylee hayranlıkla bakardım.resimler kıskandıran tarzlardan olurdu hep:).bunca zamandır blog yazıyorum lakin Antalya'lı bloggere rastlamamıştım.hatta bir post hazırlamıştım antalya'lı bloggerleri arıyorum diye ama taslaklarda kalmış öylece..daha önceki piknik zamanı benim doğum zamanımla çakıştığı için gidememiştim. demlenmi yaşam öyküleri  takipteydim güzel ve sıcacık insanlarla tanıştım.çoğu yemek blogu olduğu için yaptıkları lezzet ve sunum olarak zaten harikaydı.hele   tuba arkadaşımızın yaptıkları görüntü ayrı bir güzel lezzeti mi ben söylemeyim resimler anlatsın nasıl kendimizden geçtiğimizi.


ortam güzel di ama bir yandanda aklım oğlumdaydı.ağladımı? duruyormu? çok şükür ağlayıp anneannesine iş kesmemiş kahka atmışlar ,alkış yapmışlar oyun oynamışlar.halinden gayet mennundu gittiğimde. güneş nereye biz oraya bol bol güneş topladık.güçlü kadınlardık biz bir masa taşımak güneşe gitmek zor olmadı ama halimiz komikti:)
 blogu olmayan face takipçilerimizden çağla hanımın yaptığı patlıcanlı börek genelde izmir'liler yapar.  nasıl özlemişim ben yapmayı bilmiyorum.gelip gidip atıştırdım.tekrardan ellerine sağlık..
son dakikada çok minik bi misafirimiz vardı.birden herkesin ilgi odağı oldu.benimse içimde bir yerlerde cızz eden bir duygu..hani utanmasam ağlayacağım. öyle kötü oluyorum ki ben aklım minikte kaldı ama ben gittikten sonra annesine teslim etmişler çok şükür daha süt kuzusu çünkü tek başına hayatına devam etmesi oldukça zor.. resim çekilirken saç düzeltme ,gözlük takma,gözlük çıkarma göbek içeri fasıllarında çok güldük:)tanıştığıma memnun ve mesut ayrıldım piknikten.


                                              



6 Ekim 2013 Pazar

ihtiyacı olan arkadaş(a) vermek istiyorum!...

Bir yorumla başlayan güzel ve kalıcı dostluklar..bu dostlukların getirdikleri.blogum benim en yakın sırdaşım,arkadaşım,dert ortağım.kendimi kötü hissetiğimde buraya sığınıyorum ben çünkü.
zaman zaman insanların bazı dönüm noktaları olur.inişler ,çıkışlar.hayat her zaman günlük gülüstanlık olmuyor malesef ki!..sen her ne kadar yaşama azmi,yaşama sevinciyle dolu olsanda birileri gelip senin bütün enerjini sömürmeyi başarıyor.sen ne kadar iyi niyet taşırsan ve ne kadar dürüst olursan hayat sana başka bir şekilde cevap veriyor. hayat bize çoğu yerde ağzımızın payını verdi.bu kadar iyi niyetli ve salak olmayın dedi...öyle öyle ya biz çok salaktık ya da karşımızdakiler çokk ama çook akıllı..enayi yerine konup salak gibi ağlayıp üzülüp sonunda ağlayan biz olduk. sıkıntılı ve hüzünlü anlarımda en büyük yardımcımdır benim sevgili blogum..yazımı okuyan bloggerden tanışıp arkadaşlığımızı devam ettirdiklerim hemen telefona sarılır.zaten biz çoktan blogger aracılığıyla tanıştığımızı unuttuk.biz can olduk candan öte olduk. Bizde canın canı canımızdır..onun tanıyıp da benim evime misafir olarak gelen ve benide tanıştıran şahsiyet sen çok iyi ol hep iyi ol.işte teeee Ankara'lardan gelmiş blogger nalan teyzesi oğluşumu görmeye...


 gecenin ilerleyen vakti biraz dağınık,biraz karışık bir post olacak bu..hamileyken yaşadığım sıkıntılar ve stres beni çok gerip çok üzmüştü..ne olacak ,nasıl yapacağım,ne alacağım ah ,vah!..her doğan bebek nasibiyle gelirmiş diyorlardı..evet nasibiyle geldi benim oğluşumda ne  yapacağım ,ne edeceğim derken evimiz doldu taştı.lakin yaşadığım ve tecrübe ettiğim  üzüntüm işime işledi.
Antalya'da fazla çevrem olmadığından düşünüp duruyordum.kardeşim giysin'e mail attım ama dönen olmadı..

resimde eklediklerimi ihtiyacı olan birine vermek istiyorum.kıyafetlerimiz oldukça temiz hiç lekesi yok ya bir ya iki kez giydi.ve daha zıbın takımları,tulumlar var ama hepsini resimleyemedim.gerçekten ihityacı olan arkadaşım,arkadaşlarım.bana fundaa.karaduman@gmailden ulaşırlarsa kendilerine ulaştıracağım.sevgiler


DİP NOT:kıyafetlerimiz ihtiyacı olan yeni doğan bir bebişe gitti.

4 Ekim 2013 Cuma

kedigiller!..

Ne kadar güzell bakmalara doyamadım.o gözler ,o duruşlar..
                  güzelleri ve devamı shirley deaville
                            vee anne mortimer de..














Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe