29 Eylül 2012 Cumartesi

sevgi oldukça ''umut'' hep var!..umudunuz bol olsun...

yazmadıkça yazasım gelmiyor.tüm istediğin ,şevkin kırılıyor.ama aklının bir yarısı da burada..bu gelgitler arasında yitip gidiyorsun.hastahane işleri olduğundan haziran ayında GÜLEN' le beraberdik.
hayat o kadar süprizlerle dolu ki hangi gün ne getireceğini asla tahmin bile edemiyorsun.
bir takım sıkıntılarımız vardı ama bir yandan da mutluyduk.bebek haberi hepimizi sevinç ve
neşeye boğmuştu..sonrası!..onlar fethiye'ye döndü.ben bebeğimi kaybettim.toparlamak için
İZMİR'e gittim.o esnada gülen İZMİT'te kardeşinin yanındaydı.uzun süredir yazmıyor.
bir çok nedeni var kendine göre...hakan abimde İZMİR'deydi.gülen taa izmit'ten plan ,projeyi yapmış
''hakan kızlar çok bunalmış onları dışarı çıkar'' diye organizasyonu ayarlamıştı.ve biz hakan abi kardeşi volkan ben ve gülem zuzum buluşup çok güzel bir gece geçirmiştik.
onca sıkıntısına rağmen izmit'ten bile yetişmişti.fedakar,cefekar ahh ahh anlatılmaz ki!.. yaşanır..

yine hastahane işleri olduğu için ANTALYA'dalar.
aynı dakikalar içersin de hüzün,gözyaşı,üzüntü,sevinç duygularının birbirine karıştığı
yoğun duygu seli yaşadık hep beraber.
çoğu kez onun yerine koyup kendimi ben olsaydım ne yapardım?? sorusunu sordum kendime.
sevdiğin,eşin,canın..sorumun cevabını bile veremedim kendime..

ama bunu ben değil kendisi yazsın.olayı yaşayan
ve birebir içinde olan ve aynı zamanda anlatma uslubü benimkinden daha şahane olan
ve eşini çok seven kadın yazsın..

bilgisayarım göçtüğünden ekrana bağladığımız notebooktan dolayı ekran çözünürlüğü
oldukça büyük.karşı koltuktan oturan görüyor ne yazdığımı:)) sayfayı daha fazla kaydırma
imkanım olmuyor.önizleme yapmak mümkün değil.
o yüzden yazının nasıl olduğuna dair hiç bir fikrim yok..geçici rahatsızlık için
özür dilerim..
ruhen ve bedenen çok yorgunum..geçecek bu yorgunluklar..yüce rabbim kimseyi darda
bırakmasın.dermansız dert vermesin..tüm hastalara şifa bekleyenlere acil şifalar versin..

11 Eylül 2012 Salı

saçaklı börek. sevmedik misafire çay peskuvit:))

baklava açamıyorum ama en azından kendimi kurtaracak kadar yapıyorum:))
buda beni oldukça mutlu ediyor.
misafiri severim  misafir ağırlamasını da hele ki gelen birde sevdiğim kişilerse her şey çok güzel olsun isterim..
ama hep sevdiğimiz insanlar gelmez elbet..bazen sevmediklerimizde gelebilir.
saygıda kusur etmem ama hizmette ederim:)) öyle çok özenip bezenmem
 hatta çayın yanına ekstra bişeyler bile yapmam..püskevit çeşitlerini sıralarım tatlısı ,tuzlusu:))
ama neden ?? aslında ayırım yapmak hani sevdiklerine bal  börek sunupta
sevmediklerine çay  peskuvit biraz ayıp elbet ama!..
taa ezelinden dedim. yine diyorum ben merkezci insanları     SEV-Mİ-YO-RUM..
 herşeyi ben bilirim edalarını  , insanları  komuta etmelerini   ,herşeye karışmalarını,
 maşallahhh a- dan z'ye her konuda her yerden fırlamaları..kulaklarıda keskindir haa
bildiği aslında hiç bilmediği bir konuda  bile atıp tutmaları..atıp tutsa tamam. birde diklenir itiraz eder kızar ''hayır efendim o öyle değil'' hımmm gerçeğini uzmanımızdan dinleyelim:)) neysee neysee...
vakti zamanında bir pizza yapmıştım. allahım tuzu eksik olmuş,acısı olsaydı eyi olurdu
hamuru kalın ,bol acılı olacak?? acılı adana değil anam bu pizza:))
 işte sütten ağzım yanınca bu kişilere çay pesküvitt:))
saçaklı börek  demek ki sevdiceklerim gelmiş:))
saçaklı börek hamuru un, tuz ve yumurtadan oluşuyor.az kalın şeritler halinde kesilir.üstü yağlansın diye az sıvı yağ ile yağlanır fırında üstü kızarıncaya kadar pişirilir.öte yandan tavuk bol suda haşlanır.tavuk didelenir.
kızarmış olan saçakların üstüne tavuklar serilir.tavuğun suyuda bunların üzerine üstünü geçirecek kadar gezdirilip ocağa alıp kaynaması sağlanır..sonra servise hazırdır..

4 Eylül 2012 Salı

İZMİR Yeşilyurt Devlet Hastanesinde rezillik diz boyu...

izmir'de görümceme refaketçi kalırken hastanede olan bitene seyirci ve hayran kaldım.bir gece, sadece bir gece sessiz,dingin bir uyku istedim ama ne mümkün..her gece mi kavga olur arbede çıkar evet her gece hasta yakınlarıyla ,hemşireler,refakatçiyle doktor..doktorun asistanından ,asistanın proftan haberi yok kim kime dum duma.ve bir gün değil her gün mü hasta dosyası karışır evet her gün dosyalar karışıyor.rezalet diz boyu sistem diye bir şey yok.dikişli amilyatlı hastalar oda ,oda taşınıyor eziyetten başka bir şey değil. rahimi alınan bayan hasta yatağında inim ,inim inliyor. rengi beti benzi gitti kadının nefes alması gittikçe zorlaştı. 3 gün gastereloji doktoru beklediler. midesi ile bir sıkıntısı var bayanın ama ortada doktor yok..kadın bildiğin ölüyor. öyle kötü oldu ki sonunda abisi,eşi hemşirelerin orda arbede çıkardılar.eşi masaya yumruğu vurdu.insan haklarına şikayete gittiler,ordan başhekime nitekim gasteroloji doktoru geldi ve kadın apar topar tekrar bir amilyata daha alındı..

proflar vizite çıkıyor hasta soruyor '' dr bey ne zaman taburcu olurum'' dr'' kendini iyi hissediyorsan bugün taburcusun'' hasta daha iyileşmemiş ayağa zor kalkıyor ve ateşi yüksek bu hastanın?? bu hasta görümcem oda haklı sıkıldı kavgadan hastanenin piss tuvaletlerinden daha çok mikrop kapması olası..wc ye gittiği vakit hemşireye soruyor ''taburcumuyum ben'' hemşire bilmiyor yanındakine soruyor oda bir başkasına..sonra geliyorlar ve diyorlar ki ''güneş hanım şuraya imza isim soyisim''

 o güne kadar sesim çıkmamıştı ama orada hopsss diyorum..hemşireye ''doktor taburcu etmediyse ve siz kendi yetkisiyle diyerek imza attıracaksınız. bütün mesuliyeti hasta kabul etmiş olacak.bu hastanın ateşi çok yüksek ve henüz iyileşmedi.neden imzanın ne için olduğunu açıklamıyorsunuz.herhangi bir şey olduğunda bunun mesuliyetini kim alacak'' hemşire hemen arızaya geçti ses tonunu yükseltti neredeyse beni dövecek.taburcu işleminide iptal ediyor artistlik hareketlerle..''bakın dedim atar yapmayın ben olay çıkarmaya gelmedim sadece sorumluluk ve mesuliyetini anlasın diye görümcemi uyarmak istedim.ses tonunuzu düşürün. kimsenin canı sıkılmasın arızaya geçmek üzereyim'' dedim teyze,yenge beni bekleme salonuna çıkardı.

tam bir rezalet baştan sona...

şimdi antal'ya tıp fakültesindeyim..buradakilerin hepsi çömez bir işlem yaptırana kadar canınız çıkıyor.en ufak birşeyde bile telefon açıp birbirlerine soruyorlar çünkü..geldiğinize ,geleceğinize bin pişman oluyorsunuz.
birde binalar birbirinden o kadar uzak ki a blok, b blok bildiğin labirent çık çıkabilirsen.
gülem'in işi için burdayım  hastanede köşe kapmaca oynuyoruz..binalar arası mekik dokuyoruz.a kişisi b ye gönderiyor b kişisi c ye..neyse uzun maratondan sonra alacağımızı aldık.doğru doktorun yolunu tuttuk..tam 4 kapı gezdik..girdiğimiz kapılardan aldığımız cevaplar'' ben bilmem dr'un kimse ona git'' ''benim branşım değil ''
burası değil bayan falancı yere gideceksiniz''sonuncu odada aynı kelamları duyunca '' siz bilmiyorsunuz,o bilmiyor,nöroloji dr bilmiyor. ben şurdan yoldan geçen vatandaşa sorayım onlar sizden iyi bilir  ozaman'' dedim.. ve dr bey beni psikiyatriye sevketti:))  traji komik

durum vahim vay halimize!...

2 Eylül 2012 Pazar

oje dediğin nedir ki sen yumurta kırabiliyon mu ondan haber ver bana:))

bu hatunlar aşmışş sanat eseri bunlar.  vala ben sol elime düzgün süremiyorum tek renk ojeyi
kabiliyet yoksunu:)) birde börtü ,böcek yapacağım ha pehh:)
saç konusunda da öyleyim bir topuz ,bir model veremem yapamam.
  topla tepeye mandal tokayı vur işte bu bitti gitti:))
birde bir ton malzeme aldım maşasıydı ,fönüydü vs vs çekmecede duruyolar.beni anca kuaför paklar.kıskandım şimdi bu hatunları.
 birde kuaföre gitmeden ellerindeki malzemeyle ne saçlar yaptılar yahu
fiyonk ,örgü vs vs.. fiyonk yapayım dedim açtım videoyu tekrar tekrar izledim.
başladım yapmaya ne fiyonk yaptım beaa saçım kördüğüm oldu çözmem bi 15 dk aldı:))
dedim bu işler bana göre değil.hevesim kaçtı,canım sıkıldı..
dedim gideyim mutfağa bir kek ,tatlı profiretol neyin yapayım.
aman canım onlarda mutfakta başarılı değildir demi?? oje dediğin nedir ki!..
yemek faslını geçtim çay demlemeyi bilmeyen öğrenciler var:)) temizlik nasıl yapılır bi haberler
yumurtayı bile kabuğuyla kırıyorlar :)) ahh ahh anneler aman kızım okusun ben yaparım diye
hiç bir iş vermemiş bunlara.öyle alışmışlar ki aman annem yapıyor nasılsa diyorlar.
yarın bir gün evleneceksin o zamanda mı ananı çağıracaksın evladım.
çocukların suçu yokki..ama insanda biraz merak olur
 ne bileyim çay demlemeyi bile bilmiyorsan ben daha ne diyeyim.
nerden geldi şimdi bu konu aklıma?? ha ben şimdi bunları yapamıyorum ya bahanelerime bak öğrencileri
eleştiriyorum fenayım fena:)))
ohh mis gibi kokuyor bak ortalık..patatesli açma yanınada çay demledim mi benden mutlusu yok valla :)))







Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe