30 Mayıs 2012 Çarşamba

ne tatil ama:))

Gecenin 2:22 si biz gecelerin kadınıyız:)) nedense gündüzler çuvala girmiş gibi geliyor bana.kahvaltı yap kapıdan hastaneye gitmekte olan hakan abimi ve gülen'i uğurla gülen'in sıkı tembihleri üzerine 5 karış bostan yan gel osman modundayım:) gelmeleri 5'i buluyor 5 çayı hemen simit peynir kurtarıcımız. sonra herkes bir yana dağılıyor.
 benim uykum geliyor ,hakan abi oyunda gülen'de bel ağrısından yatmakta...akşam yemeği ,dizi derken pek görüşemiyoruz ev halkıyla:) benim yüksek volümlü sesimden herkes rahatsız.  bazen kendi kendime diyorum hani funda can bu senin huyun gülsünler ,gülelim diye yapıyorum ama acaba karşımdaki kırılıyor mu ki??
gayet anlayışlılar bu insanlar birbirlerine dönüp ''hamile o hamile''cümlesini sık sık tekrarlıyorlar:)) laf aramızda gülen'i kızdırmak pehhh bi hoşuma gidiyor kızdığında beni kovalıyor mutfaktan ''yürü git''nidalarıyla bende diyorum olum bak git,olum bak git ,olum bak git..bacaksız 12 dikiş yemiş kafasına acımadım iyi oldu sen elin garibanıyla bu yaşında atar yaparsan öylede kaçarsın bacaksız seni:))

pazar günü temizlik vardı evde oda değişimi benim yüksek volümlü sesimden bıkan arkaaaşlar odanın kapısını kitlediler.canla başla yaptılar.ben hiç bir şeye dokunmadım. bu işte görev alanlar canım kocişim ve hakan abimdi..vala ne yalan söyleyim pırıl pırılda yaptılar.ellerinize,yüreğinize emeğinize sağlık..
anlayışlı,ılımlı,sevecen ,yardımcı olan hayat arkadaşlarımızın tuttukları altın olsun.allah(cc) onlara zeval vermesin.ve herkese böyle hayırlı eş nasip etsin.aman nazar değmesin kırk bir kere maşallah dediniz demi?
az öncede mis gibi tarhana içtik gecelerin dayanılmaz hafifliği:)) bu sabah kalktığımda gülen ''fındığım hadi kahvaltımızı yapalım nalan ablam gelecek'' dedi.şaşırdımm hatta irkildim:) evi toplama telaşesine düştüm.kapı çaldı mı!.. saç baş hak getire:)) ne kadar kolay ve rahat buldular.tanıştık.gülen ortalığı kırdı geçirdi ne anlatıyor yahu bu kadın? ben mutfakla ,salon arası gidip geldiğimden mevzuya hakim olamadım.ne gariptir ilk tanışma değilde sanki görmüşlüğüm ,tanışmışlığım varmış gibiydi..sonra onlar hep beraber hastaneye gittiler.gülümsedim içimi garip bir sevinç ve huzur kapladı.sanal alemde neler okudum ,neler duydum!..bir de şöyle bir gerçek var.sanal alem yalandan ,dolandan ibaret değil
iyi şeylerinde olduğu,güzel şeylerinde yaşandığı bir gerçek.keşke herkes sanal alemi kötü emelleri için kullanmasa..herkese güzel dostuklar kuracağı günler diliyorum..

26 Mayıs 2012 Cumartesi

başlık içeride!..

ne söyleyebilirim? ya da bu gibi durumlarda ne denir ki!..üstelik söz konusu hayatını paylaştığın ,hayat arkadaşın yeri geldiğinde sevgilin,arkadaşın,sırdaşın,öğretmenin,doktorun ,bebeğin vb olunca..herkesin mutlak akrabası ,eşi dostu çoktur.ama insana eşinden başka kimin faydası var ki!..ve eşlerin birbirinden başka kimleri var??  bu tanıdığım iki insan biz gibi.. birbirlerinden başka kimseleri yok!..üzüldüm hatta kimseye belli etmeden çaktırmadan ağladım.ama sadece ve sadece empatiden öteye geçemedim:( ben olsaydım ne yapardım? aynı olay benim başıma gelseydi?  ama ağlamak bize uzak olsun bir olup destek olup herşeyin güzel olacağı konusunda telkinler vermekteyiz birbirimize..
KAS HASTALIĞI VE ANLATMAK İSTEDİĞİM BURADA

uzayan dr randevularından dolayı mesut ve bahtiyarım.burada biraz daha kalacak olmalarından mutluyum..
cuma günü hepimiz hastanedeydik.gülen ,hakan abim ve ben.hepimizin kontrolü var..benim kontrolümde dr sordu '' ailenizde ikiz varmı'' yok dedim.''olmaması iyi'' dedi ama ne olduğunu söylemedi.bunun üzerine tahminler yürüten gülen ''olmaması iyi, bu ilk olacak'' kanaat notunu kullandı:))) akşam havadisi ufuga aktaran gülen
ufuk'tan beklenilmeyen bir performans ''ama iki çok fazla hayatım'' :)) ve arkasından ikinci kayıtlara geçesi bomba 'kadın kadın doğurmadın doğurmadın da şimdi iki mi doğuruyorsun?'

huy ,kalp ve yürek olarak birbirine çok benzeyen aynı zamanda isimleri de birbirine yakın olan gülem ve gülen'i bir araya getirmiş olmak onları aynı karede görmekten çok ama çok mutluyumm..


tüm olan bitene rağmen gülen'deki azmi seviyorum.sadece kendini düşünmeyip bu kız üzülmesin diye saklama çabalarından,  ben merkezci olmayıp etrafındaki insanları düşünmesinden,üstün performansından ,geyiğinden  herşeyi ile apayrı anlatılmaz ki!.. bu anca yaşanır..hakan abimide çok seviyorum temiz ,saf, iyi niyetli ..
kalbim ,yüreğim ve dualarımm bu insanlarla.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Aradığınız Emlak Hurriyetemlak.com'da!

Emlağa dair her şeyi tek çatı altında buluşturan www.hurriyetemlak.com, çok seçenekli güncel ve detaylı ilanlarıyla, gelişmiş arama özellikleri ve kullanıcı dostu tasarımıyla, sektöre dair güncel haberleri ve istatistiki bilgileriyle, tam anlamıyla emlak sektörünün nabzını tutuyor.

Satılık ve kiralık daireler, ofisler, iş yerleri ve tüm konut projelerini bulabileceğiniz www.hurriyetemlak.com, sunduğu çok sayıda seçenekle size aradığınız emlağı mutlaka bulma olanağı sağlıyor.

İlanlarda okul, hastane, restoran, alışveriş merkezi gibi çevre bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Video desteğiyle gayrimenkulü içindeymişcesine izleyebiliyorsunuz. Baktığınız evin ya da iş yerinin net konumunu harita üzerinde görebiliyorsunuz.

Bu kadar kolaylık ve çok seçenek varken www.hurriyetemlak.com’da, aradığınız emlağı ya da emlağınızın talibini bulmanız an meselesi!


Bir bumads advertorial içeriğidir.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

bugün ne giysem!..giyecek hiç bir şeyim yok:)))

bizim pınar eskiden sessiz ,kendi halinde bir kızdı.üniversiteyi kazandı ve ünili oldu.bir açıldı kabak çiçeği gibi derler ya o misal:)) kokoş bir şey oldu çıktı ortaya evdeki kıyafetleri dolabına sığmayınca annesinin dolabının bir gözünü aldı.
van depremi için kıyafet seçerken abartmıyorum 38 tane kot saydık.
elbiseleri,badi ,ayakkabı ve çantaları saymıyorum.buna rağmen bir yere gidecek olduğumuzda ''bugün ne giysem giyecek hiç bir şeyim yok'' der:)) bizde gülem'le birbirimize bakıp bununda giyecek birşeyi yoksa biz ölek :)) deriz..
ama nurgül annemi (pınarın annesi) tanıdıkça onun kokoşluğunun kimden geldiğini anlıyorum.nurgül annem evde salaş saç baş dağınık  bir yere gidiyoruz çay içmeye ,okey oynamaya,pikniğe vb dendiğinde içeri gider.içerden sanki bir sihirli değnek değmiş gibi o salaş hatun gitmiş 18' lik çıtır gelmiş..vala biz gençleri arka cebinden çıkarır.eee işte atasözünün en güzel örneklerinden biri anasına bak kızını al..

pınar'a kapı süsü yapmamıştım..bir hayli söylenip durdu aman dilinden kurtulayım dedim yaptım bir tane tabi onu anlatan kokoş bir şey oldu bu biz çok sevdik:)))

herkese güzel hatfalar..

18 Mayıs 2012 Cuma

bu kadar tüy dökmesi normalmi?? birde şikayetçiyim bu zilloştan!..

aslında yazasım yok!..ikiye bölünmüş benliğim.. bir yanım içim içime sığmazken ,bir yanım sönük bölük pörçük.kızıyorum kendime evet itifaf etmeliyim!..kocişten arakladığım sigaraları gündüz niyetine içiyorum:((
kimi kandırıyorum şimdi ben? yok yok bu gidişata dur demeliyim!..
gecenin bir yarısı pasta düştü aklıma daha neler düşmüyor ki:)) bu gidişatla arkadaşımın deyimiyle boyda yok hakikatten topan patlıcan olurum ben :))))
birde şikayetçiyim ben bu zilliden. yaramaz bir çocuktan beter hobi kutusunun içine girmiş içerden ne var ne yok çıkarmış,  antrrede ne yolluk kalmış ne bişi hopps toplamış hepsini orta yere titiz kız canım temizlik yapayım diye yardım etmiş fenamı:)) birde off diyorum fena feci bir şekilde tüy döküyor onları toplasam koca bir yumak sarardım.ne yapmalıyım şimdi ben? bu normalmidir? en iyisi traş ettir diyorlar doğrumudur?



buda hallettiği koltuklarım:(( kapı sürekli kapalı olmasına rağmen çay ,wc için kapıyı açtığımızda anında içerde ve kaşla göz arası hallediyor yakalayıpo dışarı çıkarmak ne mümkün.

hepsinde darp izi var artık kapıyı kapatmıyorum 


buda kızların yüzüsü  onuda araklayacaktım lakin benim eller tombik,topik olurmu olmaz tabisi ama anlamam ben bana göre olanından o yüzük buraya gelecek:))

13 Mayıs 2012 Pazar

anneler gününde aldığım en güzel hediye hoş geldin minik!...

nereden başlasam?? neleri atlasam? içinde bulunduğum beni çok üzen olayları es mi geçsem? ben es geçsem de ortada bir gerçek var ama. haksızlığa kendi paranla rezil olmaya ve bu adalet dedikleri aslında hiçte adil olmayan adelete isyanım var!..yaşadığım hiç bir şeyden gocunmuyorum ,herkesin başından geçeceğine inandığım ,ve tüm zorluklarına ve tüm olumsuzluklara rağmen eşime ''buda geçer ,buda geçecek''tesellileriyle destek olmak..çünkü beni tek üzen nokta onun suratındaki ifadeyi görmek ,onun nasıl çabaladığını ve üzüldüğünü görmek..

bunca zaman hayat tüm olasılıklarını sıralamasına karşın bizi yıpratsada beraber ,yanyana ,elele olmamızı engelleyemedi.bu yüzden güçlü hissediyorum kendimi bu yüzden yenilmedik ,kazanan biziz diyorum..eşim 3 aydır maaş alamıyor. şirketin durumu iyi aslında ama işlerine öyle geliyor.patron ''maaş alıyormuşsunuz gibi çalışın'' bugün ,yarın ,haftaya halledicez sözleriyle vaad içersindeler.yalnız maaaşı alamayan sadece teknik servis yani asıl işi yapan şirkete para kazandıran işciler.masa başında yan gelip yatanlar ,oje sürüp ruj tazeleyenler ,pcde oyun oynayanlar maaşlarını alıyor..işte en can sıkıcı noktada bu ya..teknik servis gece dememiş ,gündüz dememiş hatta sabaha karşı geldikleri olmuş işten. içerdeki mesailerden zaten vaz geçmişler.3 arkadaş şikayete gitmişler o ona göndermiş, bu buna hiç birinde noter vb masrafını ödeyecek mebla olmadığından küfrederek geri dönmüşler:((( telefonda olayı anlatan murat sinirden küplere binmiş. garibim..neyseeee

dr randevusu olduğu için gülen gelmişti.ben atölyede olduğumdan akşamları iştirak edebiliyordum.ev işi ,yemek herşey gülen'deydi ama artık takıntı yapmıyordum bunu çünkü o bu evde misafir değil ki!.. sohbet ediyorduk gülen'e şikayetlerimi anlattım..''kalk kalk gidiyoruz '' demesiyle kendimizi gecenin 1.5 da yollarda bulduk.şimdi kısaca özetleyecek olursam 5 yıllık evliyiz bende ve eşimde hiç bir sağlık problemi olmamasına karşın hamile kalamıyordum.yaptığım testlerin haddi hesabı yok. her defasında negatif görmek beni çok üzüyordu tarifi mümkün değil:((  son 1 senedir çok düzensiz bir periyot söz konusuydu.25 -30 gün gecikme görmüş kesin gözüyle soluksuz koşup aldığım testlerdede hüsran yaşamıştım..nöbetçi eczane bulup yola düştüğümüzde içimden ''ah gülen'im ah bilsen benim hüsranlarımı buda onlardan biri ama senin gönlün hoş olsun''diye geçirdim..
eve geldiğimizde testi yaptım sonuçtan emin olduğum için umarsız ve umutsuz bir köşede ben ayna karşısında yüzümü yıkadım ,saçımı ıslattım.teste döndüğümde oda ne çifti.ne olduğunu bildiğim halde şaşkın ve şokta ''gülen bu ne anlama geliyor''diye içeri girdim.gecenin bir yarısı uykudan gülen ve hakan abim tarafından uyandırılan ufuk mutfakta testin başında baba oluyorsun söylemleriyle aykılamadı.bana sarılıp öpmedi bile olayın şokunda:))

ertesi gün iş yerindeyim ama hala olayın şokundayım ve bunun gerçek olduğunu ispatlayacak işler peşindeyim.
ama çok istediğim o çok beklediğim haberi bile buruk yaşadım..ehh be hayat bari bunda elini eteğini çekeydin bizden:(( zuzulara haber verdim.akşam eve geldiğimde kızlar  o kadar sevinmişler ki yanımda olmak istemişler ufuk abileriyle telefonlaşıp plan projeyi yapmışlar.yemekten sonra önce dershaneden pınar'ı aldık sonra mazı'ya çıkıp gülem'i ordan nihal'i  sonra bizim eve döndük..gülen kızlarla tanıştı..evde bir şenlik havası benden çok sevindiler ,benden  çok mutluydular.etrafımı öyle bir sardılar ki hüzünlenmeye bile vakit bulamadım.

karmaşık,tuhaf duygular yoğundu bende halada öyle ama bir kez daha şükrettim.beni benden çok sevenim var.sanki gerçek kardeşleriyim teyze oluyoruz nidalarıyla hoplayıp zıpladılar..onların varlığı,onların sevinci bana güç verdi ,kendimi güçlü hissettim.iyiki hayatımdalar ,iyiki her daim yanımdalar.yoksa bu sıkıntılar içinde ben beni yerdim:(((
 ilk aklıma gelen ve ilk söylediğim söz yımırta ne olacak?? barınağa bırakmam ya da
sokağa terk edemem:((  onu öyle seviyorum ki ben nasıl terk ederim ,nasıl bırakırım yazarken bile ciğerim sızlıyor.dua ediyorum beni zorlayan bir durum olmasın olmasın ki oda benimle kalsın..çok dikkat ederim, elimden geleni yaparım.tek hayvan besleyen ben değilim ya bu durumda?

perşembe günü gülen hakan abiyle hastaneye gitmişti.eve geldiler daha ayağının tozuyla taksi çevirip acilde bulduk kendimizi .beta alındı  sonucu bekledik.sonuç çıkınca dr odasındayım.dr ''kese var ama embriyo yok ,ikiz ,üçüz,dördüze benziyo kaybettim ,sağlıklı bir gebelik olduğunu düşünmüyorum ,sağlıklı bir gebelik değil,yok yok kalp atımını duydum'' dedi ben içerden sallan yuvarlan çıktım..iyide tohtur showun alemi yok demi..beni nasıl korkuttuğunu bilse...

ertesi gün gittiğimiz dr'a acildeki dr söylediklerini dedim.ismini sordu ''ciddi bir dr o şaka yapmış olsa gerek ya da çok uykusuz kalmış'' dedi. bir problem yok ve 7 hafta 4 günlük dedi..dışarıda beni bekleyen grup yüzümdeki ifadeden anlamış olsa gerek mutlu mesut yaklaştılar yanıma..

şimdi herşeyi bir yana atıp kendime ve bende var olana dikkat etmem gerek.üzülmemem ,kendimi üzmemem gerek..içinde bulunduğumuz şartlar beni her ne kadar üzsede bunun üstesinden gelmem gerek.sigarayı bırakmam gerek,bu yıl anneler gününde aldığım en güzel hediye bu..değerini bilmem gerek..
seninle zorlu bir yolculuğa çıkıyoruz minik umarım herşey yolunda gider ,umarım bizi üzen tüm aksilikler yoluna girer...seni çok bekledim ,çok bekledik.. tüm olumsuzluklara rağmen senin için sağlam basmam gerek.allah(c.c) yanımızda yar ve yardımcımız olsun.....
 tüm anne ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun!..

HOŞ GELDİN MİNİK....

6 Mayıs 2012 Pazar

antalya gençlik festivali..

çok yoğun ve yorgunum..3 ,4 saatlik uykuyla güne merhaba deyip devam ettim.zordu ayakta sallandım ,başım sürekli düştü ,otobüslerde uyudum..ama bu yorgunluk ve uykusuzluğa değerdi..sevdiklerinle beraber olmak ,gülmek,sabahlamak,her zaman dile getirdim bunu yine tekrarlıyorum onlar olmasa bu hayat veANTALYA asla çekilmez olurdu benim için.ANTALYA cam piramitte her yıl olduğu gibi bu yılda gençlik festivali vardı.gerçi benim tarzım değil rock ama sırf kızlarla beraber olabilmek onlarla vakit geçirebilmek için koştur koştur gittim,eşim ankara'daydı iş için evde tek başıma kalmakta içime sinmiyordu.hayır tek olduğum zaman korkmuyorum ama insan alıştığı evde eşinin olmaması tuhaf geliyor çay demlemiyorsun mesela en basitinden yemek yerken acaba yemek yedimi diye düşünüyorsun.uyurken tek başına olmanın verdiği huzursuzlukla   uyumakla uyumamak arası tedirgin ,tavşan uykusumu derler hani en ufak bir tıkırtıda gözlerini açmak.

ev sessiz bir kasvet çöküyor..ve hep dua ediyorum kimseyi tek başına yalnız bırakmasın.ve o an  eşini kaybeden bayanlar düşüyor aklıma..yaşı ne olursa olsun genç yaşlı hayat arkadaşı gitmiş ,çoluk çoçuğunun elinde bir orda bir burda. tabi evlatlarda hayırlıysa birde hayırlı değilse kimse yanına almak istemeyip huzur evine yerleştirme derdinde.kimileride ne acıdır ki ölsünde para, pulu mirası bölüşelim derdinde:((

bu düşünceler sarınca beni oturup ağlıyorum..dua ediyorum evlatları yüzünden darda kalmasınlar ,evlatları tarafından örselenmesinler..

bak dağıldım yine ne anlatacaktım nereye geldim..
eşim olmadığı için konserden sonra kızlarda kaldım.konserler 5 gün sürdü hatta hiç bilmediğim isimler vardı.direc-t ama adam elindeki gitarı konuşturdu yere yatıp yüzü koyun yerde çaldı direct-t birde saz çalan vardı onu anlatmak olmaz ki görmeniz lazım surat ifadesini o saza her vuruşunda kendinden geçişini ,saz ile arasındaki bağı ,sırtında,bacağında her türlü çalışını fevkaladaydi. tnk ,new .model,zakkum ,pentagram
vardı.ama pentegram'ın solisti hasta olduğundan o iptal edilmiş..


Haberler Haberler
Bumerang - Yazarkafe