26 Mayıs 2013 Pazar

süper babaanne seni çok seviyoruzz:))

pişik geçmeyince soluğu sağlık ocağında aldık.aile hekimimizden de fırçamızı yedik:) otobüs ,dolmuş derdi  yok iki adımlık yer bu çocuk böyle oluncaya kadar nerdeydin be kadın?? pişik malesef mantara çevirmiş:(
ben balık etli bir hatunum yazın Antalya'nın sıcağı ve neminde  kot giydiysem mutlak pişik olurum.o ne acıdır  ben bile dayanamazken bu acıya bu sabim nasıl durdu??neyseki kullandığımız trosyd 2 günde anında etki yaptı..pişik olduğunda çoğu bezi değiştir demişti ve bende öyle yapmıştım.ama bu yanlışmış.bezi değiştirmeyecekmişiz..

annem (kayınvalidem)  hasta olmasına belinde 4 ayrı yerde fıtık olmasına rağmen durmuyor dolanıyor iş yapıyor.eski toprak alışkın kadın ne yapsın.balkonlar sayesinde gün yüzü gördü tencereler tencere olalı böyle yemekler görmedi:)) eve arkadaşlarımız geldiğinde gençler özel bişe konuşacaktır deyip odadan dışarı çıkmaz.gündüzleri oturup ufugu yani kendi oğlunu çekiştiririz hatta yerden yere vurduğumuz da olur:))
yaşanmış hayat hikayeleriyle beni çok güldürüyor bazen de hüzünlendiriyor.

eşi çok hasta midesinden ameliyat olmuş.ama anneye eziyet ediyor hastalığından  dolayı..kadın peşinde dolanmaktan yorgun düşmüş sızmış uyumuş kalmış .sabah uyandığında yastığının yanında su bardağı görmüş.
gece sesini duyuramayan eşi fırlatmış bardağı.bu esnada kendi annesi de hasta hastane de yatıyor.
taburcu olacağı gün hastaneye gitmiş.orada da kızkardeşinin gazabına çemkirmesine uğramış.
neyse annem,kızkardeşi sedyede annesi asansöre binmişler.
annem asansörde kızkardeşine ''sevim bunlar kim''demiş:)))
ne hikayeler var annemde kolu komşu ,mahallenin delileri..envayi çeşit deli varmış..
babaannesi oğluşuma örgüler örmüş biraz büyükler ama olsun:) şimdi bir tane daha başladı.bana anlattı gösterdi ama ben çözemedim kafam basmadı:)





14 Mayıs 2013 Salı

hastane çantası yükten başka birşey değil..birde geçmeyen pişik:(

hastane çantası dedikleri!.. ve benim haftalar öncesinden hazırladığım biraz netten biraz eş dosttan öğrenip hazırladım ne telaşeydi..lakin o çanta koca bir yükten başka bir şey değil. cicili ,bicili pijama takımları aldım
iç çamaşırları,emzirme sütyenleri,lohusa külotları,hırka ,çorap vs vs..ne pijama takımlarımı giyebildim ,ne iç çamaşırları nede başka bir şey..o kocaman çantadan tek kullandığım terlik ve ıslak mendiller oldu..
bebek çantamızda burun aspiratörüne kadar vardı.bebek çantamızda en çok ihtiyaç zıbın takımları oldu.altını her açtığımızda işediği için:) bolca atl üst ve zıbın takımı şart..
sonda takılacağından gecelik istendi.hadi buyur burdan yak gecelik almamıştım ki ben!..bir koşuşturma neyse gecelik tedarik edildi. heyecanla beklemeye koyulduk.beni sedyeyle aşşağıya götürmeye geldiklerinde zangır zangır titriyordum.bacaklarımı durdurmak ne mümkün takır takır titriyorlardı.aşağıda sakin olmam istendi.ama yapamıyordum bütün vücudum oynuyordu resmen..bir iğne yapıldı amilyat için hazırlandım.sonra bir hemşire elinde maske abla buraya konuş diyerek sohbet ediyordu benimle. nerden geldin falan filan derken maskenin ağzıma kapandığını hatırlıyorum sadece..

bir kaç gün sonra 1 aylık olacağız.evde babaannemiz var.bizde oğluşu yıkamak olay oldu:)) manevi annelerim ve babaannemiz arasında ittifak sağlanamadı biri  perşembe çocuk yıkanmaz diyor babaannemiz cuma yıkanmaz perşembe yıkanır diyor.tuzlanır ,tuzlanmaz derken çocuğum kokacaktı kirden valla:))
neyse el birliği ile yıkadılar şükürr..

bez olarak prima pampers almıştım lakin bizde pişik yaptı:(( pişiğide geçti deriler soyuldu:( bephantol ,çinko oksit ,hametan bir işe yaramadı.bezimizi değiştirdik biraz has zeytinyağı ,biraz çinko oksitle bephantolü karıştırıp sürdüm.biraz iyileşir gibi oldu.babaannemiz ''ben biliyorum pişiktir'' diyor:)) ''anne diyorum bak kaç gün oldu geçmedi ve deriler soyulmuş.enfeksiyon kapmış olabilir bu mantar olabilir dr görmesi şart cevap şu ''ben biliyorum ben biliyorum pişiktir kız'':)))
uykusuz geceler bebiş kucağındayken gözünün kapanıp kafanın düşmesi:)) ama o mis kokusu dünyalara bedel.rabbim tüm bebek bekleyenlere ve isteyenlere yaşatsın bu duyguyu..
 geceleri bunu mu yapsam acep:)) sevgi ile kalın



6 Mayıs 2013 Pazartesi

5 minik yavruyla döktüğüm gözyaşı istanbula köprü olur misalinden:((

19 nisan cuma sela vakti oğluşumla buluştuk.bu tarifi zor olan bir duygu. onu ilk kollarımın arasına verdiklerinde ağladığımı anımsıyorum sonrası kesik kesik..şimdilik bir sıkıntımız yok çok şükür uykusuz geceler dışında..
beni üzen zorlayan olayların zincirindeyim!...

anneanne olduğumu yazmıştım 5 minik yavru..
 annem kayınvalidem geldi.annenin astımı ve alerjisi olduğundan kızımı ve yavrularını aşşağı indirmek zorunda kaldım.su saatlerinin olduğu küçük bir alan.gece ,gündüz her daim iniyorum.temizliyorum ,yavruları seviyorum anne çok hırçınlaştı sokaktaki kedilerle kavga ediyor ve beni her gördüğünde yalvaran bir ses tonuyla bacaklarımda gezinip benimle yukarı çıkıyor.nasıl içim sızlıyor anlatamam:(((

ev sahibim  olacak şerefsiz şerefsiz diyeceğim kimse kusura bakmasın bize evi bulan eşimin teyzesine bizi şikayet etmiş.kedileri aşağı bırakmışız hiçç bakmıyormuşuz kediler sıçıyormuş adam temizliyormuş.asansörde sigara içiyormuşuz. balkondan sigara izmaritlerini atıyormuşuz adam topluyormuş .
kan beynime çıktı.1 kattayım ve asansörü kullanmıyorum bile  6-7 merdiven var zaten..ve kedilerin temizliğini de ben yapıyorum..

hastaneden çıktığım gün bile onca acım ve ağrım olmasına rağmen inleye topallaya inip baktım su ve yemlerini verdim o haldeyken bile..
çaresiz zamanlar ve anlar yaşadım lakin hiç bu kadar çaresiz kaldığımı hatırlamıyorum.nasıl üzüldüğümü içimin nasıl ezildiğini bir ben birde allah biliyor.ne ağladımm:((( ne yapacağımı hiç bilmiyorum anne 40 mız çıkana kadar burda..ne yapacağım,nasıl yapacağım..ve en kötüsü anne artık yavrularla ilgilenmiyor:((
benimle yukarı gelme sevdasında sürekli kapıya gelip bağırıyor:((

bugünde sabahın 8'de telefon çaldı arayan ev sahibi kedi onların kapısının önüne sıçmış artık ne dedi eşime bilmiyorum ama rengi beti benzi atmıştı.yine bir ağlama krizine girdim.ben susmak istiyorum ağlamak istemiyorum ama susturamıyorum ki kendimi dışarı çıktım.daha önce bahsetmiştim karşı apt hem kendi kedisi olup sokataki kedi ve köpeklei besleyen Arife abla ''funda neden elin gözün şiş neden ağlıyorsun''deyince hepten koyuverdim kendimi.
Arife abla nasıl sinirlendi nasıl celallendi.''al gel hepsini bizim buraya koy ben bakarım onlara zaten büyümüşler birşey olmaz üzülme ,ağlama sütün çekilir hayvan sevgisi olmayan insandan insanlık bekleme''
iyiki mahallemde Arife abla var.
alıp oraya yerleştirdik.ama bizim apartmana giren çıkan olunca geliyor ve kapıda bağırıyor:(((
mutfak camından bakınca görüyorum.onlar orada ama içim hiç rahat değil..



Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe