27 Ağustos 2012 Pazartesi

ilk tokatımı yedim patilisinden:)))

havalar çok sıcak yımırta nerede yatacağını bilemiyor.kah balkonda,kah antrede şimdi banyoya dadandı:) ama haklı  banyonun beton buz gibi. anlamadığım şey bütün gün normal yiyor,içiyor,uyuyor lakin gece saat 3.30civarlarını gösterdi mi bir atraksiyon başlıyor tazı gibi pırr balkona, pır vitrinin tepesine arada bir bana gelip pati atıp pırr şayet uyuyorsam yatakodasına öyle bir hışımla üstümüzden atlayıp cama çıkıyor ki!..eşim uyandı aşağı düştü bu demiş:)) kafayı uzatıp cama baktı burun buruna geldiler:)) birde biz uyurken ayağımızı ısırıyor.çoğu zaman ayak ucumuzda uyuyor.bu aralar pek sevgi delisi kendini sevdirmiyordu uzun zamandır.izmir'den geldiğimden beri hiç yanaşmamıştı yanıma..şimdi ben uzanmışsam hemen üstüme çıkıp gıdısını kaldırıp sev beni diyor sevdikten sonra kafasını gögsüme koyup beraber uyuyoruz.sonra ya sıcaktan ya da sıkılıyor atlayıp gidiyor.

öyle komik şeyler yapıyor ki ölüyoruz gülmekten.şimdi çekmece deşme ,çekmecedekileri dışarı atma ,çamaşır sepetinin içine girme birde okadar tırsak ki!..balkondayız karşı aptmandan aşağı tahta attılar bir kaçısı var içeri :)) sonra balkona geldi çok garip bir ses hırıltılı içten gelen bir ımmmmmm onlaramı kızıyor sonra kuyruğu dahil bütün tüyleri havaya kalkıyor kamburu çıkıyor ve yan yan gidiyor ama bir türlü çekemedim o halini:)

vileda yaparken  peşinden koşuyor ,sıkarken pati atıyor viledaya..pcdeyken yanıma geldi ayağa kalkıp kucağıma çıkmak istiyor bende bakmıyorum tabi enemm  birde ne görim vileda kovasının içine düşmüş türüm türüm kokuyor:)) korkmuş titriyor ne güldüm:))))
dün misafirlerim vardı.yemekti,çaydı birde gelenlerden birinin astımı var.yımırtayı odaya kapattık.çocuklar var ufak olan tutturdu mu tediyi istiyomm tediyi istiyom yırtıyo kendini:) kapalı durmaya hiç alışkın değil salon kapısının önünde yatıyor kapı açılınca pırr içeri:) alıp dışarı çıkardım mutfaktayım geldi bildiğin tokat attı
şaştım :)) içerden aldım diyemi onunla ilgilenmedim diyemi çözemedim:)
bu çikolatalarda çiçek annem getirdi.azerbeycan'dan gelmiş.öyle güzeller ki yemeğe kıyamadım ya:))
sevgi ve dostça kalın...

24 Ağustos 2012 Cuma

resime aldanmayın:))

bu bayram yeliz gelecekti bursa'dan.hepimiz çok özlemiştik yeliz'i
gülem ve çiçek annem ankara'ya gitmişlerdi.
 hem akrabaları ziyarete hemde gülem'in yıllardır süre gelen sağlığı ile ilgili.
bu konuyu şimdilik yazamam gülem'e sorup onayını almadan olmaz.
onlar ankara'ya gitti bizde heyecanla beklemeye..gelen haber bizi o kadar mutlu etti ki!..sevinçten ağladık.
ankara'dan döndüler,  ayaklarının tozuyla bayram temizliği ahh çok titizdir çok:))
 birde üstüne baklava açacağım deyince yardıma gittim.

bende çok istiyorum heves ediyorum ama ne mümkün
açabildiğim en büyük hamur tabak büyüklüğünde :))
 neyse herkes anasının karnında öğrenmedi ya bende yavaş yavaş yırta yırta yaparım elbet..
en önemlisi lezzet kısmıydı..lezzetimi oda görüntüsü kadar mükemmel..
çiçek annemim ellerine sağlık..
darısı inşallah birgün bana:))

23 Ağustos 2012 Perşembe

daha kaç mehmet gerek!..artık yeterrrrrrr

artık hiç bir şeyin tadı yok!..bayram havası mı? bayram coşkusu mu? tıkpı!..bir hastanın haşlama ,yağsız tuzsuz perhiz yemeği gibi.... bana bayramlar hep bu havada..birde bu bayram ortalığı kan gölüne çevirenlere bayramı zehir edenlere   LANET OLSUN...
yetmedi mi? daha kaç mehmetçiğin ölmesi gerek? daha kaç ana,babanın ciğerinin yanması ,daha kaç evladın yetim kalması gerek??
ortalık kan gölüne dönmüş..ordu mu?? o zaten ergenekon davasıyla bitmiş? medya mı?? o zaten yanlı ,satılmış olayı kısa geçirtirip abuk subuk yayınlar yayımladılar..yargı mı? yandaş hakimler,savcılar tarafından oda bitmiş..


parti yönetiminden bağımsız bildiri yazıp okudular diye vekillerimizi disipline vermeye kalkan
 soros bey pardon (kemal bey) pkk'lı , bölücü, kürtçü, ırkçı, faşist teröristler için ''halk savaşcıları kardeşlerimiz''diyebilen 
ATATÜRK ve chp düşmanı hüseyin aygün'ün  
istifasını neden istemiyorsunuz? neden ihraç istem ile disipline vermiyorsunuz?
aynı fikirleri paylaştığınızdan mı kaynaklanıyor acaba? o halde hiç vakit kaybetmeden olduğunuz yere gidiniz..bizler chp'mizi istiyoruz..
içinde bulunduğumuz durum tam bir kaos!..istenilen noktaya gelmek üzereler..partilerde birbirlerinden farkları yok hepsi amerikan uşakları..

güzel ülkemi bu kaos ortamına getiren vatan hainlerinin,işbirlikçilerinin ,görevini yapmayanların mualefette olup mualefet yapmayanların allah belalarını versin..



17 Ağustos 2012 Cuma

o bir blogger, o bir nehir kuzusunun annesi, o bir gamzeli anne:))

izmir'e gittigimde evka'ya gülem zuzumla çıktık.doğup büyüdüğüm,çocukluk ve gençliğimin geçtiği sokaklar ve evimin önünden tıransit geçmek çok ağrıma gitmişti:(( orta ve liseyi birlikte okuduğum aynı mahalleden can dostum aysun'um vardı.1995ten beri arkadaşız  yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez en kötü olaylarda akrabalardan önce yeterdik birbirimize..ben evlenip antalya'ya geldiğimde telefonla görüştük.sonra ben maddi ,manevi arkası gelmeyen çorap söküğü gibi sıkıntılara düşünce kimseleri arayıp soramadım.isim bulmakta zorlandığım deyyus abim araya fitne ficur soktu:(

aysun ev telefonunu kapattırmış,cep telefonuda kullanım dışı olmuştu.yaklaşık 2sene hiç görüşmedik.oaraya vardığımda kalbimin ritmi hızlandı.beni görünce çok şaşırmıştı..okadarçok şey yasamıştık ki biz aysun ve yaşar'la aysun birşey yapacağında akrabaları bile ''onun funda'sı '' var derlerdi.çay koyup sohbete koyulduk nasıl özlemişim anlatamam onlarda beni özlemiş sarıldık ağladık..lakin gülem sıkılmıştı.vedalaşıp çıktık  gamzeli anneyi aradık.akşam yemeğinde olduklarından kahveyi bizde içelim konusunda hem fikir olduktan sonra biz gülem'le mevlanaya çıktık.biraz foto çekilip gamzeli annenin yolunu tuttuk.şimdi öyle tuhaf ki!..gamzeli öyle sıcak,öyle içten,öyle candan ki sanki yıllardır tanıştığımız bildiğimiz bir evdeyiz.onun sıcaklığı içimize yansıdı.gülem bana ''funda kusura bakma ama aysun'da kasvet çöktü içime ,içim kararmıştı ama burası iyi geldi enerjim yükseldi resmen'' demişti evet gerçektende öyle olmuştu..bize çok iyi gelmişti.

benim kafa bir milyon olduğundan yerinde olmadığından ben elimi kolumu sallaya sallaya gitmiştim gamzeli anne beni çok mahçup etmişti.bana hediye hazırlamış..nehir'i çokk sevdik çok..

 gülem nehire haydi gül peynirr demişti biz çocuktan önce peynir dedik:)))



9 Ağustos 2012 Perşembe

Siz Hiç LSV Dükkan Çikolatası Tattınız mı?


LSV Dükkan yani Lösev Dükkan’ında lösemili çocuklarımızın anneleri kendi elleriyle hazırladıkları organik kurabiyeler ve birbirinden renkli el emeği, göz nuru el işlerini sizlere sunuyor. LSV Dükkan bundan tam 12 sene önce LÖSEV Ankara’da, küçücük bir atölyede 5 anne ile başlayan bir çalışmayken bugün yüzlerce annenin ekmek parasını kazandığı meslek atölyeleri haline geldi.                                     

Beslenme ile kanser arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmek için kurulan bu minicik atölye, seneler içerisinde azim, sevgi ve inançla büyüdü. Giderek büyüyen ve insanın içini ısıtan bu başarı öyküsü, LSV Dükkan markasını yaratmaya kadar uzandı. Lösemili çocuklarımızın annelerinin umutlarını, hayallerini işlediği, sevgiyle yoğurduğu her bir LSV Dükkan ürünü sevgili çocuklarımızı hayata bağlayacak.


Tüm renkleri ve lezzetleri ile Türkiye’nin her yerinden LSV Dükkan’a www.lsvdukkan.com üzerinden ulaşabilir ve sipariş verebilirsiniz.


Lösev’i Twitter’da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile  paylaşımlarınızla destekleyebilirsiniz.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe